Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '07

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
529
 

Yedi sene sonra boşsun!

Yedi sene sonra boşsun!
 

Almanya’nın Bavyera eyaletinde merkezi bulunan ve sağ görüşlü olarak bilinen siyasi partisi CSU’nun isyankar mensubu Gabriele Pauli, Münih’te CSU Genel Başkanlığına adaylığını koyduğunu açıkladı ve parti programını basına sundu.

Haberleri takip etmiş olanlar, Gabriele Pauli’yi hatırlarlar. Kendisi CSU’nun ayrılmak üzere olan şimdiki genel başkanı Edmund Stoiber’in ayağının altındaki taşları oynatan kadındır.

Bu yüzden de Alman basını çoklukla onu isyancı veya devrimci diye anar.

Bayan Pauli seçildiği takdirde, ilk iş olarak ne yapmak istediğini bugün basına açıkladı.

Duyduk duymadık demeyin, Bayan Pauli evlilik süresini 7 (yedi) sene ile sınırlandıracakmış!

Yani insanlar evlendikten yedi sene sonra bu evlilik otomatikman geçersiz hale gelecek.

Bu takdirde karı-koca fazla bir kırtasiyecilik olmadan, mahkeme kapılarında aylarca veya senelerce sürünmeden veya birbirlerini süründüremeden, karşılıklı kısaca “Hoşçakal” diyecekler ve iş bitmiş olacak.

Haydi herkes yoluna!

Bu nasıl iş demeyin, Bayan Pauli, yedi yıl sonra hala birbirlerinden son hızla kaçarak uzaklaşmak istemeyenleri de düşünmüş. Onlar da isterlerse yeni bir anlaşmaya imza atıp, evliliklerini uzatabilecekler.

Pauli buna sebep olarak her iki evlilikten birinin boşanma ile sonuçlandığını ve birçok çiftin, evliliğin ayrılmayla biteceğinden korktuğundan, nikahsız yaşadığını gösteriyor. Birçok fiilen bitmiş evliliğin de, sırf parasal sebeplerden kağıt üzerinde hala sürdürüldüğünü. “Devlet kişilerin özel hayatını biçimlendirmemelidir” diyor.

Kendisi boşanmış ve çocuklarını yalnız büyüten bir annedir.

Bayan Pauli, yedi sene sonunda, taraflardan biri “haydi bana eyvallah” derse, ama diğer taraf “Olmaz dünyada bırakmam, biz asla ayrılamayız” şarkısını söylemeye devam ederse ne olacağını henüz söylemedi.

Ayrıca, ortada çocuklar varsa, onların durumunun bu dostça tokalaşıp, ayrı yönlere gitme eylemi esnasında ne olacağını da.

Ama kendisi çok akıllı bir kadındır, herhalde yakında bunun çözümünü de herkese anlatacaktır.

Bunun dışında, bu çözümün ortaya atıldığı yer Almanya’dır. Ve Almanya her ne kadar işsizlik sorunu, yeni eyaletlerdeki refah geriliği, terör gerilimi, yabancıların problemleri ve yabancı düşmanlarının yarattığı sıkıntılarla boğuşsa da, ayrılıkla sonuçlanan beraberliklerin, kadınları yoksulluk uçurumuna atacağı bir ülke değildir.

Böyle bir kural Türkiye’de söz konusu olabilir mi diye düşündüm bir an?

Kadınların zaten hemen bütün cephelerde kaybeden konumunda olduğu Türkiye’de..

Yedi yıl sonra evlilikler otomatikman düşse neler olabilirdi acaba?

Yedi yıl sonra, herhalde zaten orta yaş sendromunun ortasında boğulma durumlarında olacak koca, “Hoşçakal” sözünü, kendini attığı tatil köyünden ancak kartpostala yazılı olarak gönderecek.

Cebi dolmuş, saçı seyrelmiş başka bir koca, her yedi yılda bir, yedi yıl daha genç bir tazeyle, yeni bir denemeye girişecek ve yedektekilere, bir sonraki yedi yıl için söz verecek.

Her yedi yılda, yeniden doğacak yedi çocuk memlekette yedi kat nüfus patlamasına neden olacak.

Her yedi yılda, parasız güvencesiz ortalıkta kalan kadınlar için açılacak kadın evleri sayısında da patlama olacak ve neticede memleketin finans kaynakları patlayacak.

Her yedi yılda, boşta kalan erkekleri paylaşabilmek için kadınlar arası meydan savaşları çıkacak.

Yedi yıl sonra erkeğin gitmemesi için muska ve büyü yapan üfürükçü sayısı da patlayacak.

Güzellik malzemelerinde, güzellik salonlarında, estetikçilerde de patlama yaşanacak.

Sizi bilmem ama, ben böyle bir gelişmeden şimdiden korkmaya başladım.

Bayan Pauli, yapın ne yapmak istiyorsanız ama, Tanrı aşkına Almanya sınırları içinde.

Yoksa yedi seneyle sınırlı evlilik, maazallah, bizi bozar mı bozar!

Bu arada, Bayan Pauli’nin seçim programına, halen genel başkan Stoiber’in yaptığı yorum:

“Böyle bir söyleme, bu partide yer yoktur, böyle biri kendisine başka parti arasın!”

Pauli’nin kendisine yanıtı:

“Benim yerim CSU’dur! Stoiber benimle yaşamalıdır!”

Nasıl, tanıdık geliyor mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En azindan kadin erkek esler birbirlerinin kiymetini daha fazla bilirler. Kaybetme korkusu degil mi her zaman daha cazip olan, eger "Bana bak, sana yedi yil veriyorum, davranislarina ceki duzen vermezsen haydi bana gule gule" derse eslerden biri evlilik kurumu daha iyi olur. Fakat burada Hulya Avsar'a haksizlik etmedik mi biraz? Cunku bu bayandan once bizim Hulya evlilik muessesesi sadece 3 yil surmelidir demisti de, tum ulke ayaga kalkmisti.
Sevgiler

Tuba 
 23.09.2007 17:57
Cevap :
Bu da bizim Hülya'mızın zekasının bir işaretidir, o da politikaya atılmalı. Birileri ona bunu söylesin:)) Yorumunuza teşekkür ederim, teoride fikir tartışılır da, pratikte Türkiye'de neler olur acaba? Sevgiler.  23.09.2007 18:34
 

Bana göre fena fikir değil, ama üç yıl olsa daha iyi üç yıldan sonra birbirini seven yine evlenir ama sevmeyen, geçinemeyen de kurtulmuş olur.
Böyle biri bize de lazım.
TD:

Tuncay Dağlı 
 22.09.2007 19:56
Cevap :
Gabriele'yi transfer edelim isterseniz? Yoruma teşekkürler.Sevgiler.  22.09.2007 21:38
 

Bence 7 yıl fazla,

her yıl bir ilişki analizi kontratı olmalı,

hatta her günün sabahında...

Bakalım o zaman bakımsız kadın, ilgisiz erkek kalıyor mu?

NİLGÜN BURSA 
 22.09.2007 14:29
Cevap :
Vallahi siz Gabriele'den hızlı çıktınız:))Ama hiç fena fikir değil..Sevgiler  22.09.2007 16:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 555
Toplam mesaj
: 96
Ort. okunma sayısı
: 1406
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor. İsviçre'de Adalet Bakanlığı'ndaki mesleği yanında tiyatro ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster