Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '19

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
11
 

Yazın Türleri

Şiir, öykü Türkçenin anlatımına uygun düşen yazın türleridir. Türkçenin özlü, yoğun anlatımı bu türlerle işlerliğine kavuşmuştur. Her iki türle gerçekleştirdiğim anlatımları örnekleriyle görelim:

Türkçe

Tutuşur
Karamanoğlu Mehmet Bey
Sokak meydan kent

Yol alır düşler
Durulur gün
Sözcük tümce

ulusdilim Atatürkçe
(Zaman Kanatlı Sözler )
*

Kuşbakışı

Kuşbakışı gece
Pop eşliğinde
Akıyor

Duyulmuyor tırmanışı sesin
Ödemeler ezbersiz
Gözler faltaşı

Duruyor büyüksu
Kuşatılmış pır pır ışıkla
Aldırışsız

Patlıyor kulaklarda
Anadilimden uzak
İstanbul

(Zaman Kanatlı Sözler)
*

Ulusal Onur

Suskunluk kulaklarda
Duymazlığın ötesi
Başlar eğik
Başlar yenik
Uğruna savaştığı toprak
Çıkmazlar sarmalı

Dayatan onursuzluk
Yok oluş
Ulus düşünmede
Kırgın
Kızgın

Tırmanır acı yokuşu

(Zaman Kanatlı sözler)
*

Ak Kağıda Düşen
.........
Söylenecekler söylenmişlere eş değil

(Doludizgin)
*

Karadeniz
maviliklere dökül
serin duru
yeşil boyunca
deniz dumanın
kadın sesleri
aşkları giz kılıyor
söylenmemiş çağrı

(Doludizgin)
*

Muştular

İki kez yıkanamadığımız
O soylu ırmak
..............
karanlığa inat

(Doludizgin)
*

Bitmeyen
.............
Yüreğinde sevda
Kuşaklar boyu

(Doludizgin)
*

Ay Büyüyor
..............
Sevdalı düş ay
Yakıyor kara geceyi

(Doludizgin)
*

Yaşam
..............
Yinelenmez dünde kalan
Her gün yaşanan

(Doludizgin)
*

Usla Yürek
..............
Karşı duvara vuran ses
Çoğalır dize dize
Usla tartılır yürek
Ardında zaman
Türküsü soluklar

(Doludizgin)
*

Canevi
............
Denizlerin çekildiği yerdeyim

(Doludizgin)
*

Çoğalan
...............
giz değil yaşanmışlar
insan yüzünde

(Doludizgin)
*

Yaşadığım Gün
Açan gün
Yeşeren yaprak
Ömrümüzün çığlığı
Kapı diplerinde
Ağlayışları çocukların
İz bırakan derin
çizgiler
Kadın yüzleri
Uzaklarda
alev saçan silahın
sesi
Yüreğimize düşen

(Doludizgin)
*

Sergi
...............
Düşüyor
Deli çığlık
Aynasında zaman

(Doludizgin)
*

“ .........
Bireysel kurtuluşun dayattığı günlerdeydi. Tenini sakınmadan sergilerken yüreğinde de kaygıları taşıyordu.”
(Annem Aşık, Düşkün Kıyıda)
*

“ Baba, gerisin geri döndüğünde pencere kenarına tutunan martıyı bıraktığı yerde bulamadı. Martının engin maviliğin ötesinde duran ‘Güneş Ülkesi’ne doğru uçtuğunu buğulanmış kalın camın arkasında düşledi.”
(Annem Aşık, Martının Dostluğu)
*

“ Dede, usunu yüreğine, yüreğini usuna aktarırken küllenmiş bir köz ateşle oynadığını biliyordu.
(Annem Aşık, Bayramlar Eskimede(n)
*

“ Konuk, yemez yediren, sevdiğine varını gönülden sunan bir halkın çocuğu olmakla nasıl da övündü!”
(Annem Aşık, Düş Değil)
*

“ Bayan Aşkın’ın çoğalan sevinci, umutları, beklentileri dizelerde saklıydı. O yeni dostlukları yakalamıştı; artık yalnızlığa, yakınmalara ‘paydos’ dedi.”
(Annem Aşık, Bayrağımızın Rengi)
*

“Acıların uzağında duran karımın bal rengi gözlerine baktım. Yüreğimde duyduğum acıya karşın yaşama sevincim durmadan çoğaldı.”
(Annem Aşık, Kanayan)
*

“Baba, kapının aralığından bakan karısından, çocuklarından habersizdi. Onlar da, onun yüreğinden, usundan geçenlerden.”
(Annem Aşık, Sabahları Seviyorum)
*

“Çocuk, babasının söylediklerinden uzakta, gülen menekşenin morunda, çok yapraklı papatyanın sarılarında yeni dostluklara koşuyordu.”
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Gülün Dikenleri)
*

“Baba, çiçeklerin bedenlerinden çok benliklerine işlemiş yılgınlıkla tanışıklıydı..
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Çiçeklerle Söyleşi)
*

“Kanat takıp uçmak istedi anne.”
(Sabahları Seviyorum,Annem Aşık, Pazar Sabahı)
*

“Düşsüz de yaşanmıyor ki !”
(Sabahları Seviyorum,Annem Aşık, Yaşasın Annem)
*

“On beş günlük dinlence denize, kuma, güneşe doymanın ötesinde yaşamlarında yeni bir sayfa açmıştı.”
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Çocuklar Korosu)
*

“Mehri ninenin yaşlanmış yüreği dayanamıyordu artık esip savrulmaya.”
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Dilek Kızağı)
*

“ Karadeniz uşaklarının yetiştiği o kutsal savaş, yirmi iki gün yirmi iki gece düşmana dur diyen Sakarya’nın destanını yazıyordu.”
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Yaşanmışın En Güzeli)
*

“Yaşam özverilerin toplamıydı. Kurtuluş ayrılıklardan geçmiyordu.”
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Türkülere Tutun)
*

“Leman ak gelinliğini düşledi.”
(Sabahları Seviyorum, Annem Aşık, Yaşam Yürürlükte)
*

“Yüreği de kapının sesi gibiydi. Kapıyı yumruklayan kadın sesiydi.
(Annem Aşık, Çamlar Konuşunca)
*
“Babam aşık olur ama annem olamaz öyle mi?
( Annem Aşık )
*

Karısı o gün kocasının neden geç kaldığını bilemedi.O doktorla yaptığı pazarlığın çözümü için gün boyu dolanıp durdu büyük kentin kalabalıkları arasında.Yalnız, tek başına, kimsesiz. Nasıl anlatabilirdi para bulamadığını! Onur Can’ın sağlıklı doğması annesinin güvenilir ellerde olması için o gün ayaklarına kara suların indiğini kendine sakladı.Doktor kapıdan görününce köy utangaçlığıyla elini karısının yanaklarından çekti. “Hastamız hazır,eşi de izin veriyor. Korkma bir saat sonra oğlan babası olacaksın.” diye babaya takıldı.
Eşini yatağından alıp tekerlekli arabaya yatırdılar. Hemşire, doktor ve bir görevli “ameliyathane girilmez” yazılı camlı kapıdan içeri girdiklerinde muştulu haberi almak için beklemeye koyuldu baba.
(Düşler Yaşlanmıyor, Doğum)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 961
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 649
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster