Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
422
 

Yazarlık seminerine kabul edilmedim!!!

Yazarlık seminerine kabul edilmedim!!!
 

Kalem en iyi dost, yazılarla ortaya çıkan karanlıklar, gerçekleşen arzular, nesnel bakış ayrıcalığı, kendini ve diğerlerini net görebilme esnekliği... Kalem bunları sağlıyor. Yazmak, büyük zevk!

Kendimi yeterli bulmadığım için "Yazarlık Seminerine" katılmaya karar verdim. Bu kararımı gazetede gördüğüm bir ilan tetikledi. Kalbim pır pır atmaya başladı, düşüncesi bile beni çok heyecanlandırmaya yetmişti.

İlanın verildiği vakıfa gittim, çok önemsediğim, değer verdiğim, 24 Ocak 1993 günü aşırı yağmurun altında yürüyerek vedalaştığım, büyük insan, korkusuz, yılmaz kişi Uğur Mumcu'nun adına kurulmuş bir yerdi burası. Farklı seminerler açılıyor, Felsefe, sinema ile ilgili!!!

Ben yazarlık seminerine katılmak istedim, form doldurdum, yazılarım nedeniyle tazminat davası açıldığından da bahsetmek istedim. Dürüst, korkusuz olacaksak, her şey net ve açık olmalıydı diye düşündüm. Korkularla sindirilemeyiz, düşüncelerimizi açıklamaktan, inandıklarımızı dile getirmekten vazgeçmeyiz!

Uğur Mumcu gerçekleri araştırdığı için, bazı çevrelerin karanlığını aydınlattığı için, inandığı şeyler adına arslanlar gibi mücadele verdiği için öldürüldü!

Seminere katılmak için form doldurdum, ekte "İstanbul'da Bir Başkentli" yazımı sundum ve 19 Ekimde başlayacak olan seminerin hayali ile haber beklerken, çalıştığım yere bir telefon geldi, bir bayan çok nazik bir biçimde "Seminere katılma isteğiniz olumsuz karşılandı, katılamayacaksınız" dedi!!!

Birdenbire kaynar bir suya atılmış ıstakozun tepkisi ile "neden?" diye sordum. Bayan" ben yalnızca sonucu bildirmek için aradım, bunu bilemem" dedi!

Peki hedefi, amacı açık, dürüst ve net olan bir vakıf, bana hiçbir gerekçe göstermeden sadece reddedildiniz o kadar dedi ve açıklama yapmadı. Neden?

Bana açılan tazminat davasının hiçbir dayanağı yok, iftiralar ve açgözlülük kimseye bir şey kazandırmaz; ama adalet sistemindeki açıklardan içeriye giren virüsler kendi sonlarını hazırlar. Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Mazlumu cezalandıramayız; güneşi çamurla sıvayamazsınız, çünkü doğru olan, haklı olan er veya geç alnı açık, başı dik parlayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk, çok zulüm görmüştür, engellenmiş, reddedilmiş, mahrum edilmeye çalışılmıştır, ama O hiç yılmadan Türkiye Cumhuriyetini kurmuş, sonsuza kadar gönüllerde, aydın zihinlerde yaşayacak olan yenilmez bir liderdir.

Ben öğretmenlik yapıyorum, göçmen bir ailenin ferdiyim, aslımız Osmanlıdır, babam kosovadan göçmüş Türkiyemize; bayramlarda, özel günlerde daima bayrağımız dalgalanır evimizden, çalışkan, namuslu, dürüst insanlardır; kimsenin malına mülküne göz dikmeden yaşayan, haysiyetli, iyi ahlaklı insanlar. Babamı kaybedeli dokuz yılı geçti, mekanı cennet olsun. Para, siyasi güç, tazminat davalarıyla yıkılmayacak erdem ve terbiyeyi aldık. Zorunlu hizmetimi Van ilimizde yaptım, dört yıl boyunca hizmet ettim devletime, halkımıza. Çok değerli öğrencilerim, dostlarım oldu bu sürede. Tek isteğim biraz sağduyu, adalet... Acaba çok şey mi istiyorum?

Olumsuz yanıt, red!!! Peki eyvallah; ama nedeni yok mu? Aşık Veysel'in dediği gibi sormazlar mı "Sen altınsın, ben tunçmuyum? Gerekçeni söyle açıklamanı yap, canın sağolsun, varsın reddedileyim.

Yargılamak istemem, sorguluyorum sadece; "neden?" diye soruyorum. Beni seminerinize kabul etmeyecek neden nedir? İnternetten bunu hep sordum, yanıt yok!

Milliyet'e çok teşekkür ederim, bana bu yazma fırsatını verdiği, hoşgörülü, nesnel, adaletli olduğu için, burada Milliyet Blog Sitesinde olmaktan gurur duyduğumu bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

Şu üç günlük dünyada bir parçacık sevgiyi, ilgiyi, dostluğu esirgeyenlere selam olsun diyor, Yunus Emre'nin dizeleriyle yazımı tamamlıyorum "Bilmeyenler neyi bilmiş, bilenlere selam olsun.

Canınız sağolsun!!! Acı patlıcanı kırağı çalmaz, biz susmayacağız, korkmayacağız, yılmayacağız!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nedeni çok basit... Gerçek olmak ve dürüst olmak... Bu o kadar içinde ise nedeni bir de yılmaman için gücüne güç katmak ve Atatürk örneğinde dediğiniz gibi aslında gücünüzün önüne ket vurdurmayacağınızı kendinize borçlu olmanız... İleride bunu gerçekten istediğinizde bence her şey çok farklı olacak... Tebrikler insaniyetinize... Sevgimle

Carolina Isolabella Özgün 
 27.12.2007 11:55
Cevap :
Çok teşekkür ederim,samimi yorumunuz bana enerji kattı.Herşey gönlünüzce olsun.  01.01.2008 19:56
 

Sevgili Tanju bence boşver, sen gerçektende tüm saflığın ve temizliğinle burda içinden geldiği gibi yazıyorsun ve de güzel yazıyorsun..Onalarada yazmışsın ama sadece bir vakıf yok bu konuda başka eğitim veren Üniversite ve düğer kuruluşların kursları olabilir. Ama şunu sana söyleyeyim kurs alsanda almasanda ben seni okurum, hatta düm THK İnönü tesislerinde iki nefis gün geçirdik gelen Blogcu arkadaşlarla, dedğin gibi üçgünlük dünyada üzmeye, üzülmeye değmaz misali..kendine iyi bak en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 29.10.2007 8:17
Cevap :
Değerli dostum sağlıklı esintiler geliyor yorumundan,artık tamamen iyileştiğine çok sevindim.Güzel ve içten yorumuna çok teşekkür ediyorum,bende blog arkadaşlarımla gerçek alemde tanışmak isterim.Zaman uygun düşsede keşke blog arkadaşlarımla bir araya gelebilsek!  30.10.2007 9:51
 

sizin gibi değerli bir blog yazarını okuyabileceğim için sevindim,onlar sizin kıymetinizi bilmediği için üzüldüm,çalışmalarınızın devamını dilerim.sağlıcakla kalın. saygılarımla

Alex Kaptan 
 27.10.2007 15:12
Cevap :
Çok teşekkür ederim.  30.10.2007 9:52
 

blogu okurken koşulları, yeri vb. nasıl diye düşünürken sana gelen red cevabını okuyunca şaşırdım. Üzme tatlı canını dediğin gibi MB var, yeter artarda...

Ruksan İLDAN 
 26.10.2007 23:29
Cevap :
Çok teşekkür ederim.Üzüldüğüm; nedensiz olumsuz yanıt almamdır,yoksa Milliyet Blog Sitesini hiç bir yere değişmem,burada mutluyum.Sadece sorgulamak lazım beni istemiyorsun,ama nedenini söylemelisin ,öyle değil mi? Yorum ve ilginize tekrar teşekkür ederim.  26.10.2007 23:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 380
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2022
Kayıt tarihi
: 09.11.06
 
 

Ben İngilizce öğretmenliği yapan yurdum insanıyım. Yalnız öğrencilerim yetişkin arkadaşlar. Devlet m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster