Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '17

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
79
 

Yelkenler Yelde Sınanır. (3 Bölüm)

 

         1968 yılından itibaren Tataristan Yazarlar Birliği üyesi olan Fenis Yarullin’in şiir, roman ve oyun kitapları olmak üzere toplam 51 tane kitabı yayımlanmıştır. Yaptığı çalışmaları çeşitli ödüllerle taçlandırılan Fenis Yarullin 1978 yılında “Ayrılmaz Dostum” ve “Nefes” adlı şiir kitapları için Tataristan’ın Musa Celil adındaki komsomol[1] ödülünü, 1995 yılında ünlü Tatar şair Gabdulla Tukay adındaki devlet ödülünü almıştır. Ayrıca Fenis Yarullin “Halklar Dostluğu” nişanı sahibidir.

 

         Fenis Yarullin 8 Aralık 2011 tarihinde Kazan’da vefat etmiştir. Yazarın vefatından sonra güncesi kitap haline getirilmiş ve “Anı Derinliklerinde Ateşli Kor” başlığı altında 2013 yılında Çuvaşistan’ın başkenti Çabaksar’da 4000 tiraj olarak yayımlanmıştır. 584 sayfadan ibaret olan bu kitap, Fenis Yarullin’in bilinmeyen yönlerini ortaya koymuştur. Bu kitabın yayımlanmasında Fenis Yarullin’in fedakâr ve vefakâr eşi Nursöye Hanım’ın büyük çabası ve emeği vardır. Yaşanan üzüntü ve mutluluk gibi karmaşık duyguları bir arada barındıran bu kitapta yatağa bağlı olduğu halde yazarın başkalarını düşündüğünü öğrenmek ayrıca etkileyicidir. Fenis Yarullin’in hayatı başlı başına bir kahramanlıktır.



[1] Komsomol, Sovyet Komünist Gençlik Teşkilatının adı.

 

Ben, tekerlekli sandalyeye bağlı olduğu halde yazarlık yapan iki yazarı biliyordum. Onların ilki, Kazan Tatar Edebiyatı’nın klasiği, roman ve oyun yazarı, edebi tenkitçi, ünlü Tatar şairi Gabdulla Tukay’ın (1886–1913)  yakın dostu Fatih Emirhan’dır[1] (1886–1926). Fatih Emirhan 20 yaşındayken bir hastalık sonucunda tekerlekli sandalyeye mahkûm kalmış, ancak yazmaya devam etmiş ve Tatar Edebiyatı’na eşsiz eserler bırakmıştır. İkinci yazar ise mevzuubahis olan Fenis Yarullin’dir.

Yatağa bağlı olan üçüncü şairi Fenis Yarullin’in güncesinden öğrendim. Gakıyl Segıyrov’un (16.02.1938–29.07.2009) adını daha önce hiç duymamıştım. Zira Kazan’dan uzakta yaşayan bu şairin şiirlerinin gün yüzüne çıkmamış, Tatar Antolojisi’ne alınmamış olması acı bir gerçektir. Fenis Yarullin “Anı Derinliklerinde Ateşli Kor” adlı kitabında, Segıyrov konusuna da değinmiştir. Yarullin, Segıyrov’un Kazan’a getirilmesi gerektiğini dönemin Tataristan Yazarlar Birliği başkanı Rinat Möhemmediyev’e (1948) açmış ve aldığı yanıt karşısında şoka uğramıştır. Telefonda Möhemmediyev’den aldığı yanıt şu şekilde olmuştur: “Yazarlar Birliği maluller yurdu değildir… Kendin Kazan’da oturduğuna şükür et!”.

Hayatta kimse tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak istemez, bu asla bir tercih değil kaderdir. Bir de herkes potansiyel bir engellidir, bunu asla unutmamak gerek. Onun için bu durumda olan insanlara kolaylık sağlanması, yardımcı olunması gerekmektedir. Yazarlar Birliği başkanının bu sözleri ne akla ne de mantığa sığmaktadır. Segıyrov Kazan’da yaşasaydı belki daha fazla eser üretir ve daha geniş kitlelere ulaşırdı… 



[1] Fatih Emirhan ile ilgili daha geniş bilgi, Kurban “Yaşlı Tarihin Yankısı (Bulgar-Tatar Tarihi ve Medeniyeti), 2014: 134.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 214
Kayıt tarihi
: 31.05.17
 
 

Rukiye TÜREYEN kimdir.     1980 yılında Sakarya'da doğmuştur. Üç aylıkken geçirdiği menenjit hastal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster