Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '15

 
Kategori
Değerleme
Okunma Sayısı
1038
 

Yazarda ağlar,yürekleri dağlar

Yazarda ağlar,yürekleri dağlar
 

Görsel alıntı


Evet, yazarda ağlar, ağlamak iyidir. İnsanın iç dünyasını temizler.

Özde olmasa da sözde olsa bile nedamet duymak, yaşamın gökyüzünde değil yeryüzünde devam ettiğini idrak etmek iyidir.

Benlikle, kibirle, ben benim demekle ilgi, sevgi, saygı görülmez. Benlik ve kibir insanın iç dünyasını kemirir bitirir. İnsanı sükûtu hayale uğratır.  

Bakınız sayın yazar ne ummuş, sonuçta ne bulmuş, neden ağladığını, nasıl yürek dağladığını sizde öğreneceksiniz.

Yazar yazıyor, okurlar cevap veriyor.

7 yıldır birlikte yazdığım binlerce yazardan bir tek kişi bile toplantıya gelmedi. Hepsine teşekkür ediyorum; çünkü bana beni tanıttılar.Hep gökyüzünde olduğunuzu sanıyorsunuz, yere düşmeyesiniz diye yazarlarımız sizi yeryüzüne davet ettiler.

Kendimi bir şey sanmama engel oldular; meğer hiçbir şey değilmişim. Gerçek yaşam yerini, insan ilişkilerini eninde, sonunda öğrendiniz. Sizin ne işiniz var gökyüzünde.

Hemen bugün şu anda siteden ayrılmak istedim fakat sitenin bunda suçu yoktu. Ve hiç kimse bana değer vermek, davetime uymak zorunda değildi. Hatasız, günahsız sitenin ne kusuru var, kusur, suç sizde davette hiç kimseyi konuşturmaz hep siz konuşurdunuz. Davetliler davete icabet ettiklerine bin pişman olurlardı. Özellikle ikametgâhınız İstanbul’dan kimsenin katılmaması gerçekten manidardır.

Bunun için ya gerçekten önemsiz/değersiz biri olmalıydım ya da onlara karşı yanlışım, kabul edilmez bir halim olmalıydı. Bir değerinizin olduğunu siz değil, başkaları söylemeli. Hiç kimseyi beğenmeyen, ben benim, benden başka yok diyen daima yanlış yapar. Sayfanızda önerdiğiniz bir yazar, bir Blog habercisi var mı?

Sitede adı sanı duyulmamış her hangi bir yazar bile çağırsa birkaç kişi olsun katılırdı. Ben adı sanı duyulmamış her hangi bir yazar, kayda değer bir insan bile değilim. Gerçek kimliğinizle yazı yazınız, işte o zaman hayal ettiğiniz sana kavuşursunuz. Sahi siz neden gerçek isminizi kullanmıyorsunuz. Bir yorumunuzda“ Ben anamın, abamın verdiği isim ve soy ismi kullanmak mecburiyetinde değilim demiştiniz. Bu sözünüzle neyi ifade ediyorsunuz?

Yerimi, sınıfımı ve değerimi bana gösterdikleri için bütün Milliyet Blog yazarlarına tekrar teşekkür ediyorum. Meğer insan değilmişim, anneme söyleyeyim beni yeniden doğursun! Siz okurlarla, yazarlarla dalga geçer gibi konuşuyorsunuz. Bu sözleriniz dahi sizin sınıfınızı, yerinizi ve değerinizi belirtmede kanaat sahibi olmak için yeterlidir. 

Yok, bu ilgisizliğin köklü bir nedeni var. Yazılarım olabilir; çünkü doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur. Çok sevilmeyen bir insanım. Ah keşke nedenini bir öğrensem! Köklü neden suni kanatlarla uçmaya kalkmak, kendi kendini beğenmek ve benlik. Benlik peşinden koşanlar sevilmez. Sevilmenin karşılığı ilgidir, sevgidir, saygıdır.

Kimse yoktu ama herkes vardı. Marmara’nın bulanık dalgaları kıyılara vurarak hoş geldin anlamında el salladılar.Bulanık dediğiniz dalgalar yüreğinizin paslı dalgaları olmasın mı? Balıkları ve geçen kayıkları unutuyorsunuz. İşte bu sözleriniz bizi de ağlattı. Gözyaşlarıma selpak yetmez. 

Kimse yoktu ama yalnız değildim; haksızlığa uğrayan dünyanın dört bir yanından milyonlar ruhumun derinliklerine sel olup aktı. Siz öncelikle iç dünyanızı bir yıkayın ki ruhunuzda ak olsun. Paslı yürek haksızlığa uğramış milyonların feryadına deva olmaz. 

Türkiye’de sözde insanlık değerleri olan Milliyet Bloğun binlerce yazarı insanlık için çarpan bir yüreği yalnız bıraktı. Ah insanlık, sen hâlâ hayatta mısın? Ah yürek çarpa, çarpa yaralandın, sağlam yerin kalmadı.

Yalnız başkalarına dayanan/yaslanan insanlar için söz konusudur. Zaten “ kartallar tek, tek uçar kargalar sürüyle” denilmiştir. Değilse benim derdim bu tavra nasıl layık görüldüm. Bu tavır gerekliydi. Aksi halde gökyüzünden yeryüzüne düşer kayalara çarpar yaralanırdınız. Aslında siz ne kartal, ne de kargasınız. Siz yaratılmış canlılar içinde insansınız her halde şimdi kendinizi tanıdınız.

Milliyet Bloğun müstesna kişileri bir anda silindi gitti. Bana hiç değer vermeyen insanlara benim değer vermem beklenemez. Hiç kimse sizden değer vermeyi beklemez. Bütün kişiler yerli yerinde hiç silinen yok.

Bu çok değerli Milliyet Bloğ sitesinde yalnız/bağımsız tek başına yazmayı sürdüreceğim.Başarılar sayın bağımsız tek yazar.

Bütün Milliyet Bloğ yazarlarıyla iletimimi kestim. Hiçbir şekilde hiçbir yazarın yazısını okumayacak yaptığı yorumları sileceğim. Bu nedenle kimse benim yazımı okumasın ve bana yorum yapmasın! Bu yeni kararınız hayırlı olsun sayın iletişimsiz yazar. Bakıyorum yorumları da yan cebinize koymuşsunuz. Samimi olunuz samimi. İnsanlığı kendi tekelinize almayınız.

7000 Milliyet Blog yazarı varsa 7 milyar da dünyalı var. Yani onlarsız da olur. Davetime gelmeyenler, bir satır yorumla mazeret bile bildirmeye tenezzül etmeyenler ölsem Allah rahmet etsin bile demezler. Ölüm her canlı için geçerlidir. Rahmet dilerler ve mekânı cennet olsun derler. İnsanoğludur belki içinden mekânı cehennem olsun diyenler de çıkabilir.

Böyle insanlarla benim ne işim olabilir. Kendi onurlu dünyalarında kendi krallıklarıyla mutlu olsunlar. Böyle insanlarında sizinle hiçbir işi olmaz. Kendiniz yazar, kendiniz okursunuz. Sitem etme hakkını zaten kaybetmişsiniz.

Ben okunmayan yazıları, değer verilmeyen insanlığı ile kendi sınıfımda ezilenlerin yanında ayakaltında olsam bile haksızlığı haykırmaya son nesime kadar devam edeceğim. Sizin derdiniz benliktir, aradığınız deva gökyüzündedir. Ezilenler, haksızlığa uğrayanlar yeryüzündedir. Sizin ezilenlerle, haksızlığa uğrayanlarla hiçbir ilginiz yok.  

Tüm Milliyet Blog yazarlarına elveda! Durun! gitmeyin sayın yazar siz olmadan olmaz. Gözyaşları sel olur akar durmaz. Sözde gidiyorsunuz, özde gitmiyorsunuz aslında iyi ediyorsunuz çünkü yazınızla kendinizi tarif ediyorsunuz.

Siz ağlamayı öğrendiniz. Dileğimiz insan ilişkilerini, ilgiyi, sevgiyi, saygıyı da öğrenirsiniz.

İşte o zaman hayal ettiğiniz TV ekranlarına konuşmacı olarak çıkar ve köşe yazarları arasına katılırsınız. Allah içinizden BENLİĞİ çıkarsın insan SEVGİSİNİ doldursun.  

Saygılar sunuyorum sayın yazar. Sağlık ve mutluluk diliyorum.

 

Kıymetli okurlarımıza da saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mehmet Bey,ağlayan Milliyet Blog yazarı kim? Yazarlar ağlamasın,yüreğimizi dağlamasın.Her halde Milliyet Blog arkadaşlarını yanında görmek istiyor;arkadaşlarla buluşup görüşmek güzel de her birimiz bir yerde.Buluşmak,zor;ama bir gün neden olmasın.Buluşmak dileğiyle.

Hüseyin Başdoğan 
 18.10.2015 20:42
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın Hüseyin Başdoğan; Hocam zahmetiniz için teşekkür ediyorum.Günümüzde yaşam görsünler, desinler, bilsinler, BEN ve BENLİK halatları ile bağlanmıştır.Sözler ayrı, özler ayrı.Bu zamanda buluşmak,görüşmek, yüz yüze, göz,göze, söz söze gelmek zor. İnsanlar nefislerinin esiri olmuşlar.İç dünyadaki BENLİK gelmeyinceye kadar muhkem insan ilişkilerine ulaşmak zordur.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   19.10.2015 17:21
 

Sevgili Burakgazi bu blogunuz sayesinde yorumlarda farklı şeyler okuyorum ve hayret ediyorum. Her blogerin yazdıkları kendini ele verir ve başkalarına çamur atmak iç dünyasının ürünüdür. Gönül hoşluğuyla...

Kadri KANPAK 
 07.10.2015 13:49
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın Kadri KANPAK:Bu yorumunuz olmadı,Sayın yazarın vekaletini alır ücretsiz hak ve hukukunu takip edebilirsiniz ancak Maliye vekaletleri noterlerden takip eder vekalet yine vergiye tabidir.Yorum yazan arkadaşlarımdan hiç biri çamur atmış değil.Yani siz sayın yazara benzer yazarlar yok mu diyorsunuz.Anlaşılıyor ki bu yazımızı defalarca okudunuz.Haklı hiç bir sözümüz yok mu? Vekaleti üstlendiğin-ize göre insani ilişkileri güzelleştiren önemli, gerekli bir kaç sözü bu kıymetli yazar arkadaşınıza da anlatsanız olmaz mı?Yorum yazan arkadaşlarla yıllardır birlikteyiz.Onların çamur atacak hiç bir sözüne rastlamadım.Egosunu tatmin etmek için yaşayan, Benliği sanat haline getiren nice insanlar var sizin bu kıymetli yazar arkadaşınız da onlardan bir tanesidir.Sayfamı araç olarak kullanmaya izin vermem.Saygılar sunuyorum.Biz bu saatten sonra dünyada kalmak,bir yere gelmek,öne çıkmak,benlik gütmek ve egomuzu tatmin etmek için hiç bir çaba içinde olmayacağız.   07.10.2015 16:19
 

Sevgili Burakgazi iki cevabınızı da okudum, iki noktayı belirtmek için tekrar yazıyorum. Şahsen tanırsanız Kerim bey benlik taslayan veya bazıları gibi adam kullanma eğiliminde biri değildir. AYRICA yoğunluğu ve içeriğiyle fazla kişinin tam anlayabileceğini de sanmıyorum. YÜZ YÜZE tanışmadan kimseyi tam algılama mümkün değildir. Selmalar.

Kadri KANPAK 
 06.10.2015 23:14
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın Kadri KANPAK; Evet, bir yazımda " Yüz yüze, göz, göze, söz söze gelmeden kanaat sahibi olunmaz" demiştim.Aynı görüşüm geçerlidir.Yıllardır yazıları ile tanıdığım,bazılarına katıldığım, bazılarına hiç katılmadığım yazılarını okuduğum hayali isimli yazar inatla, muratla bildiğinden şaşmıyor geri adım atmıyor.Sayın yazarın etrafında ağaç yaprakları, yağmur damlaları gibi insanların olmasını arzu ederdim.Böyle devam ederse bir ağaçta tek yaprak, yağan yağmurda tek damla olur kalır.Lakin yine seviyoruz, saygı duyuyoruz.onun sağlığını ve mutluluğunu diliyoruz.Siz Korkut için aramızda köprü oldunuz.Bu insani hareket ve zahmetiniz için size ayrıca teşekkür ediyorum.Saygılarımı sunuyorum.Sağlığını ve mutluluğunuzu diliyorum.   07.10.2015 9:42
 

MB toplantılarını düzenlemekte başarılı arkadaşlarımız var: Sema Şener ve Mesut Selek. İnsanlar başka şehirlerden dahi koşup toplantının yapıldığı şehre gidiyorlar. Çünkü o toplantılarda neşe var, müzik var, MB’nin geçmişi-geleceği var, magazin var. Özetle, birkaç saatliğine de olsa üzüntülerinden, düşüncelerinden kurtuluyorlar. Kerim Bey çok değerli ve birikimli bir arkadaşımız ve her gün yazmanın dışında anlatmak da istiyor! Oysa öyle yorgunuz ki hepimiz:( Kim kimi on dakika dinleyebiliyor! Hele ki her gün KK okumam mümkün değil. Sizi dahi layıkıyla okuyamadığım için üzülüyorum! Kaç yaşındadır bilmiyorum; ama kırgınlıkla yazdığı “Küstüm” blog’u bence gereksizdi. Oysa o olgunlukta bir insanın cevapları bulması zor olmazdı. O’nu dinlemeye değil belki; ama sohbete gider insanlar! Ve günde birkaç blog yazacağına haftada bir gün KK Günü olsa ve o günü merakla beklesek, diğer yazarları da okuyup “uzun” yorumlar yapsa ve toplantı davetini kendisi yapsa her şey farklı olurdu. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 06.10.2015 17:02
Cevap :
Kıymetli Ata Kemal Şahin : Evet, haklısınız yorgunuz, üzgünüz ve bu hal üzeri kimse kimseyi saatlerce dinleyecek vakte sahip değildir.Lakin yine İstanbul'daki yazarlarımızın katılması gerekirdi diye düşünüyorum.Olabilir katılmayabilirler bunun üzerine onca acı, küskün,kırıcı sözlere gerek yoktu.Sayın yazarımızın yazılarını en çok okuyan, yorumlayan Burakgazi zaman, zaman kendinizi yoklayın ben benim demeyin, insan ilişkileri olmadan insan tek başına yaşayamaz.Yazarımızın yorumlarıma verdiği cevaplardaki sözler dahi beni hayrete düşürdü.Kendilerine de sağlık, sıhhat ve mutluluk diyelim ama yine de yaşamın gökyüzünde değil,yer yüzünde olduğunu, benlikten kimseye yarar gelmediğini de dile getirelim.Size saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  06.10.2015 17:53
 
Toplam blog
: 608
Toplam yorum
: 7071
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2073
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster