Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '21

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
25
 

Yazınsal Tür

 
Yazınsal tür, gerçeğin ya da yaşantının dilde yeniden üretilmesiyle oluşur.Metinde yer alan evren, dış evrenden kopuk olmasa da okura kazandırılmak istenen biçimde değişimlere uğratılarak onun üzerine kurulmuştur. Yazınsal metnin kurmaca oluşu da buradadır işte.
Yazınsallığın bir başka ölçütü iletinin kanıtlanamayışı, yanlışlığının, doğruluğunun gösterilemeyişi. Yazınsal metinde amaç öğretmek değil, kurmaca evreni yaşatmaktır.
Okur için yazınsal metin, metnin iç yapısına ağdırılmış, yaşamla iç içe olan bağlantıları da kurarak bulup çıkaracağı çok anlamlılıklar yumağıdır.
Yazınsal metinde sözcükler, sözcük öbekleri, okurun duyu organlarını devindirir. Bu İzlenimsel bir sürece sokar okuru. Bu da çok yönlülük, değişik algılanabilirlik doğurur.
Yazarın sözcüklerle kurduğu dil doğal dilden kopuk değildir. Ancak, yazar dili kurgusuna göre yeniden biçimlendirerek, anlamlandırarak okura sunar. Bu da öyküleyici, betimleyici anlatımlarda değişik özellikli sözcüklerin seçimini gerektirir.
Öyküleyici anlatımda olaylar, çatışmalar, eylemler anlatılır.Yazar, okuru olayların içinde yaşatır.Bu bakımdan devinim imgesi uyandıracak sözcükler seçer. Yaşanabilirliği dar boyutlar içinde kurmaca yöntemle okura sunar.
Yaşanabilirliği dar boyutlar içinde sunan yazınsal tür öyküdür. Yine yaşamın tümünü ya da bir kesitini kurmaca yolla sunan geniş boyutlu yazınsal tür ise romandır.
Her iki türün ortaklıkları çoktur. Ayrıca tiyatro yazınsal türü de kurmaca diğer türlerle ortaklık oluşturur. Bu türde devingen, duygu yüklü sözcükler tiyatroyu belirler.
Türe göre sözcüklerin seçimi ve kullanımı önem taşımaktadır. Üç yazınsal tür de olayı, durumu, kısaca insanı anlatır. Kişi, olay-durum, zaman, çevre yazınsal türleri oluşturan öğelerdir.
Yazınsal metinde yer alan kişinin huy ve davranışları karakter, karaktere özgü belirleyici niteliklerden herhangi birinin genelleştirilmesi, en uç noktasına değin götürülmesi de tip olarak adlandırılır. Karakter bir bütündür, kişilikle özdeştir.Kişilerin giyim kuşamlarını betimleyip iç dünyalarını sergilemek onların karakterini belirlemede önem taşır.Yazınsal metinde anlatımı yönlendirip üstlenen kişilere temel kişi, yazındaki yeri dolaylı olanlaraysa yan kişi denir.
Öykü, roman yazınsal türlerinde toplumsal, bireysel yaşantıların, durumların, olayların anlatımı söz konusudur.Tiyatro türündeyse köken dinseldir. Eski Yunan’da Dyonosos şenliklerine dayanan bu tür yine insanı insan aracılığıyla sunar.
Tiyatro, tarihsel gelişimi içinde trajedi (ağlamaklı), komedi (güldürü), dram (ağlamaklı-güldürü) gibi temel türlere ayrılır.Daha sonraki gelişimine baktığımızda müzikal türlerinin de (operet, opera, vodvil) oluştuğunu görüyoruz.
Yazınsal türe örnek durum öyküsü yaşamın bir kesiti, durumu; Öykü türü içinde yer alan bir de olay öyküsü bulunmaktadır.
Anlatıma konu olan her iki öykü türünde de bir anlatıcı aracılığıyla okura iletilir.
Ben öyküsel anlatıcı birinci kişili anlatıcı olarak adlandırılır.Öyküde işlenenleri birinci kişinin gözüyle görür, onun duygularıyla tanırız.
Bir de, elöyküsel anlatıcı biçimi bulunmaktadır. Bu anlatım biçimindeyse üçüncü kişili bir anlatımla öykü işlenir.
Bu anlatımda öykücü, kişilerinden birinin bakış açısıyla verir ya da anlatıcı tümüyle kendini silerek benzetmeli bir söyleyişle anlatmaz gösterir. Gösterme temel yaklaşım olduğu için buna dramatik anlatım da denir.
Bu öykü türünde bir olay çevresinde öykü başlar(serim), gelişir(düğüm), sonuçlanır(çözüm).
Yazınımızda Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal, Bilge Karasu, Füruzan, İnci Aral, Nazlı Eray durum öykücüsü;
Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Sabahattin Ali, Bekir Yıldız, Osman Şahin ise olay öykücüsüdürler.
Dünya yazınındaysa, Anton Çehov durum, Guy De Maupassant olay öykücüsüdür.
Fantastik kurguda öykü J.K. Powling’in, Harry Poter dizileri, J.R.R. Tolkein’in Yüzükler’in Efendisi örnekliliğini sürdürüyor. Bizim yazınımızda günümüzde M.İhsan Tatri’nin, Yitik Öyküler;Tülin Kaplan’ın Nehir Senfonisi; Sadık Yemni’nin Sınav Ortağı, Zihin İşgalciler; Bahadır İçel’in Başka Öyküler adlı yapıtları sıralanabilir.
Modern Öykü
Diğer öykü çeşitlerinden farkl olarak,insanların her gün gördükleri fakat düşünemedikleri bazı durumların gerisindeki gerçekleri,hayaller ve birtakım olağanüstülüklerle gösteren öykülerdir. Öyküde bir tür olarak 1920'lerde ilk defa batıda görülen bu anlayışın en güçlü temsilcisi Franz Kafka'dır. Bizdeki ilk temsilcisi Haldun Taner'dir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 699
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster