Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '17

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
834
 

Yazmak değil mesele, nefisler doysun da...

Yazmak değil mesele, nefisler doysun da...
 

Kaçımız farkında geri gidişin bilmiyorum; ama eski günlerini çok özlüyorum MB’nin. Müthiş kalemler vardı. Hepsi sustu teker teker. Türkçenin hakkı verilirdi. Birbirimizin bloglarını yayınlanmadan okurduk ki farklı gözler hataları görsün ve hepimizin blogları mükemmel olsun. Genç kardeşlerimizin editörlüğünü yapardık. Birlikte seri bloglar yazardık. Ben arkadaşlarımı bloglarıyla sayfamda misafir ederdim. Bloglar mutlaka yorumlarla taçlandırılır, kimse kimseyle polemiğe girmezdi. Geniş katılımlı toplantılarımızın ise tadına doyulmazdı.

Çıtayı her daim yüksek tutmak için nasıl da özenirdim bloglarıma. Haftalar süren yazım ve kontrol sürecinden sonra yayına verir ve sonrasında da günlerce elim üzerinde olurdu. Vesselam ciddi işti yazmak Milliyet Blog’da.

İşte bugün geriye baktığımda bunları hatırlıyorum, içim acıyor!

Ben siyaset yazmıyorum, kimseyle polemiğe girmiyorum ve 8 yıllık MB hayatımda hiçbir yazım da reddolmadı. Başından beri Güvenilir Üye idim; bloglarım, yorumlarım ve cevaplarım editörler üzerinde bir iş yükü yaratmadı; ama gelin görün ki OHAL nedeniyle güvenilir üyelikler kaldırılınca editörlerin iş yükü daha da arttı ve bloglar, yorumlar, cevaplar günler sonra yayınlanmaya, hatta hiç yayınlanamamaya başladı. Ve haliyle -ben dahil- birçok arkadaşımız yazma motivasyonunu yitirdi. Tüm bu olumsuzlukların üzerine bir de editörlerin hafta sonu çalışmayacağı şayiası ve destekleyen görüntüler çıkınca -benim için- MB’de yolun sonu göründü:( Geçen hafta sonu 15 Tem - 16 Tem ana sayfayı hatırlıyor musunuz? Ülkemiz için çok önemli o iki günde sadece, TV dizilerini yazan bir arkadaşımızın 3 blog’u yayınlandı, başka blog yoktu! Evet, şaka gibi!

Neyse, yeni MB’de (!) yazmak buzun üzerine yazmak gibi, eskisi dönerse ne âlâ. Oturup da -günler boyu emek vererek- öyküler, şiirler, denemeler yazacak değilim bundan sonra. Nahide Hoca’m kızmazsa yemek tarifleri veririm ara sıra; öyle ya, diplomalı aşçıyız da. Nohutlu İşkembe ve Mumbar Dolması’nı anlatmak için sabırsızlanıyorum, sabredin az daha.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlahi Ata Kemal bey...Bu dediğiniz altın çağı da pek hatırlamıyorum, ben yok muydum o zaman.Ama doğrudur çünkü ben varken de yokum zaten.Hiçbir yazınız reddedilmemiş. Benim reddedilen yazılarımla yeni bir site kurulur!

Kerim Korkut 
 22.08.2017 10:36
Cevap :
Vardınız da gizeminiz kalkmamıştı henüz:) Kadri anlatsın size. Yazılarım belki reddedilmiyor; ama nice yorumum yok ortalarda!  23.08.2017 5:29
 

Daha iki gün önce buraya uzun yıllar emek vermiş bir arkadaş,temelli ayrıldığını bildiren bir mesaj atmış bana Ata Bey..Yazılara seçtiğimiz görseller dahil giderek daha retçi oluyor MB...Ülkenin Başbakanının dilimizin gençler elinde nasıl yozlaştığından şikayetçi olduğu bir zamanda böyle dört başı mamur yazıların yayınlandığı ortamlar çoğalmalı.. Ama korkarım tersi oluyor...Kimden kaynaklanıyorsa dilimiz ve kültürümüz adına vebal altındadır... Selamlarımla

ali açıköz 
 17.08.2017 18:34
Cevap :
Geçen hafta verdiğim cevap yayınlanmadı, biraz şirinleştireyim bari:) Anlıyorum insanların ruh halini de veda etmek yanlış! Ben de bundan sonra neyi neyip yazamıyacağımı belirttim. Günümüz gençliği kendi Türkçesini yaratmış durumda, hele bir de "Plaza Türkçesi" var ki evlere şenlik! Örnek olmak istediğimiz gençlerin umrunda olmadığı için de çabalarımız anlamsızlaşıyor! Neyse, biz olması gerekeni son nefesimize kadar savunacağız, güzel Türkçemizi koruyacağız; bizden sonrası tufan:( Teşekkürler Ali Bey, sevgiler.  23.08.2017 8:59
 

Ata kemal Bey, bu ara bir müddet ben de uzak kaldım. Sıkıldım, bezdim, içimden yazmak da okumak da gelmedi ama insan alışınca yazmadan duramıyormuş. Erdal Hocam'ın ölüm haberiyle birlikte yeniden başladım okumaya ve kendimce yazmaya. Editörlerimiz de iyi çalışıyor doğrusu. Fazla bekletmiyor artık... Bekliyoruz şöyle güzel yazılarınızı yeniden...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 17.08.2017 13:21
Cevap :
Valla Tülay gibi sizin de uzaklaştığınızı düşündüm Ayşegül Hn:( Birbirimizden etkilenmediğimiz söylenemez! Ben kızıp ara verince Elçin de benden etkilendi, son blog’unu yoruma kapalı yayınlamış:( Bir de Erdal Hocam veda edince, iyice şevkim kaçtı. Şimdilik okumayla yetineyim de yazarım elbette yine. Evet, tepkimiz ses getirmiş gibi; bloglar, yorumlar, cevaplar hızlı yayınlanıyor! Teşekkürler, sevgiler.  17.08.2017 15:21
 

Merhabalar Atabey. Milliyet Bloğun dışında, bloglarınızı kendinizin yayına verebileceği blog platformları da var. Örneğin: Google'nin Blogger platformu. Her şeyi kendiniz yapar ve yine paylaşımlarınızı kendiniz yayına verirsiniz ve bu platformda da MB'de olduğu gibi, donanımlı ve seviyeli blogcular bulabilirsiniz. Ben de bu platformu "Blogcu.com"da iken, keşfetmiştim. O zamanlar Blogcu.com'da da sorunlar yaşamış ve oradan ayrılarak Blogger'e geçmiştik. Milliyet Bloğun seviyesi ve kalitesi elbette tartışılmayacağı gibi, diğer blog platformları ile de mukayese edilemez. Ama MB, yayın ve hizmet politikasını değiştiriyorsa, yapılacak bir şey yok demektir. Ben zaten epeydir yine MB'de olmadığım için bu değişikliklerin farkında değilim. Bu değerli ve faydalı paylaşımınız için teşekkür ederim. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 15.08.2017 22:54
Cevap :
MB ilk göz ağrım ve üzülüyorum elbette haline:( Ama son bir haftadır düzeldi gibi; bloglar, yorumlar ve cevaplar hızlıca yayınlanıyor; “Editörler hafta sonu çalışmayacak.” söylentisi de gerçek çıkmadı ya da vazgeçildi. Bunca yılın üzerine başka bir sitede sil baştan yapamam dostum ve zaten yeni kitabımı yazıyorum şimdilerde. Teşekkürler, sevgiler.  16.08.2017 7:10
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8312
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1117
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster