Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '19

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
24
 

Yedinci Gün Senaryosu

Mısır’da bir buçuk yıl anca iktidarda kalan Mursi’ye karşı 3 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbeye sıcağı sıcağına tepki gösteren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde dünya kamuoyuna yansıyan Sudan’daki askeri darbeye dair herhangi bir cümle kurmadı.

Bunun nedeni nedir bilmiyorum; ama birden fazla nedeni olabileceği de bir gerçek. Sudan’da askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırılan Ömer El Beşir, bir buçuk yıldır değil, otuz yıldır iktidardaydı. Bu, tepki göstermemek için bir gerekçe olabilir mi?

Olabilir, neden olmasın; Ocak 2011 tarihiyle başlayan süreçte iktidarları sona eren çoğu devlet başkanının yıllar yılı iktidarda olduğunu ve başlayan bu süreçle de iktidarlarının sona erdiğini biliyoruz. Mısır’da Hüsnü Mübarek, Libya’da Kaddafi vs.

Ülke olarak bu süreçte bir hayli zorlandık; ama süreç gelgitlerle devam ettiği için, zorlu sürece henüz daha nokta konmuş değildir. Doludizgin devam ediyor; ama her adımda geri dönülmez bir yolda da ilerliyor…  

11 Nisan 2019 perşembe günü kamuoyuna yansıyan Sudan’daki askeri darbe, Mısır’daki gibi kanlı olmadı. Ya da konunun detayları paylaşılmıyor, konuya ilişkin bilgilerimiz sadece haber kaynaklarının paylaştıklarıyla sınırlıdır çünkü.

Acaba Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, tepki göstermemesinde, içte Yerel seçim sonrasında gündeme gelen ‘yeniden sayım’ konusuyla, dışta Türk-Amerikan İş Konseyi Görüşmelerinin yapılıyor olması bir gerçekçe olabilir mi?

Evet, olabilir, her iki konu da güncelliğini sürdürüyor çünkü. ABD ile ilişkilerimiz en kötü dönemini yaşıyor, Hazine Bakanı Berat Albayrak, her ne kadar Donald Trump tarafından kabul edilmiş olsa da. Söz konusu görüşmeye dair yansıyan fotoğrafta danışmanı damadının da yer alması oldukça dikkat çekiciydi.

Sudan meselesine geri dönersek, konunun Papa Françesko’yu ilgilendiren bir boyutu da var. Burada da yaşadığımız sürecin dini boyutu dikkat çekiyor. 16 Nisan 2019 tarihinde kaleme aldığım “Notre Dame Katedrali Yanarken” başlıklı yazımda buna dair cümleler kurdum; ama Sudan’daki askeri darbe konusunu es geçtim, ya da okuyucularımın hikmetine havale ettim diyebilirim.

Yukarıda yaşadığımız sürecin, her adımda geri dönülmez bir yolda ilerlediğini dile getirdik. Dikkat edin Sudan’daki askeri darbe 11 Nisan 2019 perşembe günü. İki gün sonra, 13 Nisan cumartesi günü, Güney Sudan devlet başkanı Vatikan’da, Papa Françesko’nun konuğu. Ve Papa Françesko, konuğu Güney Sudan devlet başkanının ayağını öperek, barış konusunda kendisini cesaretlendiriyor. İki gün sonra 15 Nisan pazartesi günü, akşam saatleri Fransa’da, Paris’in sembolü Notre Dame Katedrali’nde yangın çıkıyor.

Bu olayın birkaç gün sonrası, Papa Françesko, yine sahnede, bu kez hapishaneyi ziyaret ediyor ve tutukluların ayaklarını öpüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse Hristiyanlık’ta böylesi bir gelenek varsa da bilmiyorum; ama yukarıdan beri anlattıklarımla birlikte düşündüğümde, birtakım tuhaflıklar sezinliyorum.

Acaba diyorum hapishanelerdeki tutukluların ayaklarını öpmek bir günah çıkarma mı? Ya barış konusunda cesaretlendirmek istediği Güney Sudan devlet başkanının durumu ne, hele son yıllarda dünyanın her santimetrekaresinin açık hapishaneye döndüğü gerçeği karşısında?

Papa Françesko, 7 Milyarın da ayağını öper mi, ne dersiniz?

Bu arada Sudan ile Güney Sudan arasında kafası karışan okurlarım varsa, hemen bu kafa karışıklığını giderelim: Güney Sudan, 2011 yılında bağımsızlığını ilan etti, tabii ki ayrıldığı devletin adı da Sudan.

Bakar mısınız, 11 Nisan 2019 perşembe günüyle başlayan on günlük kısa bir zaman diliminde neler neler oldu?

Sudan’da askeri darbe, Vatikan’da, iki farklı mekânda ayak öpme görüntüsü, Paris’te Notre Dame Katedrali yangını.

Bugün 20 Nisan 2019 cumartesi, Türkiye-Irak sınırında teröristlerle yaşanan silahlı çatışmada 4 askerimiz şehit, 6 askerimiz yaralı. Papa Françesko’nun, Güney Sudan devlet başkanının ayağını öptüğü günün bir hafta sonrası.

Bunun da bir anlamı olsa gerek, öyle ya, cumartesi haftanın sonudur, 7. Gün’dür. Ve dünyanın her santimetrekaresinde 7. Gün’ün senaryosu yaşanıyor desek yeridir. Şu bir gerçek ki, yaşanan senaryodan haberi olmayan herkes şehittir, ya da şehit adayıdır.

Devlet ağzıyla kamuoyuna ilan edilen her türlü bilgiyi sorgulayan biri olarak, şehitliğin nice türünün olduğunu da biliyorum; bu anlamda yaşadığımız sürecin tüm şehitlerine Allah’tan rahmet diliyorum.

Okurlarıma 16 Nisan 2019 tarihli “Notre Dame Katedrali Yanarken” başlıklı yazımı okumalarını öneririm. Yazıya aşağıdaki adresten ulaşabilirler.

http://blog.milliyet.com.tr/notre-dame-katedrali-yanarken/Blog/?BlogNo=606220

Rıza Üsküdar

20 Nisan 2019/Eskişehir

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3423
Toplam yorum
: 2174
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 575
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuyum. Öğretmenliğim sırasın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster