Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '07

 
Kategori
Komşuluk
Okunma Sayısı
984
 

Yazlık komşusu...

Yazlık komşusu...
 

Günümüzde, özellikle büyükşehirlerde, komşuluk ilişkileri ne yazık ki gittikçe yok olmaktadır. İnsanlar her geçen gün biraz daha yalnızlığa ve televizyona mahkum edilmekte, 15-20 katlı binalarda birbirlerinden habersiz yaşamlarını sürdürmektedirler.

Günlük yaşamın keşmekeşliği, stres, ekonomik zorluklar, işsizlik ve benzeri koşullar büyük şehir insanını sosyal yaşamdan uzaklaştırırken, kaybedilen komşuluk ilişkileri bir nebze de olsa yazlıklarda yaşatılmaya çalışılıyor.

Burada yaşanmış bir yazlık komşuluğundan bahsetmek istiyorum. Belki kaybedilen komşuluk ve insani değerlerimizi bize tekrar hatırlatması dileğiyle:

Sezon açılınca yazlıkçılar da bir telaş başlar. Evler temizlenir, yatak yorgan, çarşaf v.s. havalandırılır, mutfak alışverişleri yapılır kısaca evler yazı geçirmeye uygun hale getirilir. Emekliler ve çocuklar ilk gelenlerdendir. Çalışanlar ise yıllık izinlerinde veya fırsat bulurlarsa hafta sonlarında gelirler. Yazlığa gelindiğinde ilk iş kimler gelmiş, kim ne zaman gelecekmiş, merakla araştırılır. Gelenlere sevinilir, gelemeyenlere üzülünür; Hele de vefat eden varsa...

Evet, bu sefer var; Bizim yazlık komşumuz, annemin çok sevdiği, 9 yıl karşı karşıya komşuluk yaptığı Fitnat hanım!

Sabah kalkınca günaydın dediği, bazen birlikte kahvaltı yaptığı, birlikte gezintiye çıktığı, tıpkı eski komşuluklarda olduğu gibi pişirdikleri yemeklerden bir tabak birbirlerine ikram ettiği, kışın da neredeyse gün aşırı telefonda görüştüğü Fitnat hanım

Geçen gün annem elime bir kağıt tutuşturdu. “Sen bazı yerlerde köşe yazısı yazıyorsun bu yazıyı da yazıp yayınlar mısın?” Dedi. Yazıyı aldım ve okudum; Komşusu Fitnat hanım için yazmıştı. Bir tek harfine dokunmadan aynen alıyorum:

“Geçen sene 2005 Ekiminin üçünde ben evime Fitnat hanım da evine gitti. Son olarak Ezine’de ki (Çanakkale) Pazartesi Pazarı’na gittik.Onu bir daha göremedim. Arada sırada telefonla konuştuk. O zamanlar biraz iyiydi. Geçen sene hastaydı ama kendini idare etti. Biz bu sene yani Mayıs 2006’ da yine geldik. Bu gün yazlığa geleli 21 gün oldu. Fitnat hanımlar gelemedi. Şu anda çok hasta, ara sıra arıyorum, benimle bile çok zor konuşuyor. Bu gün evlerinin önüne gittim, veranda da ki camın perdesi köşesinden biraz açık kalmış. İçeriye baktım, mutfağını gördüm. Bulaşıklığını dayamış, televizyonunun üstünü örtmüş boydan boya. Arka mutfak camına gittim, baktım, oturduğu yeri gördüm. Bu benim çok zoruma gitti. Tekrar döndüm sokak kapısının zilini çaldım, sanki evdeymiş gibi öttü!..

Fitnat hanımla dokuz senedir komşuluk yaptık. Benim için iyi bir insandı . Bu sene evleri karanlık kaldı. Akşam olunca dışarı çıkıp oturmuyorum, karanlık kapılarını görmeyeyim diye. Bugün benim de haleti ruhiyem çok bozuk, hayatımdan hiç memnun değilim, devamlı içim huzursuz . Oysa çocuklar bu evi ne istekle almışlardı. Bu sene Fitnat hanım yok, orası bomboş kaldı. Kızları, torunları geliyordu . Ev panayır gibi oluyordu. Çoluk, çocuk sesleri ... Güzel günlerdi...

Telefonla aramaktan başka elimden bir şey gelmiyor.Allah şifalar versin, inşaallah iyileşir de yine gelir, evi şenlenir. Biz Fitnat hanımla iyi anlaştık. Birbirimizi hiç kırmadık. Yaşadığım hayatım boyunca tanıdığım en iyi insanlardan biriydi. Ben çok üzülüyorum...

Çok yerlerde oturdum, çok insanlar tanıdım, Fitnat hanım gibisi hiç yoktu. Hiç olmazsa yazdan yaza komşuluk yaparız, belki kışın evlerimize de gider geliriz diyordum ama olmadı! Artık bir daha onun gibi komşu bulamam, iyi insandı, çiçek gibiydi, hayatına yazık oldu! Ne diyeyim Fitnat hanım; Allah sana önce iyilik sonra biraz daha uzun ömür versin. Yine gel, bahçende dolaş, çiçeklerini sula. Elma ağacında elmaların bu sene çok var, şeftali de var. Umarım gelip yine toplamak nasip olur. İyi insan, Allah yüzüne baksın da seni iyileştirsin, şifalar versin!..”

Fitnat hanım elmalarını ve şeftalilerini toplayamadı. 28 Eylül 2006’ da vefat etti. Bu gün tam altı ay oldu. Ve bizim canımız hiç yazlığa gitmek istemiyor... Anneme gelince ; O hâlâ inanılmaz üzgün, tabii bizler de...

Sevgi dolu komşuluklar dileğiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Tülay, Ben Ülkü. Fitnat Hanimìn büyük kizi. Kisa da olsa araliklarla görüsmüstük. Ama annemden dolayi sizleri o kadar cok yakin bildik ki kendimize bunu anlatamam. Ama sen ve Hacer teyzecigim annemi öyle güzel anlatmissiniz ki ... Ne denilir ki bu sicak duygulara. Hepimiz, tüm kardeslerin ortak tepkisi hüngür hüngür bir daha aglamak oldu. Sana bile yazarken o yogunlukla yaziyorum. Agziniza saglik ve yüreginize. Bizler icin siz dört mevsim kalici olan akrabalarimiz gibi oldunuz. Daha uzun yazmak istiyorum ama, su an hersey o kadar tazeleniyor ki.... Hacer teyzecigimin hürmetle ellerinden öpüyorum. Cengiz, Erdal, Gülsüm ve Bahadirà benden cok cok selam ve sevgiler. Esim ve oglum da selamlarini gönderiyor. Bizde artik yazliga gelmek istemiyoruz, bundan sonra gelis amacimiz sadece teyzeyi ve sizleri görüs amacli olacaktir. Bu yaz bilmiyorum hazirmiyiz buna, zaman herseyin ilaci diyorlar bakalim öyle olacak mi?. Tesekkürlerimi sunuyorum dostlugunuz icin.

Tülay Hergünlü 
 21.04.2007 2:10
 

CANIM SEVGİLİ KOMŞULARIMIZ BU ÇOK GÜZEL DUYGU YÜKLÜ YORUMUNUZ BENİ ÇOK ETKİLEDİ.ANNEMİZİ DAHA YAŞAMAK İSTERDİK.ANNEMİ ÇOK MUTLU EDEMEDİK BELKİ.AMA KURTARAMADIK.ONUNLA YAŞAYACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VARDI.AMA OLMADI.ONU ÇOK ÖZLÜYORUM.ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.HACER TEYZEYE ÇOK SELAMLAR.ONA VE SİZLERE SAĞLIKLI MUTLU BİR YAŞAM DİLERİM.UMARIM TEKRAR GÖRÜŞÜRÜZ.

cem çalis 
 30.03.2007 13:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 500
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1094
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster