Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
712
 

Yazdıklarım nerelerin, nelerin izi?

Yazdıklarım nerelerin, nelerin izi?
 

"Şu yazma uğraşın nedir? Ayna, söylesene bana" dediğimde şöyle bir üzerinde düşündümde; biz aslında en az yazarken olduğu kadar, okurken de kurgulamayı seviyormuşuz galiba...

Bir sinema filmini bir roman uyarlaması olduğunu duyduğumda önce şöyle bir irkilirim. Hele bir de o yazılanları okumuşsam, o filmi izlemeye genelde gidemem yada epey bir ayak sürerim...Çünkü direnir hayal gücümün şatosu var kalabilmek adına...

Direnirim çünkü: Okurken zihnimde kurgulamış olduğum görselliğin izdüşümünü, onun aynısını beyazperde de bulamayacağımı bilirim. Ve bu bildiklerime rağmen gidipte, bu kurguyu tepetaklak edebilmeye de cesaret edemem.

Hayal gücümün kurguladığı sahnelerin, filmi çekenlerinki ile aynı olmasını da, pek tabiki beklemem. Ve onlarınkini içten içe adeta delicesine merakta etsem de, yine de kolay kolay izleyemem. İzlediğim tamamen görsel bir başyapıt olacak dahi olsa; benim kişisel kurguma karşılık gelmeyeceğinden bana, hoş ancak yavan geleceğini bilecek kadar da kendimi bilirimi.. İşte bu düşünce tarzı: Düpedüzbilinçli bir "önyargı" ya örnektir. Bilerek ve isteyerek engel olmadığım bir "peşin hüküm" lü olma halidir.

Ve eğer izlemeye gidersem de; film bitiminde "nasıl buldun?" diye kendime sorduğumda benim zihnimde romanı okurken çevirdiğim kendi filmimle mukayese anında, adil olabilmek adına bu önyargımın değerlendirmeme katılacak olan verimini de elimine etmeye gayret ederek, bu soruyu yanıtlamaya çabalarım.

İşte okurken de, bunun bir benzerini yaşadığımızı düşünüyorum... "Bu yazılanlar olsa olsa bundan dolayıdır" diyerek okuyor, bu düşünceyle ilerliyoruz satırların arasında... Aksinin olabilme ihtimali ise, yok sayılabiliyor. Hayal gücünün ayakta tutulabilinmesi adına, bu rededişe kaçıp sığınıyoruz arasıra.

Oysa genel konular da bile olsa, tamamen çıplak kalarak yazdığımızı düşünemiyorum bile...
Zihnin labirentlerini keşfe çıkmış bir yolcu gibi; harfleri klavuz alıp, geziniyorum beyaz sayfalar üzerinde, kendimi bulabilmek adına...

Soyunmak, kendini açmak mı?
Asla...

O sırada izlediğimde kendimi, daha çok üstüne alacak bir şeyler arayan birini görüyorum ben. Savunabilmek adına hayatta ki duruşunu. Yada kollaya bilmek adına, var oluşunu....

Çıplak kaldığımda ben üşüyüp koşuyorum kağıda ve kaleme...
Kelimeleri alıyorum hemen üzerime, sözcükler, bakış açıları, felsefeler geliştirip katkat giyiniyorum açık ve üşüyen savunmasız ve kırılgan kısmımı örtebilmek adına...

Bazen de tam anlamıyla, zırhımı giyip güçlü hissedebilmek amacıyla...
Zaman zaman yumşak pamuklu bir hırka veya bazen de omuzumlarımı ısıtıp, sarıp sarmalayacak bir şal olsun alabilmek adına...

Birde fark ettim ki; bazılarımız konuştuğu gibi yazıyor, kimilerimizse hissettiği gibi....
Bense;sustuğum gibi yazıyorum...

Sustuğumda gezindiğim diyarların, görüntüsü aksediyor...
Oralarda kokladığım havanın rutubeti, gördüğüm günün yada alaca karanlığın rengi, dokunduğum kelebeklerin kanadında ki doku, yada kartalın pencesindeki tırnağın izi; yazdığımda kağıda düşen lekelerin gerçek sebebi...

Sevgi ve ışıkla
Ayna
26.05.07

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şimdi ben de düşündüm neden yazdığımı. Bazen çıplak kalıp ki kaldığında kendini eleştirebiliyorsun bazen de üşüyen yerlerimi ısıtmak için...Bense senin böylesi susuşlarını seviyorum:)Çünkü yazılarının hepsi böylesi susuşlarının göstergesi. Kucak dolusu sevgiler Ayna'm...

guguk kuşu 
 29.05.2007 11:23
Cevap :
Canım gugukkuşum, güzel Eymir fatihi hoş geldin tekrar aramıza... kıskandım sizi gelemedim diye:) söyleyeyim dedim, bak bu vesileyle...Katkı ve paylaşımın içinse, her zamanki gibi en içten ve yürek dolusu teşekkürler arkadaşıma. Sevgi ve ışıkla, Ayna  29.05.2007 11:45
 

yazın çok yalın...çok temiz ....senin her zaman yaptığın ve yapacağını umduğum ;yeni insan gözlemleri.. Seni okuyorum Ayna... sevgiler..

Yücel EVRENN 
 27.05.2007 10:35
Cevap :
Sevgili Yüceli varlığın uzakta da olsa yakındaymışcasına destek oluyor bana. Sağol var ol sevgili dostum; katkın ve her şey için. Sevgi ve ışıkla, Ayna  27.05.2007 16:00
 

...daha çok üstüne alacak bir şeyler arayan birini görüyorum; savunabilmek adına... Birde fark ettim ki; bazılarımız konuştuğu gibi yazıyor, kimilerimizse hissettiği gibi.... Bense, sustuğum gibi yazıyorum... Tam iki yazı yazdım, ha ne yazdım kendimle sataşmalarımdı ve gördüm ki şu iki satırda ben biraz daha yazmaya çalışmalıyım... Evet AYNA gene yazmak üzerine hoş bir geliş yarattın. Senin yazma güçünse bende sadece kıskançlık yarattı.. Susutuğumda gezdiğim diyarlarınj görüntüsü aksediyor... Evet AYNA şu an her birimiz susuyor ve geziyoruz ve elimizden geldiğince akseddiriyoruz aynalarımıza yüzümüzü... E bekliyordum ama çok zaman geçtiiiii...

Engin Allı 
 27.05.2007 0:06
Cevap :
Birikmişler varmış ceplerimde taa ki doldu taştı, fark ettim ki oradalarmış...Zamanı işte tam da bu yüzden, bu an'mış Engin dostum. Teşekkürler katkı ve ilgine. Sevgi ve ışıkla, Ayna  27.05.2007 12:49
 

...Giyindikçe sözcüklerle soyunmak... Bir yalnızlığı hayatla karşılayıp, hayatla yalnızlığı kapatmak. Hayallerde çıplak kalabilmek, çıplaklaştıkça sözcükleri giyinmek, giyindikçe sükuttan bir derviş hırkasını giymek. Bazı düşlerin ve bazı yazıların sebebiyse, yalnızca kendin kalabilmek... Işık ve sevgiyle.

Ersan ERÇELİK 
 26.05.2007 23:41
Cevap :
Kendi kalabilmek uğruna, kendi sandığımdan soyunmaya çabalamak...Katkı ve ilgine teşekkürler sevgili Ersan. Sevgi ve ışıkla, Ayna  27.05.2007 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1947
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster