Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
121
 

Yazmak yaşamaktır. yanlış yapmaktan çekinmeden...

Yazmak yaşamaktır. yanlış yapmaktan çekinmeden...
 

Yazmak yaşamaktır. Yanlış yapmaktan çekinmeden...


Yıllardır birçok arkadaşımdan duyarım: "Yazmayı çok arzulasam da, yazamıyorum bir türlü."

Kırılmalarını istemediğimden, taksit taksit sorarım soruları:

Haftada kaç kitap okursun? En son hangi eseri inceledin? Sinemaya, tiyatroya, konser ve sergilere gider misin? Vaktin olursa, müzayedelere, yazar, sanatçı, düşünür sohbetlerine katılır mısın? Müze gezer misin mesela? Çevreye, dünyaya, insanlara, doğaya yeter düzeyde ilgin var mı? Yaşamda senin dışındakiler ne derece anlamlı senin için? Başkasının acısına, derdine bi nebze de olsa ortak mısın?

Günlük gazete, haftalık, aylık dergi alma alışkanlığın var mı? İlgi alanların yeterince geniş ve zengin mi? Aynı anda hem okuyup hem eleştirel bir akılla, nesnel bir mantıkla yaklaşabiliyor musun yazı ve fikirlere?

Bunlara ne kadar kemli kümlü, ııı'lı iii'li yanıt alırsam, o kadar düşüktür yazma ihtimali. Ne kadar anında ve tatminkar cevap verirse muhattabım, anlarım ki kaleme o derece yatkındır birikim ve kişiliği.

Yazmak bir bütündür aslında. Okumak, düşünmek, gezmek, görmek, deneyimlediklerine kafa yormak ister. Yazı, doğru yaklaşırsan, isabetli bir açıyla bakarsan inanılmaz zenginleştirir ruhunu. Ve yazmak kadar insana derdini unutturan bir iş yoktur şu dünyada. Yeter ki yaptığına tüm benliğini verebil.

Yakın-uzak birçok dostum, şunu sorar: "Bu kadar yoğun ve çeşitli nasıl yazıyorsun? Bunun bi formülü var mı?"

Var tabii ki. Üzülme, formülü hemen sana da veriyorum. İyi dinle. Formül şu arkadaşım:

Bi kere çok okuyacaksın. Sonra gördüğünden, yaşadığından kendine bi şeyler saklamayı öğreneceksin. Yoğun, tempolu, ama yorulduğunda, düşük ritimde de yaşayabilmelisin. Mesela, aktif dinlenme hakkında bir şeyler araştır. Kişisel gelişimini önemse. Sadece fikren değil, eylemlerinle de. Senden aşağıda olanları değil, fersah fersah önünden gidenleri örnek al. Ve sahip olduklarına nankörlük etmeden, daha iyiye nasıl ulaşabileceğine odakla kafanı.

Korku ve komplekslerini fark et. Eksik yanlarınla yüzleş. Aynalarla barış. Yanlışını söyleyeni dost bil. Ve hata yapmaktan asla korkma. Yanlış yapmıyorsan, hiçbir şey de yapmıyorsundur. Yeniliğe açık olman, sütatükodan uzak durman, bazen çelmelese de ayaklarını, gözlerin ileride, başın yukarıda olsun. Cesaretin sana sonunda doğruyu bulduracaktır.

Tüm bunlar keyifli, doyumlu, gerçekleştirilebilmiş bir yaşama kavuşmak için ne derece lazımsa, yazmak için de o kadar gereklidir. Yazmak yaşamaktır çünkü. Yanlış yapmaktan çekinmeden...

Benim bildiğim bu. Gerisi sana kalmış.

Not Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1317
Toplam yorum
: 3585
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1685
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster