Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '11

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
932
 

Yazık oldu, çok yazık oldu

Yazık oldu, çok yazık oldu
 

Bütün gün yoğun bir şekilde çalışmanın yorgunluğuyla biz personellerin oturduğu denize en uzak, kasaya en yakın masaya sandalyemi çekerek oturdum. İki masa kalmıştı oturan. Onlar kalktığında biz de çıkacaktık. Yaz sezonunda çalıştığım kafeye yakın oturduğu için evlerinde kaldığım, amcamların evindeki yatağımı düşlüyor, kendimi yatakta hissederken içim geçiyordu. 

Birden araba farlarından çıkan ışıklar gözlerimi kamaştırdı. İki araba yanaşmıştı cafeye yani yeni müşteriler. Kalan bir masa için hesabı ödeyip kalkacaklar, bizde eve gidip yatacağız diye düşünürken yeni gelen müşteriler yatağıma kavuşma hayallerimi bir anda yok etti. Yeni müşterilere servis yaparken saate baktım 01:00. Biraları servis yaptıktan sonra evi uzakta olan, cafenin iki ortağından biri ve diğer personeli evlerine gönderdik. Çalıştığım kafenin diğer ortağı; 

- " Bunlar kütük gibi sarhoş bir birayı 1 saat süründürürler hadi bizde boş durmayalım " diyerek büyük bir votka açtı. 

Müşterilere kapatma saatimizin geldiğini yavaş yavaş toparlanmaları gerektiğini söylerken ikinci votka şişesi dolaptan çıkıyordu. Yarım saat sonra tüm müşteriler kalkınca bitmek üzere olan ikinci büyüğü dolaba koyup bir sigara yakıp yolun karşısındaki sitenin içine doğru yol aldım. 

Çalıştığım cafe ile kaldığım ev arası beş dakika mesafedeydi. Yolun yarısında mandalina ağaçlarının arasında oluşturulan mıcır zeminli otoparkın yanından geçerken tiz bir ses ve birden şiddetli bir sarsıntı hissettim. Sanki çok şiddetli deprem oluyor gibiydi. İstemdışı refleks olarak yere çöktüm ve heyecanla etrafıma bakındım. Ne bir ışık yanıyordu, ne bir gölge kımıldıyordu. Anlayamadım ne olduğunu. 

Bir mandalina ağacının altına oturdum ve biten sigaramla paketten çıkardığım yeni sigarayı kaynaştırarak sigara yaktım. Yaşadığım sarsıntının sebebini arıyordum. Depremdi yaşadığım sarsıntı ama neden sadece ben hissetmiştim. Kimse duymamışmıydı. Saatime baktım 02.35.Hergün içtiğim kadar içmiştim ama gene de sarsıntının suçunu alkolde bularak yıllarca benimle iyi geçinen hiçbir kötü yüzünü bana göstermeyen alkole kazık atmıştım. 

Eve gelip duşa girdiğimde yaşadığım sarsıntı aklımdan çıkmıyordu. Duş boyunca büyük depremleri, yıkılan evleri, depremin sebep olduğu çığ, toprak kayması, tsunami gibi felaketleri ve bu felaketlerin vereceği zararları izlediğim filmlerden, okuduğum kitaplardan, yıllar önce coğrafya dersinde deprem hakkında verdiğim dönem ödevinden alıntılar yaparak ve bunların hepsini kafamda montajlayarak düşünüyordum. Duştan çıktıktan sonra saatimi dokuza kurdum. Saat tam üçü gösteriyordu. Tam altı saat uyku zamanım var bir dakikasını bile kaçırmamalıyım diyerek yatağa girdim. 

Viyak viyak öten alarmın gürültüsüyle dinç bir şekilde yatağımdan kalktım. Hazırlanarak cafeye doğru yol aldım. Cafenin iç tarafında yatan diğer ortağı uyandırmadan kumsal tarafından içeri girdim ve çay ocağındaki yedeğin altını yaktım. Sabah temizliğini tamamlamak üzereyken, yaşlı bir amca küçük adımlarla cafeye gelip ilk masaya oturdu. Sürekli; 

- " Yazık oldu, çok yazık oldu " diye tekrar tekrar haykırıyordu. 

Ürkmüştüm biraz amcadan. O kadar yüksek sesle haykırmaya başlamıştı ki içerden patron yarısı onun sesine uyanıp geldi. 

- " Amca noldu sabah sabah bağırıyorsun, neye yazık oldu." 

- " Ölenlere " 

- " Kim öldü " 

- " Haberiniz yok mu sizin " 

- Neyden amca çıldırtma sabah sabah anlatsana ne olmuş " 

- " İstanbulda çok büyük deprem olmuş. Yüzbinlerce ölü var. Kızım orda yaşıyor ancak ulaşabildim. Biraz rahatlamak için deniz kenarına indim. " 

Yaşlanmış dudaklardan dökülen sözcükler üzerine gece yaşadığım aklıma gelince şaşkınlık geçirdim. 

- Deprem mi ? Saat kaçta olmuş, kaç şiddetinde olmuş, ne kadar sürmüş....... 

Hemen koşarak gazete bayine gidip bütün gazetelerden aldım. Haberlerde kullanılan resimleri gördükçe kahroldum. Gece deprem olmadan 20-25 dk. önce refleks olarak yere çökecek kadar şiddetli bir sarsıntı hissetmiştim hemde tek başıma. Sonrasında depremi ve etkilerini düşünmüştüm. Yatağıma girdikten sadece iki dakika sonra kıyameti görmüş Marmara. 

İzmiri ailemi ve arkadaşlarımı aradım. Hepsi depremi hissetmişti. Ben onlardan sadece 60km. uzakta Urla'da amcamlarla beraber hiç hissetmemiştik. Sitede de kimse hissetmemişti. 

Depremden önce yaşadığım olayı anlattığım yaşlılar deprem sana malum olmuş sen deprem olmadan yaşamışsın derken danıştığım doktorlar uykusuzluktan ve yorgunluktan kaynaklanan tansiyon veya denge kaybı vs. olabilir dediler. 

Deprem konusunda Hiçbirşeyin üzerini örtmeden, her an deprem olacakmış gibi halkın bilinçlenmesini sağlayarak bu doğa olayının zararlarını en aza indirgemeliyiz. 

Olası bir depremden etkilenme ihtimali daha az olan kesimler depreme karşı hazırlıklı olmak, bilinçli olma gayretindeyken, olası depremde en çok zararı görecek olan nüfus ise depremin ciddiyetini algılamaktan uzak duruyor. 

İzmirde kentsel dönüşüm projesi kapsamında Kadifekale'nin yamaçlarındaki gecekondular yıkılıyor. Artık yeşildere caddesinden kale surları görülebiliyor. Olası deprem anında tüm evlerin yıkılmasının yanında toprak kayması, yamaçlardan kaya yuvarlanması gibi olaylara da sebeb olabilecek bir yapı Kadifekale etekleri. Burada gerekli düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemelerin şehirin birçok yerinde uygulamaya konulmuş olmasını ümit ediyorum.. 

Daha önce blogumda yazdığım gibi Karşıyaka Belediyesi depremden korunma eğitimi vermek üzere deprem similatörü aldı. Her ne kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri halkı biliçlendirme çabasında olsalarda, halkımız önceden hazırlık yapmayarak önlem almadığı, doğal afetler yaşadığında hayıflanmaktan başka bir şey yapmıyor. Olası bir afette Allah bize yardım etsin, yoksa " yazık olacak, çok yazık olacak." 

http://blog.milliyet.com.tr/Karsiyaka_Belediyesi_deprem_simulatoru_ 

ile_deprem_egitimi_verecek/Blog/?BlogNo=320570 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 161
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1154
Kayıt tarihi
: 03.05.11
 
 

İzmir Karşıyaka'da yaşıyor Maliye mezunu http://www.karsiyakahaber.com/ yazarı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster