Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '09

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
3662
 

Yazmak nedir?

Yazarken, yazı dilini kullanırız. Burada dil yazının aracıdır.

Ama dil aynı zamanda düşünmenin de aracı değil midir? Yani, bir konu hakkında düşünürken dili kullanmaz mıyız?

Evet kesinlikle öyle. Düşünürken, zihnimize kelimeler gelir, adeta bu kelimelerle ve cümlelerle, kendi kendimize konuşuruz. Ama aslında kelimeler, giysi giydirilmiş anlamlardır. Anlamlar ise tam olarak kelimeler değildir. Çünkü, diyelim love ve sevgi kelimesi, biri İngilizce diğeri Türkçe olarak giydirilmiş aynı anlamda iki farklı kelimedir. Zihnimiz bu anlam üzerine düşünürken farklı kelimeler kullanabilir. Temelde, zihnimiz giysisiz anlamlarla uğraştığı için, dil tam olarak düşünmemizin aracı değildir, onun başka işlemleri de vardır. Düşünmemiz, anlam üzerinde çeşitli sonuçlara ulaşır ve bu sonuçları kelimeler ve cümleler haline getirerek başkaları için anlaşılır hale sokar.

Dil salt bu haliyle alındığında bir iletişim aracıdır.

Dili bu tarz olarak kullandığımız zaman, ister, bunu konuşarak yapalım, isterse, kelimelerin şekilsel olarak giysileri olan alfabeyi kullanarak kağıda dökerek, yazarak yapalım, yaptığımız iş iletişimdir. Peki yazmak bu mudur? Bence hayır. Yazmak başka bir şey olmalı.

Dili bu şekilde kullanmayı, yazmaktan ayırdığımız zaman, tonlarca yazıyı, yazmak kavramından ayırmış oluruz.

Yazmak örneğin, bir üni. hocasının bir konuda yazdığı makale ya da kitap değildir, bir gazetecinin yazdığı köşe yazısı değildir, bir habercinin yazdığı haber değildir.

Yazmak'ta daha çok bir yaratma, kendini ifade etme amacı vardır. Bu tür bir edimin gerçek bir okuyucusu yoktur aslında. Çünkü, diğer yazma edimlerinde hep bir otomatik alıcı vardır. Yazı bu alıcıya hitabendir. Bilim adamı bilim dünyasına, gasteci halka yazar. Yaratı ve kendini ifadede ise, ki bu kendini ifadeyi iletişimden farklı olarak düşünmek lazım, böyle bir karşımızda duran kim olduğu belli olan bir kimse ya da kimseler yoktur, tüm insanlar vardır. Bizim burada yazdığımız blogların belli bir kısmı da aslında yazmak değildir. Çünkü bu belli kısım, düşünce ve görüş aktarmaya dayanır. İletişimin fonksiyonudur yani.

Yazmak, belki bir gönüllükten kaynaklanan, bir yaratı içeren, iletişim anlamında düşünce aktarmanın dışında kalan bir duyguyla dili kullanmak demektir.

Ancak o zaman yazmak kelimesinin içi dolar.

Söylediğim aslında, sanatsal bir uğraşının kendisi olarak dil ile uğraşıp bir şeyler yazdığımızda, yazıyor olduğumuzdur. Onun dışında dili sadece iletişim için kullanırız ve yazarız, dil araçsaldır, oysa kastettiğim anlamda yazdığımızda dil amaçsaldır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster