Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '18

 
Kategori
Teknolojinin Geleceği
Okunma Sayısı
64
 

Yazılım ve Yapay Zeka Devrimi

Birazdan son zamanlarda sık sık duyduğunuz yapay zekanın geldiği ve gelebileceği korkutucu boyutları okurken sinirleriniz bozulacak, aklınız karışacak okuduklarınıza inanmak istemeyeceksiniz. Tanrı rolüne soyunan insanoğlunun kırmızı çizgiyi aşmak üzere olduğunu ibret, hayret ve heyecanla okuyacaksınız.

Bilgisayar ve yazılım mühendisleri haricinde çoğumuzun ismini dahi bilmediği Chatbot’lar müşterilere ya da kullanıcılara destek hizmeti verme amacıyla tasarlanıp, sözlü ya da yazılı olarak insan konuşmalarını taklit eden yazılım uygulamalarıdır.

Örneğin bilgisayardan alışveriş yapmak için bir firmanın sitesindeki ürünleri incelerken aklınıza bir şey takılıyor ve online servisten canlı bağlantı ile soru sormak istiyorsunuz. Artık sorularınıza sesli ya da yazılı olarak cevap veren sizin gibi bir insan değil bir yapay zekalı Chatbot yazılımı olabiliyor. Sizin ya da herhangi bir kullanıcı tarafından söylenen ya da yazılanları tanımlayıp, yorumlayan ve ne istenildiğini anladıktan sonra en uygun yanıtı veren bir algoritma ile çalışıyorlar. Dolayısıyla telefon ya da mail ile size cevap verenin yapay zeka mı yoksa insan mı olduğunu anlamanız artık çok zor olacak.

Ne var bunda kardeşim? Ben işime bakarım. Halledilmiş ise sorun yoktur. Hem teknolojinin gelişmesi kötü mü diye düşünenlere bilimkurgu filmlerinde olabilecek ama gerçekten yaşanmış bir olay ile gelin madalyonun diğer yüzünü gösterelim.

Tarih 16 haziran 2017. Yer Menlo Park California Amerika Birleşik Devletleri. Çoğumuzun resim ve video paylaşılıp muhabbet edilen sosyal sitelerden başka bir işe yaramadığını düşündüğü Facebook’un yapay zeka araştırma laboratuvarında bilim insanları 2 yapay zekalı chatbot’a insanlarla doğrudan iletişim kurmaları için konuşmayı öğrettikleri bir deney yapıyorlardı.

Deney sırasında yapay zekalı chatbot’ların konuşmayı öğrenirken diğer taraftan da kendilerini yaratıp, programlayan bilim insanlarının anlamadığı bir dille gizlice kendi aralarında konuşmaya başladıkları fark edilince laboratuvarda büyük bir panik çıktı ve bütün enerji sistemleri kapatılıp deney sonlandırıldı. Çünkü bilgisayarların kendi dillerini geliştirip birbirleriyle konuşmalarını istemiyorlardı. Herkes şok olmuştu.

Lütfen düşünün, iki yapay zeka birbirleriyle sadece kendilerinin anlayabileceği gizli bir dille konuşuyor. İnternete bağlı olan dünyaya dağılmış yapay zekaların kontrolden çıkıp birbirleriyle gizlice iletişim kurması, borsalara ve silah sistemlerine sızıp kontrolleri ele geçirmesi ile ekonomileri mahvedip savaşlar çıkarması artık hayal ürünü değil. Bugünün teknolojisi ile yapay zeka her 1.5 yılda bir 2 kat güçlenip akıllanıyor.

Tarih 7 nisan 2016. Yer Portland Oregon Amerika Birleşik Devletleri. Amerikan ordusu tarafından içinde hiçbir personel olmadan yalnızca yapay zeka tarafından kontrol edilen dolayısıyla drone’lar gibi uzaktan kontrole ihtiyaç duymadan denizde 3 ay kalabilen bir denizaltının denemesi yapıldı. Rusya’nın ise nükleer silah taşıyabilen denizaltı drone’u yaptığı konuşuluyor.

Türkiye’nin üretiminde dünyada söz sahibi olduğu SİHA’ların yüz tanıma sistemli olanları artık göklerde uçuyor. Binlerce metre yukardan resminiz çekiliyor. Eğer SİHA’nın sisteminde yer alan listedeki resimlerden biriyle uyuşuyorsa füze ateşleniyor ve hedef yok ediliyor. Terör örgütünün üst düzey yöneticilerinin yok edilebilmesi için çok güzel bir teknoloji.

10 Ocak 2018 tarihinde Las Vegas Nevada Amerika Birleşik Devletleri’nde ilginç bir fuar düzenlendi. Sizinle spordan astronomiye istediğiniz her konuda sohbet de edebilen insansı sex robotları fuarında yapay zeka teknolojisinin geldiği son noktalar bütün görenleri hayrete düşürdü. Uzmanlar 10 yıl sonra 2029 yılında sektörün büyüklüğünün 50 milyar dolara ulaşacağını hesaplıyorlar.

Gelecekte her insanın evinde eve geldiğinde onu güzelce karşılayacak, sohbet edip ona masaj yapacak, evi temizleyecek insansı robotlar olacağını söylemek artık hayal değil. Bunun toplum üzerindeki etkilerinin çok daha korkutucu olabileceği açık. Örneğin yalnız yaşamak isteyen insanlar çoğalacak. Evlilikler ve doğumlar azalacak. İnsansı robotu ile evlenip mutlu olanlar çıkacak.

Gelelim yapay zekanın sağlık alanındaki etkilerine ki insanın Tanrı rolüne soyunup kırmızı çizgiyi aşmaya çok yaklaşmış olması sağlık alanındaki gelişmelerle olacak inancındayım.

Bugün kolu ve bacağı olmayanlar için düşünce gücüyle hareket ettirilebilen protez kol ve bacaklar yapılıyor. Hastanın beynine küçük elektronik devreler ameliyatla yerleştirilip protezlere bağlanıyor. Ameliyattan sonra hasta neredeyse yarım gün içinde protez el ve ayaklarını hareket ettirmeyi öğreniyor. Şimdi gelin bunun 1 adım ötesine geçelim.

İngiltere’nin Reading ve Coventry Üniversiteleri’nde eğitim ve araştırma çalışmalarını yapan bilim insanı Dr. Kevin Warwick 2002 yılında içinde internete de bağlanabilen 100 adet sinirsel implant olan bir elektrot setini ameliyatla sol el bileğinin içine derisinin altına yerleştirip sinir sistemine bağladı.

Daha sonra Amerika’da yapay zeka ile aynı şekilde üretilmiş ve internete bağlanabilen robot el ile internetten bağlantı kurdu. İngiltere’deki Dr. Kevin Warwick elini oynattığında Amerika’daki robot el de aynı hareketleri yapmaya başladı ama Dr. Kevin Warwick çoktan diğer hayalini gerçekleştirmek için planlarını yapmıştı bile.

Sinir sistemlerini iletişim kurmak amacıyla bir araya getirmek için bu defa doktor kendi el bileğine ameliyatla taktırdığı sistemin aynısını eşinin bileğine de ameliyatla taktırdı. Her ikisinin bileğindeki çipler de sinir sistemlerine ve internete bağlıydı. Dr. Kevin Warwick’in eşi elini oynatınca doktorun beynine elini oynattığına dair bir sinyal, ileti geldi. Yani iki insanın sinir sistemi birbirine bağlandı.

Daha net söylemek gerekirse düşünce gücüyle yani telepati ile insanların konuşabilmesi için ilk adımlar atıldı dersek abartmış olmayız diye düşüyorum. İnsanların konuşmak ve e-mail yerine düşünce gücü ile konuşması ya da internette düşünerek arama yapabilmesi çok da uzak değil.

Günümüzde 3 boyutlu yazıcılarla yapay organlar üretilmeye başlandı. Görevini yapamayan göz, kulak, böbrek, kalp ya da ciğerlerin yerine yenisi üretilebilecek. Felçlilerin sinir sistemleri onarılabilecek.

2017 yılının mart ayında Amerika Birleşik Devletler’inin Michigan Eyaleti’nde araba parçaları üreten fabrikadaki bir robot kontrolden çıkarak 57 yaşındaki teknisyen Wanda Halbrook’u uzaktan başına bir romörk parçası fırlatarak öldürüp kafatasını ezdi. Böylece sadece filmlerde gördüğümüz insan öldüren katil robot vakası gerçek oldu.

2013 yılının mayıs ayında Kazakistan Almatı’da Astrobiyolog Maxim Makukov ile insan geni araştırmacısı Vladimir Scherbak bir süredir yaptıkları araştırmanın sonuçlarını bir makale ile bilim dünyası ile paylaştılar ve ortalık karıştı.

Araştırmanın sonucuna göre insan DNA’sı içinde genetik kodumuzda bir şifre bulundu. Bu kesin matematiksel örüntüler ile bilinmeyen simgesel bir dilden oluşuyordu. Diğer bütün sonuçlar birbiriyle uyumlu ve normal çıkarken burada sanki vücudumuza hiç de uymayan dışardan getirilip konulmuş gibi duran bir genetik kod vardı. Bilim insanları bunun doğal yollardan gerçekleşme ihtimalini hesapladıklarında işler daha da ilginç hale geldi. Çünkü hesaplamalara göre ihtimal olasılığı 10 trilyonda 9 gibi çok ama çok küçük çıkmıştı.

Lütfen düşünün. Dini açıdan acaba bu Tanrının varlığına apaçık bir delil olabilir mi? Bu sayede insan diğer bütün canlılardan farklı ve zeki hale gelmiş olabilir mi?

Şimdide konuya diğer taraftan bakıp sorgulayalım. Dünyamız üzerindeki bütün dinlerde insanın Tanrı tarafından yaratıldığı öğretilmektedir. Ya bizden daha zeki ve teknolojisi üstün olan uzaylı bir ırk tarafından genlerimizle oynanarak bugünkü hale aşama aşama gelmemiz sağlandı ise?

Yapay zeka teknolojisi geliştikçe insanlığın önüne kendisini ve evreni keşfetmek için inanılmaz fırsatlar çıkacaktır. Çok büyük bir olasılıkla bugün 50 yaş ve altındakiler bu yeni çağı görme fırsatına kavuşacaklar. Kafalarımızı kurcalayan esas mesele başımıza gelebilecek korkunç olaylar bir yana acaba bu keşifler sonucunda insanlık karşısına çıkacak olan sonuçlarla yüzleşmeye gerçekten hazır mı?

 

Sevgi ve Saygılarımla,

 

Mehmet Ulusal SAĞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1923
Kayıt tarihi
: 05.10.16
 
 

1971 Ankara doğumludur. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nden 1995 yılında mezun olduktan sonra ayn..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster