Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '17

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
304
 

Yazar Yüksel Yazıcı’ya Veda…

Yazar Yüksel Yazıcı’ya Veda…
 

 

" Ölümsüz olan ruhtur, beden fani elbet ki

Ayrılık ile hasret kaderin karmasıdır

Evreni baştanbaşa sarıp kuşatan sevgi,

İnsanlığa yazılmış Tanrı'nın şarkısıdır."

YY

 

Sabah sabah aygıtımda bir not okudum ve donakaldım! Çünkü beklemiyordum aşağıdaki sözcükleri:

Sevgili dostlar,

Babamız Yüksel Yazıcı bu sabaha karşı hakkın rahmetine kavuşmuştur. Sevenlerine duyururuz. Başımız sağ olsun,

ışıklar içinde uyusun melek babamız...

Saygılarımızla.


Eşi Emine Yazıcı
Kızları  Özlem Yazıcı - Öznur Yazıcı "

 

Kimdir Yüksel Yazıcı?

Yüksel Yazıcı, günümüz şair ve yazarlarından olup, 1941 yılında Artvin’in Ardanuç İlçesine bağlı olan “Ovacık” Köyü’nde doğdu. 1949 yılında ailecek İstanbul’a göç eden yazar, Sanat Enstitüsü eğitimi sonrasında gemilerde tayfa olarak çalıştı. Sonraları ise yirmi yıl kadar devlet memurluğu görevinde bulundu ve bazı siyasi olaylarda yer alması nedeniyle, 12 Eylül askeri darbesiyle getirilen 1402 sayılı yasayla hakkında gizli sürgün işlemi yapılınca istifa etti.

Çok çeşitli dergiler ile gazetelerde şiir, öykü ve yazılar yazdı. “Ortadoğu” ile “Politika” gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı ve “Son Havadis” gazetesinin (1972) şiir dalındaki “Büyük Edebiyat Armağanı”nı kazandı. 1970’li yıllarda “Çağdaş Türk Şiiri” adlı bir gazete de çıkaran yazar; Gençlik Kitapevi, Uran Holding ve Üsküdar Belediyesi’nde de kültür - sanat danışmanlığı görevlerinde bulundu.

Bir dönem konulu sinema ile de ilgilenen Yazıcı, senaryo yazarlığı, yönetmenlik ve prodüktörlük (yapımcı) yaptı. Sonraları ise; spritüel, ezoterik (gizlemli) ve okültist konularıyla ilgili araştırmalarda bulundu ve bu konuları irdeleyen “Yüksek Bilinç Derneği” ile özellikle kendisinin yönettiği “Bilgelik Okulu”nu kurdu. Evliydi ve iki çocuğu vardı.

Yüksel Yazıcı’nın yayınlanmış yapıtları:

Gitmek zamanı, İki kuşak, Önce vatan ve seslendi Anadolu, Ölüm var ayrılık yok, Hasat, Mehmet Emin Yurdakul (ııı. Basım), Gönüller Sultanı Mevlana, Atatürk’üm, 100 Büyük Türk (25 kitap), Doğanın doğal doktorları, Varoluş ve türlerin evrimi, Boğaz içindeki cennet Sarıyer, İnsanın ötesi (ıı. Basım), Bilgelik bilinci, 4.boyut, bilimin ve medyomların gözüyle rüya yorumları (ıı. Basım), Tanrı’nın gazabı yoktur, Herkes cennete gidecek, İnançlar ve ruhsal terimler sözlüğü…

***

Kimler neler dedi:

Yüksel Yazıcı:

“Doğu bilgeliğinde denilir ki: "Övünmektense övünmemek daha bir övünülecek haldir". O nedenle bu kitabım, övünçten öte yüreklerinize coşkular taşıyacak, zaman zaman gözyaşlarınızı akıtacak içsel bir gönül potanız olacaktır. Ve kitabı okurken yüksek bir yurt sevgisine, yiğitçe haykırışlara, sonrasında da ölümsüz sevdaların çok duygulu söylemlerine tanık olacaksınız.

İşte kitabın kapak ardılındaki birkaç bölüm:

*

Ey yurdum, toprak anam! Ey cennet memleketim!

Ebedi ülkümsün sen, devrimler otağısın;

Ve sevgi kucağısın ölümsüz sevdalara…

Bir kavşaktın çağlarca yenilmez ordulara!

Bugünse çok mazlumsun; sakin, yorgun ve suskun;

Mezar oldun sen nice adsız kahramanlara!

 

Kaldır başını diklen, hakkın değil yas tutmak!

Yazgın değil hüzünler; bu iç çekiş, ah vahlar…

Laiklik hançerlendi, kemiğe vardı sabrın;

Sil artık gözyaşını, bitsin acın ve kahrın!

Ana, oğul, kız, kızan işte yetişip geldik…

Güneşini getirdik tükemsiz bir baharın!”

***

Muhsin Durucan:

Rahmetli Yüksel Yazıcı ile Kadıköy Kitap Fuarı'nda  ve kimi konferanslarda yan yana olduk. Konuşmasını dinledik. İleri yaşına karşın dinamik ve idealistti. Beklenmeyen anlık ölümü içimizi acıttı!

Cenaze namazı için gittiğim Pendik Dolayoba 450 Konutlar Camii’nde ailesi ile kızları Özlem ve Öznur Yazıcı’ya baş sağlığı ve dayanma gücü diledim. Işıklar içinde yatsın!

 

Osman Ünal:

“Acı günümüz!

Değerli ağabey’im, şair yazar yüksel Yazıcı'yı yitirdik!

Zamanı mıydı değerli Ağabey? Üzüntümüz büyük. Seninle hafta içi yine görüşecektik. Olmadı, olmadı Yüksel Ağabey! Zamansız, habersiz gittin. Işıklar içinde uyu!

"Ölümsüz olan ruhtur, beden fani elbet ki

Ayrılık ile hasret kaderin karmasıdır

Evreni baştanbaşa sarıp kuşatan sevgi,

İnsanlığa yazılmış Tanrı'nın şarkısıdır." diyordun...

Hep sevgiyle kal. Yollarımız sevgide kesişti ve sevginle dolu.”

 

Mehtap Karaman:

Bir varmış bir yokmuş.

Toprağa girdiğini görünceye kadar inanmadım gittiğine. Yapmak istediği çok şey vardı. Yapmak istediğimiz çok şey...

Herkese ışık olmak, doğruları anlatmak, kimsenin bilmediği gerçekleri açıklamaktı tek amacı... Benden sonra gelecekler'' bilsinler öğrensinler '' diyerek son nefesine kadar anlattı ve yazdı. "Benim vademe az kaldı " dedi son toplantımızda… Her şeyi bildiği gibi gideceğini de bildi.

Ver okusunlar dedi her kitabı için. Onların içinde okyanuslar var. Her kitabında bir hayat her sözünde bir öğreti buldum.

Benim gibi birçok kişinin daha hayatına dokunduğunu ve kol kanat olduğunu biliyorum. Sensizlik zor olacak sevgili Yüksel Yazıcı.

"Şartlar ne olursa olsun perde açılacak, oyun oynanacak!" son sözündü.

Yarın ve her cumartesi aynı yerde aynı saatte Yüksel Yazıcı günlerimiz devam edecek.

Şükran Bilir:

Ah be dayıcığım, tam bir Atatürk ve cumhuriyet sevdalısıydın ve 10 Kasımda aramızdan ayrılıyorsun. Bazen kaderi anlamak çok da zor değil galiba. Dizelerin unutulmayacak!

 

Bir Yazımın linki :http://blog.milliyet.com.tr/kirinti-dergisi-ve-sevginin-askerleri/Blog/?BlogNo=477807&ref=fblike

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 622
Toplam yorum
: 463
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1384
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster