Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1078
 

Yeme- içme adabı...

Yemeğe ve içmeye besmele ile başlanmalı. Yeme-içme kesinlikle sağ elimiz ile yapılmalı. Yenilen yemekte kesinlikle kusur aranmamalıdır. Yemeğin sonunda Allah (C.C.)’a vermiş olduğu rızıklar için yemek duamız yapılarak şükredilmeli eğer yapacak bir yemek duası bilinmiyorsa en azından “Elhamdülillah” diyerek Allah (C.C.)’a şükredilmelidir.

Allah (C.C.); “Ve yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz” (1) buyurarak yemekte israftan kaçınmamızı emretmiş olup, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ise; “İsrafta kibir ve gururda bulunmaksızın size helal kılınanlardan yiyiniz, içiniz, tasadduk ediniz ve giyininiz” (2) buyurmuştur. “Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir başka Hadis-i Şerifin de ise; “Besmele çek, Sağ elinle ye! Hep önünden ye” (3) buyurmuştur.

Ayrıca yemeğe başlarken besmele unutulursa eğer “Bismillâhi evvelehü ve âhirehü” veya “Bismillâhi vel evvelü vel âhirü” denilmelidir. Bu konu ile ilgili olarak Ümeyye İbni Mahşi (r.a.)’ın rivayetinde Peygamber Efendimiz (S.A.V.), yanında birisi ile birlikte yemek yiyordu. Adam son lokmaya kadar besmele çekmedi. Son lokmayı ağzına götürürken hatırladı ve “Bismillâhi evvelehü ve âhirehü (baştan sona bismillah)” dedi. Bunun üzerine Resullullah Efendimiz (S.A.V.) tebessüm etti ve; “Şeytan onunla birlikte yemek yiyordu. Adam besmele çekince, şeytan tüm yediklerini kustu” (4) buyurdu.

Yemeğin önemli adablarından biri de; kalabalık halinde topluca yemektir. Aile fertlerinin ayrı ayrı yemesi dinimizce de hoş karşılanmamıştır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “Allah nazarında yemeklerin en hoşu, üzerine uzanan ellerin çok olduğu yemektir” (5), “Hep beraber yiyin, dağılıp ayrılmayın, zira bereket cemaatledir” (6) buyurmaktadır.

Vahşi bin Harb’den rivayetle: Kendisine, “Yiyoruz fakat bir türlü doyamıyoruz (ne yapalım?)" diye dert yanan bir kimseye Peygamber Efendimiz (S.A.V.) sorar; “Yemeği ayrı ayrımı yiyorsunuz, yoksa beraber mi?” adam; “Ayrı, ayrı” deyince, “Öyle ise sofraya beraber oturun, besmeleyi çekin, bitince Allah’a şükür edin, yemek hakkınızda mübarek kılınır” (7) buyurmuştur.

Günümüz koşturmacasında boğulan ve erozyona uğrayan aile fertleri arasında ilişkilerin tamiri de topluca oturulan yemeklerde mümkündür. Topluca oturulan yemeğe önce büyüklerin başlaması, sofralarda yemek esnasında nezih ve hoş mevzuların konuşulması ve güzel hikayelerin anlatılması umumi bir adab olarak benimsenmiştir. Böylece aile fertleri arasındaki muhabbet ve ülfetin artması amaçlanmış olmakla birlikte, günün telaşı ve koşuşturmasına kapılan bizlerin, yemek vakitlerinde hep beraber oturulan sofralarda; hem yemek yeme, hem de aile büyükleriyle yapılacak muhabbetler vesilesiyle günün muhasebesini yapma ve yorgunluğunu atma fırsatını, hem de yaptığımız hatalar veyahutta tıkandığımız noktalarla ilgili istişare yapma fırsatını bulmuş oluruz.

Nice kalabalık masalarda (sofralarda) oturulup, yenilen yemeklerde bulunmak temennisiyle...
Sağlıcakla Kalın... 

DİPNOT
1- Kur’an-ı Kerim, el-Araf Suresi, Ayet No: 31.
2- 500 Hadis, Hadis No: 294.
3- Buhari, Et’ime 2, 3- Müslim, Eşribe 108 (Riyazü’S Salihin C. 4, s. 203).
4- Ebu Davud, Et’ime 15- Nesai, es-Sünenü’l kübra, Adâbü’l-ekl 15 (Riyazü’S Salihin C. 4, s. 209).
5- et-Terhib vet-Tergib, C:3, s.134
6- İbn-i Mace, Et’ime, 17.
7- Ebu Davud, Et’ime, 15 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sofraya saygılı olurum ama bu kadar ince düşünceye sahip değilim doğrusu. Selamlarımla.

Kerim Korkut 
 18.11.2019 17:44
Cevap :
Sıkıntı yok Kerim bey, öyle ya da böyle hepimizde eksiklikler var :)) Afiyet şifa olsun İnşaallah...  18.11.2019 18:10
 

Sonuç, sonuç ortada diyerek; Bundan iki üç ay evvel okumak isteyen bir kız çocuğunun okumasına müsaade etmeyen annesini öldürmesi olayı ile benim bloğum ve yorumunuza verdiğim cevap arasında bir bağlantı kurmayı başarıyor olabilmeniz bile yazılan bloğu ve yorum cevabına karşı değil de içerikte yapmış olduğum “inancıma” karşı olduğunuzu anlamakta çokta güçlük çekmiyorum aslında. Bu arada oğlum ilköğretim 6. sınıfa geçti. Gayet başarılı bir öğrencilik hayatı yaşamakta. Belki merak edersiniz diye belirteyim istedim. Bu arada kendisi MB’nin en geç bloggerlarından biridir. Sayfa adı; “tarıkbin_ziyad”tır... Ayrıca Blog içeriğinde kaynak olarak kullandığım Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerin yer aldığı kaynakları eser adı cilt numarası sayfasına kadar dipnotta bildirdim, araştırıp teyit edebilirsiniz... Tabi öyle bir niyetiniz varsa!!!

Yorum Dükkanı 
 03.09.2009 11:32
 

Ve sınıfının ayrısı solak. Zorlama gereği duymadım. Çünkü sağ ve sol, her iki eli de Allah bize verdiyse ve çocuk hiç bir yönlendirmeye maruz kalmadan sol eli kullanmayı tercih ettiyse, yani beyni onu oraya yönlendirdiyse neden zorlayayım. Nasıl sağ elle yemek yiyen diğer çocuğumu sol elle yemek yemeye veya başka bir şeye zorlamadıysam. Diğer yandan bu zorlama direk yaradana karşı yapılan bir isyan değil mi? aynı zamanda. Doktorların veya bu konuda görüş bildirenlerin söylediğinin safsata olduğundan söz ediyorsunuz. Onlar üfürükçümü ki onlardan böyle söz ediyor, safsata diyorsunuz. Bir şey söylüyorlarsa yapılan zorlamaların ilerde ortaya çıkabilecek, çıkan yan etkilerini gördüğünden diyorlardır mutlaka. Bundan iki üç ay kadar önce bir kız annesini öldürmüştü hatırlıyor musunuz? Nedeni ne idi.. Kız okumak istiyordu ama ailenin diğer üyeleri buna izin vermiyordu. Çünkü onların yaşam standartları buna uymuyordu. Kızın evde elini yüzünü kapatıp oturmasını istiyorlardı. Sonuç? Sonuç ortada.

Ayrıntıda gezinmek 
 02.09.2009 12:52
Cevap :
Selamlar. Zorlama yapılmaması gerektiğini söylüyorsunuz oysa yapmış olduğunuz yoruma verdiğim cevapta, ben farklı bir şey söylemedim ki. Ben şahsınıza zorlama yapın gibi bir cümle kurmadım. YA OKUDUĞUNUZU ANLAMIYORSUNUZ, YADA ANLAMAK İSTEDİĞİNİZ GİBİ ANLIYORSUNUZ. Tarafıma, yorum cevabımdan çıkardığınız sonucu başka türlü ifade etme şansı bırakmıyorsunuz. Benim oğlumda dünyaya geldiğinde solaktı, yazma-çizme vs. eylemlerinde hiç müdahil olmadım. Yeme-içme konusunda yönlendirme ve telkinlerle bu sorunu aştık. Bu durumda medyada çıkan bazı söylemleri safsata olarak değerlendirmem tabi çok normaldir. devam edecek...  02.09.2009 13:22
 

Doğuştan solak olanlar ne yapmalı peki diye bir soru geldi aklıma. Cevap verme şansınız var mı?

Ayrıntıda gezinmek 
 02.09.2009 5:20
Cevap :
Selamlar. Günümüzde gerek görsel medyada gerekse yazılı medyada bazı çocukların doğuştan solak olduğunu, bu çocukların beyninin sol tarafının baskın olduğunu ve tüm aktivitelerinde sol elini kullandığını, onun için de sağ elle yemek ve içmek gibi alışkanlıklar da diretmenin yanlış olduğunu, aksi takdirde çocuğunun sol beyninin körelebileceğini vs... gibi röportajlar ve yazılar yer almaktadır. Yazarken ve resim yaparken sol elini kullanan çocuğa sahip bir ebeveyn olarak, bu söylenenlerin birer safsatadan ibaret olduğunu gerçeklerle uzaktan yakından alakasının olmadığını, bizatihi kendi hayatımda tecrübe etmiş bulunmaktayım. Oğlum yeme-içme eyleminde sağ elini kullanıyor, yazma-çizme gibi diğer işlerinde sol elini kullanıyor. Hiçbirinde de herhangi bir sıkıntı çekmiyor. Burada önemli olan küçük yaşlarda gerekli eğitimin yani; yönlendirme ve gerekli telkinlerin verilmesidir. Bunu bizatihi yaşamış biri olarak cevap yazmaktayım. Sağlıcakla Kalın...  02.09.2009 9:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2296
Kayıt tarihi
: 05.04.08
 
 

1972 Haziranında  Eskişehir'de doğdum. Edirne'de ikamet ediyorum. Duygu ve düşüncelerimi yazıya d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster