Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
526
 

Yazmak ya da yazmamak!

Yazmak ya da yazmamak!
 

Bazen gözler mim'lenir, bazen de o gözler için yazılanlar...


Ben de Onat Kutlar’ı, Ferit Edgü’yü ve Kafka’yı mimledim.


‘’ Ah belalı bir uğraştır yazmak. Özellikle ne yazıldığı, niçin yazıldığı, kimin için yazıldığı saptanamadığında.

Bir şiir, bir roman yazılırken bu soruların karşılığı kolaydır. Örneğin: Edip yazıyor. Roman yazıyor. Yazmadan edemediği için ( ya da söyleyecek bir şeyi olduğu için) yazıyor. Okuyucu için yazıyor.

Ama her kolay yanıt gibi, bu yanıt da aldatıcıdır. Çünkü yapılan bir genellemedir.

‘’Özelleme’’ yapacak olursak, bir şiir, roman, öykü yazılırken yukarıda sıraladığım sorular, dolayısıyle bu sorulara verilen yanıtlar pek geçerli değildir. Yaratma süreci içinde başkaları pek düşünülmez. Bu yazdığımı kim anlayacak? diye bir soru sorulmaz.

Kimin için yazıyorum? Sorusu yaratıcının aklının ucuna geldiğinde, bunun yanıtı da çoğu kez somuttur. Örneğin, ozanın sevgilisidir. Bu sevgili, gerçek (erkek ya da dişi) bir sevgili olabileceği gibi, yurdumun insanları, işçi sınıfı, bir paşa ya da padişah olabilir.Ya da olabilmiştir. Ozan, bir eleştirmeni ya da bir başka ozanı da (ölü ya da diri) düşünebilir. Ama, okuyucu kitlesini kolay kolay gözünün önüne getiremez.

Geniş halk kitleleri (kaç bin kişi?) için yazanlar için de böyledir bu.

Eski dünyanın içinde yaşayıp ışığı alnında ilk duyan kişi, sanatçı, yapıtında, yarının aydınlık toplumunun tohumlarını atarken nasıl bir iletim kurabilir kitlelerle? Sanatçı, yazar, ister istemez az-buçuk aydınlık kafalarla iletim kurabilir. Çünkü sanatta iletim şıpın işi kurulmaz. Özellikle, gerçeğe değişik bir açıdan yaklaşma isteği taşıyan yazarlar, çizerler söz konusu olduğunda.

Yapıtının, yayımlandığı anda geniş halk kitleleriyle iletim kurmasını isteyen, kalemini böylesi bir yaklaşımla kullanan bir yazar, içinde yaşadığı toplumsal koşulları hesaba katmıyorsa, belki çok sayıda (?) okura kavuşabilir, ama seçtiği ‘’hedef kitle’’ ye hiçbir zaman ulaşamaz. Bu tür sanatçıların çok seçtikleri mesaj sözcüğü de, dolayısıyle havada kalır. Çünkü iletim söz konusu olduğunda ‘’hedef kitle’’ye varmayan mesaj, işlevini yerine getirmemiş bir mesajdır.

Ahmet Yoldaşa gönderilen mesaj yolunu şaşırıp para babası Mehmet Bey'in oğluna vardığında; Mehmet beyin oğlu bu mesajı ne denli algılarsa algılasın, ondan ne denli etkilenirse etkilensin, mesaj aynı mesaj olmaktan çıkmıştır; boş bir sözcüktür artık o.’’

Buraya kadar okuma zahmetine katlananlar için söylüyorum ki, bu yazıyı ben yazmadım. Yazmak’la ve mimlemek’le ilgili kavramlar bazı arkadaşlarımızı gerdiği ve bazı arkadaşlarımızda inatla bizleri mimlediği için her iki hedef kitleyi de hoşnut etmek için bu yazıyı ünlü yazarımız Ferit Edgü yazdı. ‘’Şimdi Saat Kaç?’’ kitabının girişinde ‘’Yazmak’’ başlıklı bu yazısı, şu anda blogda yaşananlara çok güzel ışık tutuyor. Şimdi sözü bu kitap için Önsöz yazan rahmetli Onat Kutlar’ın bu kitap hakkındaki görüşlerine bırakıyorum.

‘’ Yaşamın ve sanatın anlamıyla ilgiliyseniz ve önünüzde Ferit Edgü’nün son denemeler kitabı Şimdi Saat Kaç duruyorsa, daha ilk satırlarda güvenilir ve bildik kıyılardan uzaklaşacağınızı, çarpıcı ve ters sorunların akıntıları ile karşılaşacağınızı hiç unutmayın. Sığ ve durgun sulardan hoşlanmayan biriyseniz, kitabı bitirdiğinizde önemli bir serüven yaşadığınızı göreceksiniz.’’

Ben de Onat Kutlar’ı, Ferit Edgü’yü ve Kafka’yı mimledim. Buyurun bakalım. Bu arkadaşlarımızda sizi gerecek mi?


Sel Yayıncılık/Deneme/Ferit Edgü/Şimdi Saat Kaç?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaklaşımı yakalamışsın sevgili Bülent. Onları onların yazıları ile mimledin ve noktayı koydun. Bu mim nereye kadar devam edecek iyice merak etmeye başaldım...

Güher 
 08.02.2009 18:30
Cevap :
Teşekkürler canım. Ben kendi adıma mim olayını ünlü yazarları mimleyerek bitirdim. Sevgiler  09.02.2009 8:46
 

Bu mimleme eylemini kim başlattı, neden başlattı bilmiyorum. Çünkü ipin ucunu baştan kaçırdığımdan olsa gerek meselenin ne anlama geldiğini tam olarak anlayamadım. Ancak, şu ana kadar okumuş oılduğum MİM yazıları içinde, içeriği en zengin, en doyurucu blogu sizin yazdığınızı düşündüğüğümü sizinle paylaşmak istedim. Sevgiler. Selamlar. Ali Nail.

Ahmet Güreşçioğlu 
 07.02.2009 13:05
Cevap :
Çok teşekkür ederim Ali Nail bey. Önemli olan bir şeyi reddetmek değil, onu dilediğiniz şeye dönüştürmektir. Ben de bazı arkadaşlarımızı geren ve bazı arkadaşlarımızın da teşviklerini hoşgörüyle karşılayarak ünlü dünya yazarları Onat Kutlar, Ferit Edgü ve Kafka'yı mimleyerek, bu serüveni kendi adıma noktalamak istedim. Tabii bazı arkadaşlarımız yazımda adı geçenleri niki olan blog yazarları sandı:))) Sevgilerimle  08.02.2009 0:39
 

Blogdaki en değerli kazanımlarımdan birisin... Seni tanımaktan, arkadaşın olmaktan, seninle birlikte geçirdiğim saatlerden çok hoşnutum canım... Sevgilerimle...:))

Sema Sener 
 07.02.2009 0:08
Cevap :
Teşekkür ederim canım. Bu hafta sonu Deri Ceket ve Balıkesir Muhasebecisi oyunlarında buluşuyoruz, değil mi? Sevgilerimle  07.02.2009 9:44
 

Sen zaten mimliydin. Çifte kavrulmuş oldu. Her müessese, nesneyi çifte kavuramaz ha, ona da dikkaat etmeli. Seninki özel çekim. Kimselerde olmayan. Hayırlısı. Bütün makaraları doladın, ne ebrulisi kaldı, ne fıstıkısi ne de kurşunisi... Dağlara kar mı yağdı ne? Hava da puslu. O iş bu yüzden de yattı galaiba. Amortisi bişle yok. Ama, arkadaşlıkların amortisi olmaz. Onlar bir büütündür di mi? Rastgele bakalım. Selam ve sevgilerle.İmza: 'Eski müsabık' Sade içer, sade takılır. Sigara içmez. Rakının demlenmişini sever. 'Çatalkaya' ya bakmadan kadeh kaldırmaz! İşte üle üle.

Muzaffer Cellek 
 06.02.2009 18:58
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgilerimle  06.02.2009 22:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 548
Toplam mesaj
: 94
Ort. okunma sayısı
: 1036
Kayıt tarihi
: 05.01.07
 
 

1951 İstanbul doğumluyum. Bireysel ve Kurumsal Gelişim Danışmanlığı, Moda Tasarımı ve Marka Danışman..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster