Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
4952
 

Yedi Günah. 4: Kıskançlık

Yedi Günah. 4: Kıskançlık
 

Geldik dördüncü  büyük günaha? Neymiş, “Kıskançlık”, namı diğer “Hasetlik”…
Bu alt mahallelerde , “Ayşe’nin kürk mantosu var, benim niye yok...” terminolojisiyle ifade edilir… Durmadan bazı insanlar başkalarının eline, ayağına, boğazına ,göğsüne bakarlar (hele kadınlar!) Onun yeni bir broşu var, beni niye yok; yeni bir elbisesi var, benim niye yok? Diye ağlaşır dururlar. Tabii karşıdaki hedef, genellikle evin beyidir de ,bazen de evin babası olabilir… Belli ki, bu konuşmanın bir daha uzarsa sonucu, gözyaşlarıdır… Para yok ki!

Kıskançlığın psikolojik tanımı, “kişinin önem verdiği bir kişinin  yada bir ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu kanısıyla yaşanan karmaşık bir tinsel deneyimdir.”
Diğer yandan bir insanı sahiplenmiş gibi davranarak onu bütün gözlerden ırak tutmaya çalışmak, bir bakıma ruhsal bozukluğun bir göstergesi gibidir.

Kimse kimsenin malı değildir. Kadın erkeğin malı hiç değildir. Ama bir erkek  sevgilisini veya karısını başkalarına göstermeyecek kadar seviyorsa, onu dört duvar arasına kapamaya çalışıyorsa veya çarşaf içine sokuyorsa buna nasıl bir gerekçe bulursa bulsun , bu hastalıklı bir ruhsal yapının tezahürüdür.

Seven insan kıskanır… Doğru mudur? Bir derece, belki… Ama karşıdakine sahiplenircesine davranmak; onun bütün davranışlarını gözlem altında tutmak ne kadar rahatsız edicidir.

Psikologlara göre, “kıskançlık” daha çok özgüven eksikliğinden doğuyor.

Hz. Ebu Hüreyre diyor ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah kıskançtır, mü'min de kıskançtır. Allah'ın kıskanması, mü'minin Allah'ın haram ettiği şeyi yapmasıdır."

Allah… Allah…

Bilge kişiler ne demişler, kıskançlık ve kıskanç kişiler hakkında:

-Kıskancın bu dünyada elde ettiği sadece üzüntüdür. Başkalarını mutlu görünce, kıskançlığı iki kat artar. (Aristotle)
- İnsanoğlu dünyadaki tüm nimetlerin ona ait olmadığını kabul edebilseydi, kıskançlık diye bir şey olmazdı. (Kopp)
- Kıskançlık yılan zehrinden daha beterdir. Çünkü yılan zehri sadece bir kişiyi, kıskançlık ise hem başkasını hem de kendisini zehirler. (Lubbock)
-Kadınların eline silah verilse, ilk vuracakları kimseler kocaları olur.
-Biraz kıskançlık duyarsanız, yaşarken ölmenin ne demek olduğunu anlarsınız. Will Oursler
-Bütün kötü tutkuların en kirlisi kıskançlıktır. A. Strindberg
-Güveler, elbiseleri nasıl kemirirse kıskançlık da insanı öyle kemirir. Saint Chryston
-İki dişi kurt bir inde barınamazlar. A.Puşkin
-Kıskançlık ruhun hastalığıdır. Dryden.

Yani iş hastalığa kadar varıyor. O zaman iş, psikologlara, psikiyatrlara düşüyor… Tabii, eğer kıskanç kişi durumunu anlayıp, bu zatı-kerimlere gitmeye karar verirse… Yok, “hata bende değil, sende… Ayşe’ye niye öyle uzun uzun baktın…” diye tutturacak olursa, adamın dizinin bağları eninde sonunda çözülür…

Bir Türk Atasözü de diyor ki, “El ağzına bakan, karısını tez boşar...” Bence böyle bir kimse boşamaz (keşke boşasa...), tez zamanda sevgilisini öldürerek intikamını alır ve sen sağ ben selamet, bu hikaye de biter…

Güney Amerika’da “Kıskançlık” üzerine şöyle bir anekdot anlatılır:

“Derler ki, Güney Amerika’da “Matador” adlı acayip  bir asma yaşarmış; büyük bir ağacın dibinde belirir sonra yavaş yavaş ağacın bütününü sarar ve tepesine varırmış. Tepesine varıncaya kadar, ağacı zaten boğar öldürürmüş. Ağacın tepesine vardığında, zaferini göstermek için orada bir çiçek açar, aşağı sarkıtırmış. Matador’un bir diğer adı da “Kıskançlık”mış… Küçük olduğu zaman zararsız zannedilen, fakat büyüdükçe çevresine zehir ve kin saçan bazı gönüller, karşıdakilerinin kalplerini kazanırken, yavaş yavaş onların ruhlarını  da öldürürler…

Peki, sevgiyle kıskançlık arasında, doğrusal bir bağlantı var mı?  La Rochefoucold diyor ki : Kıskançlık her zaman sevgiyle doğar, ama her zaman onunla ölmez… Diğer yandan, Dante ise “Kıskanmayan insan sevmiyor demektir…” deyip kesip atıyor.

Peki, kıskançlığın günah olan yanı ne? İbn-i Asakir ne diyor:  “Hz. Adem’in iki oğlundan biri kardeşini kıskançlıktan dolayı öldürdü.”  Baka hey, neler olmuş neler…

Görüyor musunuz iş nerelere kadar gidiyor! Vallahi bu, sevap, günah işlerine pek benim kafam basmıyor… Ne derlerse her halde doğrudur. Kısasa kısas, el cevap: Kıskançlık kötü bir şey midir? Evet, öyledir… Kendinize mukayyet olun.


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bünyesinde Şu 3 " K " yı bulundurandan ölümüne korkarım ben hocam: KISKANÇ... KOMPLEKSLİ... KORKAK... Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 22.12.2011 22:43
Cevap :
Aslan gibi bir insan hiç bir şeyden korkmaz... boşversene sen... İnsan KKKKKKK'lardan korkar mı?  23.12.2011 0:26
 

Kıskançlık mı dediniz, o nasıl bir şey,yenilir yutulur mu,elle tutulur mu?

Şahin ÖZŞAHİN 
 12.12.2011 21:28
Cevap :
Şimdi öyle dersin. Bir de 20 yaşındayken, 18 yaşındaki sevgilinin yanında kalabalık bir yere gittinizi düşünün... Neyse.. Geçti geçti...  12.12.2011 22:45
 

Ceyhan Hocam, haklisin orasi burasi karisiyor bazen. Olay ulkem de gecmisti. aNLATMAYA CALISTIGIM ISE BIZLERIN SINIF ATLAMANIN PARA ILE OLDUGU CARPIK DUSUNCESI! sAGLIK VE SAYGIYLA

Newyorker 
 12.12.2011 20:49
Cevap :
Hah şimdi anlaşıldı şimdi Vehbi'nin Kerrakesi... Onun için memlekette kürksüz avrat kalmadı..? Sınıf atlamanın bir çok yolu vardır. Biri de PARA'dır.. Yadsınamaz.. Afiyetle...  12.12.2011 22:49
 

Ben nasıl daha iyisini yapabilirim? diye soran olumlu kıskançlığa evet. Geri kalan kıskançlıklaraysa koskocaman bir: Haaaaaaayıııııııır! Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 12.12.2011 16:02
Cevap :
Senin "Olumlu Kıskançlık" dediğin şeyin adını belki biraz değiştirmek gerekir. Ona ,acaba, "Özenme" mi desek, aslında daha uygun bir sözcük daha var ama şimdi aklıma gelmiyor. Bilenlerin, duyanların insaniyet namına... Sevgiler ve saygılar efendim.  12.12.2011 18:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 786
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster