Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
427
 

Yazılar farklı yorumlara açık mı olmalı?

Yazılar farklı yorumlara açık mı olmalı?
 

Bir akşam zamanı...


Sizce yazılan yazılarda duygular anlaşılır mı olmalı?
Yoksa farklı yorumlara açık mı bırakılmalı.
Her okuyanın kendine bir anlam çıkardığı yazılar daha fazla mı evrensel?

Yazının içindeki gizli anlamları keşfetmek, karanlık noktaları izlemek, diğer okuyanlarla aynı duyguları paylaştığını düşünmek ya da çelişkiye düşmek yalnızlık hissinden uzaklaştırıyor mu okuyanı.

Bir kişiye ya da olaya direk olarak, kızgınlıklarımızı, kırgınlıklarımızı anlattığımızda, onun savunma süreci de başlatılmış oluyor aslında. Savunmaya geçtiğinde insan, karşı tarafı bastırmak için belki de kendisinin bile inanmadığı yanlışları sana kabul ettirmek için tüm enerjisini sarf ediyor. İplerin ne zaman gevşetileceği veya ne zaman gerileceğini de o anki ruh halleri belirliyor.

Oysaki “Ben şöyle düşünüyorum” demek yerine konuyu salıncağa takıp biraz sallamalı ki ipleri karşı kıyıya değsin ve salıncağın rüzgârından başkaları da nasibini alsın. Karşı kıyıdaki üzerine alınıyorsa alınsın yok alınmıyorsa sen de ona söylemiş olmamalısın. Direk atıfta bulunmamalısın. Kırgınlığını, kızgınlığını, sevincini, umudunu anlayan anlasın.
Kaçamak oluyor biraz bu yöntem ama hem daha fazla kişi nasipleniyor hem de kendini güvende hissediyorsun. Hissedilmiş ama sorumluluğu asılı kalmış fikirler gibi.

Kim payına ne alırsa artık.

Nedir susturan insanı peki.
Gizlemek niyedir içindekileri…
Gönül telimizin kelimelerle müzmin küs olması değildir elbette sebebi.

Nedeni, geçen onca an, içinde biriktirdiğin sessiz çığlıkları, belki de incitirim diyerek kaybetme korkusu taşıdığın olabilir mi yüreğinde.

Kurulan cümlelerdeki kelimelerin üzeri nezaketle örtülerek ve konunun dibine derinlemesine inerek incitme oranı sıfırlanabilir aslında. Kim bilir belki de savrulan salıncakla zaman kazanıyorsun. Sanki bu şeklide karşı taraf savunmaya geçmeden önce daha geniş düşünme fırsatı buluyor, olaylara farklı açılardan bakıyor ve seni dinleme fırsatını içinde yaratıyorsun.

Arif olan anlar diye ortaya savurduğun cümlelerin de riski var tabii.
Kimi zaman dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış halleri yaşanabilir.
Eğer yazılan kendisine yazıldığını hissetmişse, yazanın zaferi o noktada başlar.
Böylelikle gökten üç elma düşer biri yazana, biri yazılana biri de o yazıdan payını alana.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demokrasilerde cok seslilik uzere her yazinin farkli olmasi ve algilanmasi normal olmali. Yazi dilinin guncel dilden farkli kullanilmasi gercegi unutulmadan insanin her istedigini acik veya cinaslarla ifade etmeside dogru olmali. Insanlari inandigi dogrulardan uzaklastirmak zor olduguna gore yorum ve cevaplarida kendi dogrulari icinde olmasi baska bir dogru. Bu acidan her insanin farkli oldugu ve dusundugu varsayimindan hareketle yazilari okumak gerekir kanisindayim. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 07.01.2009 19:37
Cevap :
Bu çok seslilik belki de yazıların farklı yorumlanmasından doğuyor. Farklı yorumlar, farklı bakış açıları, farklı cevaplar. Bunlar güzel çünkü amacın dışana da hizmet veriyor yazı. Bir de şu var ki anlatılmak istenenler incitmeden anlatılmalı. Yazılar yıllar sonraki nesillere kalacak bugünün değerlidir. Sevgiler...  08.01.2009 13:04
 

Biraz düşünmeye itmesi hoş olur tabi. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 15.11.2008 22:45
Cevap :
Katılıyorum, sevgiler...  17.11.2008 8:58
 

Kızdığımızda içimizdekileri birden tüketsek ilişkide o noktada geri dönüşsüz biçimde bitecek olabilir. İnsan bile çırılçıplakken güzel görünmüyor arkadaşım. Allah kimseyi muhtaç ve mahçup etmesin derim her zaman. Belkide mahçup etmemek için tutuyoruz dilimizi ya da kalemimizi. insanlık hallerinin binbir çeşidinden biri. Sen nasıl biliyorsan içinden nasıl geliyorsa öyle yaz, ben seni olduğun gibi okumayı seviyorum. Hem herkes payına düşeni algılasın ya da yazın ne hissettiriyorsa odur bana göre. Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 14.09.2008 23:09
Cevap :
Güzel yorumlamışsın yine sevgili arkadaşım. Herkes payına düşeni alsın. Sevgiler...  08.01.2009 13:00
 

Hayat akıyor... Bazen sahip olduğumuz güç ya da cesaret, zavallı kalabiliyor... Ben bir yazıyı okuduğum zaman bana bildiğim kelimelerle, daha önce hissetmediğim duyguları tattırmasını istiyorum... Seni okuyunca... Bazen ürperiyorum... Sevgiler Mersinden...

yeşilsoğan 
 09.09.2008 16:37
Cevap :
Bildiğin kelimelerle, tatmadığın hisleri sana yaşatabilmek. Ne kadar ince bir yorum böyle. Duygulandırırsın beni yorumlarında bile. Sevgiler sana sıcak bir İstanbul akşamından...  09.09.2008 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 898
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1367
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Bir yaz gecesi hatırasıyım. Haziran doğumluyum. Bilirler haziran doğumlular. Hele ki haziranın tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster