Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '07

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
72965
 

Yedi asırlık sevişme tavsiyeleri... Bahname ve ıtırlı bahçe...

Yedi asırlık sevişme tavsiyeleri... Bahname ve ıtırlı bahçe...
 

"Şeyh El Nefzavi’nin 1394-1433 yılları arasında yazdığı "Kokulu Bahçe" adlı kitap, müslümanlığın en ünlü seksoloji kitabı olarak biliniyor. Tunus Sultanı Abdül Aziz’in veziri Muhammed bin Uane ez Zonavui’nin isteği üzerine hazırlanan kitap "Binbir Gece Masalları" yazarı Lady Burton’u bile etkisi altına almış ve 1850 yılında bir Fransız subay tarafından Fransızca’ya çevrilmiş." [1]

Cinsellik, insanlığın bitip tükenmez serüveni olduğu için, üstüne de kitaplar yazılmış... Osmanlı'da "Bahname", uzak doğuda "Kamasutra" olsun, insanlara sevişmeyi ve sevişmenin içeriğini anlatmış.

Genelde bilinmeyen ise bu kitapların cinsel hayatı kapsayan hastalıkları da anlatması ve çözüm bulmaya çalışmasıdır...

İbni Sina'nın bile bir bahname yazdığı söylenir... Ancak Bahnameler ağırlıklı olarak 14. yüzyıldan başlayarak yalnız "cinsel" içerikli hale gelmeye başlamış...

Bunun sonucunda da, "Osmanlıların kamasutra kitabı" ya da "cinsel bilgiler içeren ansiklopediler" olarak adlandırmaya başlanılmış...

"Haçlı Seferleri'ne katılan zengin soylular, Doğuda yaşadıkları cinsel deneyimlerini de beraberlerinde getiriyorlardı. Sevişmenin bir sanat, cinsel ilişkinin de bir bilim olduğunu öğrenmişler ve bunu benimsemişlerdi. Yatakta eşleriyle bunları paylaşmaya başladılar. Bu, kadınların da hoşuna gitti tabii. Geleneksel yaklaşımları ve sevişmeleri yeni ve engin boyutlar kazanmıştı.

Arabistan, Lübnan ve Suriye'nin o kemerlerle çevrili haremlerindeki güzel ve aşk ustası kadınlar, zarafet nedir bilmeyen bu kaba saba soylularla, onlardan da beter, bir kadına yaklaşımı hayvandan farksız olan ayyaş uşaklarına, erotizmin temel kuralı olan beden bakımı ve temizliğinin önemini, önsevişmenin değerini, şıp diye doyuma ulaşmadan orgazmın geciktirilmesi tekniklerini ve en önemlisi, sevişmede ve birleşmede bencillikten arınılması gerektiğini öğrettiler. Artık iş bir anda bitivermiyor; bu teknik ve dikkatle erkekler zevkin doruğunda esrikleşirken, kadınlarına da hiç yaşamadıkları, hayal bile edemeyecekleri hazlar, orgazmlar sağlıyorlardı."

Türk şiirinde girilmedik yer bırakmayan küçük İskender, "Bahname" adlı kitabında buna da değinir:

başka şeyler

bendim gülüşünüzün yedek parçası
ateşböcekleri sıçrardı kahkahanızdan.

boyamışsınız yüzünüzü kınalı bir akşamüstüyle
işte vaktiniz olsa flu resmimi de çekerdiniz
kıçınız siklamen vazo ve dahi filbahri penisler
buralarda her şey biraz da tene koşuyor. [2]

Geleim Itırlı ya da kokulu ıtırlı bahçeye...

"Araplar’ın cinsel hayatı konusunda tek kaynak gösterilen kitap, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupalı yazarlarca keşfedildi. Birçok dilin ardından 1970 yılında Başak Yayınevi tarafından Seks Romanları Serisi bünyesinde yayımlandı. Faruk Ülkü tarafından Fransızca’dan tercüme edilen kitabın kapağında "Cinsi aşk bahsinde yazılmış büyük Arap seksoloji şaheseri" ifadesi yer alıyor. İçinde ise 14’üncü yüzyılın sonlarına o dönemde cinsel ilişkideki ayrıntılar en açık şekilde anlatılıyor.

"Ey Vezirim" hitabıyla başlayan kitap önce kadını tarif ediyor:

Yuvarlak belini, güzel göbeğini, şahane sırtını, dolgun kalçalarla birbirine bağladıktan sonra bütün bu harikaların arasına, o oyun ya da savaş alanını yerleştirdi.

Ardından mükemmel bir erkeğin tarifi yapılıyor, "Geniş omuzlu, dolgun kalçalı olmalı ve boşalma anını ayarlamayı olduğu gibi, organını yeniden aşka hazırlama yollarını da bilmelidir. Organın kadını tatmin için en çok on iki parmak ya da üç el toplamı, en az altı parmak ya da bir buçuk el toplamı boyunda olması gerekir."

Yazar ideal bir cinsel birleşmenin nasıl olması gerektiğini ise şu şekilde tarif ediyor; "Bilin ki ey Vezir! Bir kadınla beraber olmak istediğinizde birleşmeniz iyi ve sıhhate faydalı olsun derseniz, midenizi fazla yiyecek ve içecek ile doldurmamalısınız. Böyle durumda belinizde tutukluk, idrarınızı tutamama ve göz zaafiyeti tehlikesi yaşarsınız. Tam birleşme anında onunla oynaşınız. Yanaklarını öperek, dudaklarını ve göğüslerini emerek onu heyacanlandırabilirsiniz. Öpüşmeler, ısırmalar, göğüsleri okşamalar, kucaklaşmalar ağız ve dilin hareketleri zevki uzatabilecek, artırabilecek en güzel şeylerdir, inan bana."
Kitapta ayrıca 11 değişik cinsel birleşme tarifi yapılıyor. Bunun dışında Hintliler tarafından uygulanan 24 ayrı birleşmeden de söz ediliyor. Hepsine ayrı ayrı isimler veren yazar vezirine seslenerek şöyle diyor: "Siz de deneyin değişik durumları. Her kadın şahsen en zevk aldığını seçecektir."

Cinsel birleşme zevkini daha da artırmak için 6 yol bulunduğunu belirten yazar, bunları şöyle sıralıyor: "Güçlü bir aşk ateşi, erkek gücü, çok arzu edilen bir sevginin varlığı, yüz güzelliği, tahrik eden yiyecek ve içecekler." Yazar ayrıca cinsel gücü artırıcı ilaçların da tarifini yapıyor:

"Sakız ağacının meyvelerini ezip, bal ve zeytinyağı ile iyice karıştırdıktan sonra sabahları yataktan kalkar kalkmaz kullanın. Devenin hörgücünde bulunan yağı alıp sevişmeye başlamadan o yağı sürünce faydasını görecek, kadınların da hoşlanacağını öğreneceksiniz. Yeşil bezelye, soğanla iyice kaynatılır, tarçın, zencefil ve kakule tozu serpilerek dövülür. Böylece sevişme gücünü çoğaltacak başka bir ilaç daha elde edilir."

"Kokulu Bahçe"de özellikle Hintler tarafından uygulanan bazı cinsel birleşme pozisyonları da yer alıyor.
• Dok el ovted (Çivileme): Kadın bacakları ile erkeğin belini sarar sıkıca, arkasını bir yere dayayıp kolları ile erkeğin boynuna sarılır.
• Nik el haddadi (Demirci biçimi): Kadın, kalçalarının altına bir yastık koyarak sırtüstü uzanır ve dizlerini göğsüne çeker.
• Haşu en nikanuk (Devekuşu kuyruğu): Kadın sırtüstü yatağa uzanır, erkek onun önünde diz çöker ve sadece başı ve omuzları yatağa değecek şekilde bacaklarını kaldırır kadının; duhulden sonra bacakları ile boynunu kavramış olan kadının kalçalarını kavrayarak aşağı yukarı oynatır." [1]

Dr. Haydar Dümen'e sorulan sorulardan yaşanan trajik yatak sorunlarına kadar, "genel olarak" sevmeyi bilmediğimiz gibi sevişmeyi de araştırmadığımız, öğrenmediğimiz ortaya çıkıyor...

...Ve daha çok "koşulsuz sevmeyi" öğrenmemiz gerektiği...

[1] Ömer Erbil, http://www.milliyet.com.tr/extra/venus/cinsellik/cin001/cinsel73.html
[2] küçük İskender, "Bahname", Om Yay., Eylül 2000.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3553
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster