Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
229
 

Yazdıklarımız nereye gider?

Yazdıklarımız nereye gider?
 

 Bu kadar kişi yazıyor çiziyor… Bunlar nereye gidiyor? Acaba okuyorlar mı? (Evet, kısmen…) Öyleyse ben niye yazıyorum? (İnsanları olumlu yönde biraz daha değiştirmek için…)

Bir söz vardır : “İnsan çölde, okumaz, yazmaz…” diye. Niye ? Aslında, insan asıl oralarda okumalıdır, yazmalıdır… Yani, bazen insanın içinde bir duygu uyanır… bağırıyorum, bağırıyorum kimse duymuyor… O zaman bağırmak niye, çağırmak niye, söylemek niye, yazmak niye? Ama haksızsınız… Söyledikleriniz ve yazdıklarınız mutlaka bir yere gider ve takılır… Yeter ki, siz buna inanın… Bir etkili yazının nerelere, hangi katlara, kimlere gittiğini asla bilemezsiniz? Belki o yazı, New York’un sokaklarında dolaşır (Hadi bu arada New Yorker’ın kulaklarını da çınlatalım…) Bir bakarsınız, Avustralya çöllerinde okunur… (Siz öyle hayal edin… Ama doğrusu da budur…

Yazılmış bir yazı koca bir çevrime atılmış bir oltadır… Onlara kimler yakalanır ki… Bilemezsiniz? Tahmin bile edemezsiniz… Belki sizin yazınızı, her sabah birkaç Bakan, birkaç Cumhurbaşkanı okuyordur… (Atma Recep, din kardeşiyiz..!) Ama eski kuşakların bildiği bir Atasözü vardır : “İyiliği yap, denize at, balık bilmezse Halik bilir…) Nedense bu sözün çok doğru olduğuna inanırım. Bütün Türk vatandaşları da inanıyor ki, o Van Depremi’nde evsiz barksız kalan vatandaşlarına kamyon kamyon ne bulursa gönderiyor… çocuklar harçlıklarını gönderiyorlar…

Ama yine de çok dikkatli olmak gerekir… “İşte biz elimizden geleni yaptık… Daha ne istiyorlar ki…”  duygusuna kapılmamalıyız. Bu yurdun efendileri , o insanlar hala açta, açıkta… Siz bu havada , açık havada bir çadırda kalsaydınız ; ne yapardınız ? İsyan ederdiniz değil mi? Oysa onlar, kuzu kuzu, devletin bu karda kışta, incecik çadırların içinde kendilerini tabiatın ortasında bırakmayacağına, inanıyorlar. “Devlet baba büyüktür, çocuklarını kara kışa teslim etmez…” diyorlar… Mutlak çareler üzerinde duralım. Bu insanların hiç olmazsa bir bölümünü, felaket ortamından  uzaklaştırmak için elimizden geleni yapalım…

Yazdıklarımız nereye gider? Bir dipsiz kuyuya mı? Hiç de öyle değil, sizi de sesiz sessiz izleyen, (belki de takdir eden!) okuyucularınız vardır… hele umutlu olun… Hele hele, önce eserinizi oluşturun… (Benim eserim hayatımdır , diyorsunuz…) Güzel ama , hayatınız nedir ki, bilelim…

Yazmak nasihat vermek midir? Hiç de değil… İnsanlar aslında böyle yazılardan nefret ederler… (sen kimsin ki, bana akıl vereceksin…) derler… Mutlak, herkes kendi aklını beğenir… Eh, bazen de beğenerek izlediği, üç beş tane yazar, muharrir vardır… Onları izler… Yine de kendi aklını beğenir… (İnsan kendi aklını beğenmezse, ölür be…Sen ne diyorsun…)

Ama yine de biliyoruz ki, bilgilerimizin kaynağı başkalarıdır… Onun için, konuşuruz (Başkaları ne düşünüyor, öğrenelim, diye…) Onun için okuruz… Fikirlerimizi oluşturmak için…

Ben de bir bakmışım 600’ncu Bloga gelmişim… Zor mu oldu? Yok, umutla oldu… her seferinde, düşüncelerimin gidip, bir akıllı insana ulaşacağına inandım.. Ve görüyorum ki bu doğru… Nasıl mı?

Bu , MB’un duayenlerinden (biz daha acemiyiz) , Ufuk  Kesici bir değerlendirme yapmış, ve benim yazılarımı ,  (Etkili Yazılar) kategorisinde 9.sıraya koymuş… (Ah bir de adımı doğru yazsaydı..!) Bundan daha güzel derece olur mu (Olur ama, buna boşver..!)   Teşekkür ederim kendisine… Ben UFUK  öğretmenin yazılarını dikkatle izlerim, tümü de pırıl pırıl bir zekanın ürünleridir. Hırçın uslubuna karşılık, günümüzün sorunlarına çok yakından değinir ve “Kemalizm” açısından güzel analizler yapar… Ben her söylediğine katılır mıyım? Bu söylenemez ama, kalp kalbe karşıdır… Onun, oralarda olduğunu bilirim, benim yazılarımı izlediğini, kimi yazılarıma dudak büktüğünü bilirim… Bunun için bir Edebiyat Öğretmenine karşı daha dikkatli olmaya çalışırım… (ama çok da dikkatli olursanız, o zaman eliniz kalem gitmez…)

Evet yazalım bakalım… (Bazıları da çok dikkatli bir şekilde okusunlar!) Ne yapalım… yazmak ve okumak… İşte şimdilik kaderimiz…

Siz değerli okurum, bu yazıyı okuduğun için teşekkür ederim… Bazı yazılara tahammül etmek o kadar zor ki… Ben bile bazı yazılarımı tekrar okuyamıyorum..! Neyse, boşverin.. Dünyada her şey okumak, yazmaktan ibaret değil… Biraz sonra parlak bir gün doğacak… Van’daki vatandaşların sırtları ısınacak… (buna inanalım…) ama kendi kendimizi de kandırmıyalım… Ne olacak o vatandaşların hali karda, kışta… Çünkü unutulur, unutulur…(Unutulmaz denilen hatıralar bile..) Nice şehitlerimizi de iki hafta geçmeden unutmadık mı? Hiçbir şeyi unutmayalım… Ama güzelini, iyisini umut edelim…

Yarın taze bir gündür.. yarın taze bir başlangıçtır…

“Göz yumma güneşden, ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedi, her gecenin bir gündüzü vardır .” demiş  Tevfik FİKRET

İyi laf… İyi laflar hiç unutulur mu? Bu da bir umuttur işte yazmak için…

Sahi insan niye yazar?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ceyhan Hocam, bak ben duydum iste NY o dev gokdelenlerinin arasindan. Col'de hemde nasil yazar insan, bir projede bir yil kaldim tam colun ortasinda.Onca yaziyi, siyasi doktirinleri inceleyen essay'leri nasil da yazmistim. Hep o col ve colun yanlizliginda. Benim gibi yazici once iletisim icin yazar sonra carpikliklara dayanamadigi icin, iyi kalemleri de okur ogrenir eksikliklerini gidermeye calisir salak kafasinin aldigi olcude.Ama onca bilen arasinda bazen kendime soruyorum yahu ben bu kadar salakmiyim?!!! saglik ve saygiyla

Newyorker 
 02.11.2011 19:47
Cevap :
Evet, o ses, bizim sesimiz bir yerlere gider kendini duyurur... Bak, Ben New York'tan duydum diyorsun... Hey koca Allahım ; hey insanlık ... neler keşfediyorsun... Gördünüz mü.. İnsan çöl'de bile okur, adam olur.. ABD'de bizim temsil eder... sizi, sizin sesinizi saygıyla selamlıyorum... Dünya'dan ve serüvenden korkmamak gerekir... Ben de Arabistan Çöllerinde okuyup, yazmıştım... Yazabilir insan, okuyabilir... mümkündür... Selamına selam ve de saygı arkadaşım...  03.11.2011 13:48
 

Doluyoruz...Yazarak boşalıyoruz...Boşalan düşüncelerimiz ırmak olur akarsa,suyundan olmasa da alivyonlarından faydalananlar olur...Yazmayan,yargılamayan toplum, kötü yönetilmeye mahkumdur...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 02.11.2011 18:37
Cevap :
"Yazarak boşalıyoruz"mu? O biraz kuşkulu... Ama göndermek istediğimiz bir sesimiz, ve henüz tükenmeyen bir nefesimiz var... Şimdilik idare ediyoruz... Kim dinler, kim anlar... O biraz şüpheli... Teşekkürler Mesut Bey...  02.11.2011 20:15
 

Umuda umut katmak için yazalım; bir elin nesi,iki elin sesi misâli düşünüp yazalım.Bu ülke hepimizin ve kanlar aktı ne canlar yitti kazanılana kadar unutmayalım.Dağdakilerle, bağdakileri karıştırmadan düşünelim.Fikir paylaşımı güzeldir,burun kıvırmadan okuyalım ki, illâki bir fikir bulunur yazıların içinde.En azından birlik ve beraberlik adına bunu yapalım.Musuki hocamın sözünü hatırlarım böyle zamanlarda; sanat camiasında insan insanı yer demişti.Şairlerin yazarların kavgalarını izliyoruz.Ne boş bir uğraş;yaşam bir an o da bu an... Teşekkürler paylaşımınıza Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 02.11.2011 11:17
Cevap :
İnatla sürdürdüğünüz güzel şiir maceranızı saygıyla izliyorum. Demek ki izleyenler var. Onlar kimlerdir bilemeyiz, ama umut edebiliriz... Bazen göklere, bazen de kumlara yazıyormuşuz gibi gelebilir... kimbilir... belki de gönüllere... saygıyla efendim...  02.11.2011 11:48
 

Sevgili öğretmenim, önce bir daha özür... Ben bir metin oluşturmadan, pek bir yerlere bakmadan yazarım. İsminiz aklımda öyle kalmış... Tekrar özür... Sizin / sizlerin yazılarından çok şey öğrendiğimi yazınca bazı MB yazıcıları çok "gülmüş"... "Öğrenmenin yaşı yoktur.." diye sözde akıllarınca dalga geçiyorlar da, ben sizden ve sizlerden gerçekten çok şey öğrendim... En başta "öğretmenimsiniz"... Elinizi öpmek şereftir benim için... Ama MB'yi "emekli memur ve öğretmen zihniyeti" görenler bu saygıdan bihaber... Bir daha özür diliyor, saygılar sunuyorum öğretmenim... Sevgimle...

UFUK KESİCİ 
 02.11.2011 10:25
Cevap :
Değerli öğretmenim, kimin kimden, ne öğreneceği hiç belli olmaz... Bence buraların en değerli kalemlerinden birisiniz.. "Akıl yaşta değil, başta "derler... Biz buna inanalım. Efendim, saygıyla, sevgiyle gözlerinizden öperim.  02.11.2011 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 753
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster