Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
192
 

Yazmak...

Yazmak...
 

Kendime, neden yazma ihtiyacı duyduğumu sordum... Özgür olduğum, daha doğrusu, en özgür olduğum alanın, kağıt üzeri olduğunu gördüm... Bu alanda herşey mümkün. Ağlamak ve gülmek... Hüzün ve sevinç... Aşk ve ihanet... Barış ve savaş... Çocuk olmak ya da ihtiyarlamak... Bir kış sabahı, kağıt üzerine harflerle gökkuşağı çizebilir, ya da bir yaz günü yağmur yağdırabilirim kurduğum cümlelerle... Bir dostun omzuna başımı koyup hıçkırıklarla ağlayabilmek gibi yazmak... Kağıt kalem en yakın dostum olur gün gelir, gün gelir en çetin savaşları, yine kağıt üzerinde yaşarım... Yazmak, kendime uzanan yolculuğun, ilk adımı olur... Yolun sonunda nereye varacağımı bilmeden yürürüm, yürürüm...

İnadına yaşamak... Bu inatlaşmada yazmak değil mi en sağlam dalım... Tam uçurumdan düşecekken tutunabildiğim en yeşil dal... Yüreğimin sesini dinlemeyi ihmal ettiğimde, yazmak bana bir yüreğim olduğunu hatırlatır güçlü bir haykırışla...

İnadına sevmek... İnadına koşmak ardından sevginin ve inadına duyurmak sesini kör sağır duvarlara bile... Yeri geldiğinde hem duvar, hem duvarda çivi olabilmektir inadına sevmek... Ve belki de inadına sevmek, can damarıdır inadına yaşamanın... Ve yazmak, bu damarın içinde kan gibi gezinen gücümdür benim...
Deniz Çelimli

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 304
Kayıt tarihi
: 04.09.08
 
 

Beni bir dağın başında kimsesiz bıraksalar, ben yine de yazardım sanırım. Doğduğumdan bu yana yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster