Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4261
 

Yel eser tozu kalır, su gider kumu kalır… Gözyaşları nereden gelir nereye gider………

Yel eser tozu kalır, su gider kumu kalır… Gözyaşları nereden gelir nereye gider………
 

Önce hıçkırıklarının sesi duyuldu, Ankara’nın en hareketli caddelerinden Tunalı’da mağazalara baka baka yürürken. bir kadının hıçkıra hıçkıra ağlama sesi bütün gürültünün ortasında avaz avaz yankılanmaya başladı. Ses gittikçe yaklaşıyordu, yanımdan sanki ağır çekimdeymiş gibi geçerken baktım nasıl biridir bu içi parçalanarak ağlayan kadın diye. Üzerinde pembe tşörtü, siyah pantalonu, omzunda çantası, elinde poşetiyle gayet eli yüzü düzgün ve güzel bir kadındı. Böyle bir durumda hemen herkesin belki de ilk aklına gelebilecek “deli” yakıştırmasından oldukça uzak bir görümde, ağlaya ağlaya, tek başına geçti gitti yanımdan. Herkes kısacık bir an ona baktı ve sonra kafasını çevirip yoluna devam etti. O ise kimseyi görmüyordu. Kim bilir neydi onu böyle ağlatan. Belki hayatın yükünü kaldıramayıp ruhunu ve aklını ağırlaştıranlardandı, belki kötü bir haber almıştı, belki canı dünyayı gözü göremeyecek kadar çok yanmıştı, belki belki…kim bilir neydi…

Niye bilmem, günlerdir zaman zaman aklıma geliyor cadde boyu ağlayan bu kadının hali. O an yanına gidip sormak istedim, yardımcı olmak istedim ama çekindim. Hem ne kadar ve nasıl yardımcı olabilirdim bilemedim. Belki sormak gerekirdi.

Hayat ne tuhaf, kendi bildiğini yazıyor, okuyor, oynuyor. Bazen bir kukla gibi hissediyorum. İplerden kurtulduğunda kendi istediklerini yapabileceğini düşünürken, aslında olduğun yerde yığılmak gibi.

Son derece sıradan ve normal bir hayatın içindeymiş gibi görünürken ya da gerçekten öyleyken bir anda zamanın getirdikleriyle sokakta bağıra çağıra ağlayan bir kadına dönüşebiliyor/mu insan.

Yaşanan acılar her neyse, her ne kadar derinse de zamanla gücünü kendinden almayı öğrenebilmeli sanırım. Söylemesi kolay, uygulaması zor. Hayat nereden ne gösterir hiç bilinmiyor. Sen bütün silahlarımı kuşandım, gardımı aldım derken, bir anda elin kolun ve tüm silahların düşüveriyor. Dengeleri elden geldiğince kaçırmamak lazım, akıl ve ruh sağlığını korumak adına, hayatı olduğu gibi kabullenip sürdürebilmek adına, değiştiremedikten sonra….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ankara sokakları ağlatır insanı, bi zaman gelir kendinde boğulursun...Bir zamanlar o sokaklarda en çok ağlayan kadındım belki de...ama ne var biliyor musun canım arkadaşım, Ferzan Özpetek'in Cahil Periler filminde " Akışına bırak herşeyi nasılsa hislerin değişmeyecek" der. İşte insanın yaşam felsefesi bu olmalı, yoksa daha çok kentin sokaklarında ağlatır hayat insanı... Öpüyorum arkadaşım...

Ayças 
 20.07.2010 1:30
Cevap :
Ayçacım sen varya....ben gibisin....o yüzden böyle iyi anlayabiliyoruz birbirimizi yazılarla...ben de o kadınlardan/dım/m...çok doğru ama akışına bırakmak her zaman kolay olmuyor....içten birşeylerin gelmesi lazım...bu insanın içi nasıl birşeyse her zaman söz dinletemiyor insan...öpüyorum çok...  20.07.2010 18:36
 

hayat virgülle nokta arasındaki koşuşturmamız değil mi.. Bazen kederlerle bazen coşkularla gider geliriz.. Bazen yıkılan hayallerimize ağlarız.. Bazen kırdığımız inancların molozları altında can cekişen vicdanların sızlamasından akar göz yaşı.. Ağlarız doldu dolu olduğumuzdan kendimizden taşarız kendimizden gecerek.. Ağlamak bazen masumane, bazen kurnazlık bazen cellatlaşmanın pişmanlığı... hayat bazen ağlamayla güzeldir bazen gülüşlerle.. üstad ne güzel ifade etmiş '' etmeyin reis bey siz ağlayamazsınız ağlaya bilseydiniz anlaya bilirdiniz'' ağlamak bazen hayatı bazen yürekleri bazen kendini anlamaktır.. Ağlamak bazen yaşama direnmektır.. yüreğinize sağlık sevgilerimle

gggh 
 06.07.2010 16:57
Cevap :
Üstad çok güzel ve doğru söylemiş'' etmeyin reis bey siz ağlayamazsınız ağlaya bilseydiniz anlaya bilirdiniz'' diyerek gerçekten de ağlamak ağlayabilmek birazda anlayabilmek...ve bazen yaşama direnmek gözyaşlarıyla...çok teşekkür ederim güzel katkınız ve yorumunuz için sevgilerimle...  07.07.2010 21:26
 

Ümit; öyle güzel özetlemişsin ki .. Hayatta her şey elbette istediğimiz gibi gitmiyor.. Yeri geliyor çok büyük hayal kırıklıklarına uğrayabiliyoruz.. Sevdiklerimizi kaybedebiliyoruz. Darbeler alabiliyoruz dost dediklerimizden.. Evet, hayat süprizlerle dolu, ve bir saniye sonra ne olacağı belli değil.. Belki bir gün sokakta yürek parçalarcasına ağlayan kadın biz de olabiliriz, kim bilir.. Hayatı olduğu gibi kabul etmekten başka yapacak birşeyimiz yok diye düşünüyorum. Hayallerimiz için savaşmalı ama elimizden gelmeyen, değiştiremeyeceğimiz şeyleri de olduğu gibi kabul etmeliyiz.. Yoksa zor , işimiz zor :) Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 05.07.2010 11:15
Cevap :
Sibelcim, bir zaman sonra hayatı değiştiremeyeceğini, onu olduğu gibi kabullenmek gerektiğini anlıyorsun...ne yapalım...her gelen insanın hayatına birşey katar diye düşünüp, fazla kafa yormamak gerekli belki..bilmiyorum ki..:) teşekkür ve sevgilerimle...  05.07.2010 19:57
 

hayat işte ümitcim.. insanı neye benzetecegi, hangi şekle sokacagı, nerede yaşatacgı, nelerle karşılaştıracagı bilinmiyor ki..... bir anda ağlayan palyaçoya dönüşebiliyoruz.

sema öztürk 
 04.07.2010 21:32
Cevap :
Haklısın Semacım...hiç belli olmuyor...geldi mi insan bazen durduramıyor...teşekkür ve sevgilerimle...  05.07.2010 0:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 804
Kayıt tarihi
: 03.10.08
 
 

Yaş olarak 35 dolaylarında, bir arkeoloğum. Çoğu zaman eksileri artılarından fazla da olsa mesleğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster