Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1260
 

Yazmaya nereden başlamalı ve üslup tür arayışı

Ey simurg! Nereden, nasıl yazmaya başlayayım sorusu seni eyleme geçmene engel bir düşüncedir. Yazarlık yolunda bu tür sorularla vakit kaybetme, doğaçlama çalışmalarla yazmaya başlayıp, zikzaklarla devam edip, sonrasında düz yola girersin.
 
Yazarlığın ilk dönemlerinde nereden başlamalı sorusu, kişinin kendisine kurduğu tuzak bir sorudur. Çünkü yazarlığın ilk evresinde sistemli ve planlı bir yazım beklenmez. Sistemli ve planlı yazım zamanla doğal olarak adayda gelişecektir. Önemli olan bir şeyler yazmaktır. Sadece yaz, neye benzediğinin önemi yok. Bu söylediklerim sana ve danışanlarına ters ve tuhaf gelebilir. Olsun sen kendine ait olanı bulana kadar usanmadan doğaçlamak yaz.
 
Ama illa isim koymak gerekirse, günlük yazmayı alışkanlık haline getirebilirsin. Senin için önemli olan başkası için pek anlamı olmayacak günlüğün sana yazımını geliştirme fırsatı verecektir. Elbette her gün yazamasın, günlük deyince sanki her akşam yazılacak gibi anlaşılıyor. Ancak bunu haftanın birkaç gününe yayarak, hayatında tekrar etmeyen, olay ve gelişmeleri yazabilirsin. Burada hem yazım tekniğin gelişecek, hem kendi kişisel gelişimini takip edebileceksin. Yıllar sonra zihninde silinen ama sende iz bırakan olayları, günlükler üzerinde öğrenme imkanı bulursun. Unutmak ki, günlükler kişinin tarihidir.
 
Günlüğün, tabiî ki yazarlıkla doğrudan bağlantısı yoktur. Birçok insan günlük tutar, ama yazar adayı değildir. Günlük dediğim gibi dolaylı olarak yazımını geliştirir ve en önemlisi sana üslup kazandırır.
 
Üslup, yazar adayın en zor elde edeceği alandır. Zahmetli ve yorucu bir emeğin sonunda elde edilir. Hemen kendime ait bir tarz geliştirim aceleciliğin içine girmene gerek yok. Aynı zaman da tür olarak tercihini hemen yapma. Gerekirse hemen hepsini dene. Şiir, deneme, öykü, eleştiri yazarlığın ilk evresinde en çok denen türlerdir.
 
Kendine ait olanı, bunları denedikçe hangisinde başarılı ya da kendini daha iyi ifade ettiğini görecek, doğal bir şekilde kendine ait türe geçiş yapacaksın. Bir tür üzerinde çok ısrarcı olma. Farklı türler üzerine bir arada da yazabilirsin. Hangisinde iyi olduğunu görmen böylece kolaylaşır.
 
Çoğu yazar adayı, inadına bir tür üzerine ısrar eder, sonra yanıldığını fark eder. Önemli değil, zaten denemeden yanlış fark edilmez. Ama unutma ki şiir yazan birçok şair, başarılı deneme ve öykülere imza atmışlardır. Geneli bir türle anılsa da diğer tür üzerine yazılar yazmışlardır. Ama kendilerine uygun olan türler daha çok zaman geçirmiş ve başarılı oldukları türle devam etmişlerdir.
 
Yazar adayların, çoğu şiirle yazmaya başlar, şiir üzerinde karalama sayısı daha fazla olur. Özellikle gençlik döneminde duyguların daha yoğun olması nedense şiire ilgiyi artırır. Şiir ezberi çok yapılır, güzel şiir okuma denemelerine fazlasıyla rastlanır. Maalesef çok şiir denemeleri yapılmasına rağmen, en az okunan ve anlaşılan tür de şiir olmuştur. Herkesin heves ettiği geçici şiir tuzağına düşme, şiiri dene ama salt duyguyla hareket etme.
 
Yazımda bir türe kendini hapis etmemen gibi, okumalarında da tür ayrımı yapma, mümkün oldukça her türden kitap oku. Elbette ki bir tür daha çok hoşuna gidecektir. Önemli değil burası, hoşuna giden türden iki kitap okuyorsan, diğerlerinden en az birer tane kitap okumalısın ki çok yönlü bir gelişim gösterebilesin.
 
Ey simurg! Teknik bilgilerle üslup ve tür belirleme, teknik bilgiler hakkında bilgi sahibi ol; ama teknik bilgilerin çizdiği dairenin sınırlarıyla hareket edersen, gelişemezsin. Teknik kalıplar kendine özgü bir tarz geliştirmene engel olacağı gibi kalıplara göre çalışmaları oluşturamadığın için umutsuzluğa da girebilirsin. Tanımlar ve kurallar gelişmenin önündeki görünmeyen tehlikelerdir. Kendine özgü tanımlar oluştur. Kendi kurallarını kendin koy. Başkasının izinden gitme. İzleri incele ama taklit etme. Taklit edersen de sadece öğrenme amaçlı olsun. Uzun süreli kuralcı ve taklitçi olursan, sadece bir kopyadan ibaret olursun, kendine ait bir tarzın oluşmaz. Sonra istesen de kalıpların dışına çıkamayabilirsin.
 
Ey simurg! Kendine ait olanı bulmak da acele etme, aceleciğin sana zaman kaybettirmesin ve yanlış sularda yüzmene neden olmasın.
 
Osman Tatlı
 
osmantatli@gmail.com
 
https://twitter.com/tatliosman63
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 329
Kayıt tarihi
: 02.08.14
 
 

2004 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster