Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1888
 

Yemenimde hare var

Yemenimde hare var
 

Yokluğun, fakirliğin rengi idi bir zamanlar ayaklarda, kırmızı ve siyah. Toprağın efendisi köylülerin yabana giydikleri şehirli bir renkti köylerde. Şimdi ise köylülerin yüzüne bakmadığı, zenginliğin bir göstergesi olarak çıkıyor önümüze kırmızı, siyah ve diğer renkler. Kırımızı ve siyah rengin kuşatmasından çıkıp, renklerin çeşitliliği, tasarımların inceliği, modellerin özgünlüğü Yemenileri sosyetenin gözdesi yapmış.

Kırmızı ve siyah rengi aramak için düştük Gaziantep caddelerine. Eskiden yüzlerce Yemenicinin bulunduğu Şehitler caddesine vardığımızda; Kemikli Bedesten’in yanına sığınmış. Taş duvarlara iğreti tutunmuş, ayakta kalmak için birbirine yaslanmış iki Yemenici bulduk.

Neme dayanmış taş duvarlar ve gama dayanmış iki yemenici. İlk uğradığımız eski kuşağı temsil eden Yemenici Recep Usta (Dinçerler) yaşı seksenlere dayanmasına rağmen, hala kırmızı siyah Yemenilerden ayrılamamış. Dedelerinden kalma yemeniciği sürdürmeye devam ediyor. O eskiden kalma insan siyah ve Kırmızı renklerden vazgeçememiş. Bu sebeple geleneksel modellerin dışına çıkmamış.

Onun hemen yanı başında ise Yemenici Halil ustanın oğlu, Orhan usta ( Çakıroğlu )var. O Babası Halil Ustayı Yemenicilikten vazgeçirmek için babasının yanına gelmiş. Ancak siyah ve kırmızı renklerin büyüsüne kapılmış. Bir daha da bu meslekten ayrılamamış. Ancak değişen ve gelişen zamana, ihtiyaçlara göre kendini yenilemiş. Önce Kırmızı ve Siyah geleneğinin dışına çıkarak her renge Yemeninin kapısını açmış. Taleplere göre yeni modeller, motifler geliştirmiş. Geçmişte köylülerin giydiği Yemeni, sosyetenin vazgeçilmez aksesuarlarından olmuş. Şimdilerde her gün onlarca kişi yemeninin büyüsüne kapılıp, yemenicilerin yolunu tutuyor.

Özellikle televizyon dizleri, sinema filmlerin de ayak dekorunu tamamlayacak bir aksesuar haline gelmiş. Truva filminde “Aşil” rolünde oynayan Brad Pitt’in botları Gaziantepli yemeni ustası Orhan Çakıroğlu tarafından yapılmış. Brad Pitt, Çakıroğlu’na üzerinde, “Mr. Orhan, thank for the boots (Orhan Bey botlar için teşekkürler) yazılı imzalı fotoğrafını göndererek emeğe olan saygısını göstermiş.

Yemeni, halk oyunları ekiplerinin ayak aksesuarları içinde vazgeçilmez bir aksesuar olmuş durumda. Televizyonlarda izlediğimiz çok sayıda dizideki oyuncuların ayaklarında görüp imrendiğimiz Yemenilerde, Gaziantepli Yemenicilerden.

“Dost başa düşman ayağa bakar” atasözümüzün gösterdiği yol doğrultusunda, düşmanlara ayağımızın sağlam ve sıhhatli olduğunu göstermemiz gerekiyor. Bu amaçla Recep usta gelen müşterilerine önce çarığı ayaklarına giyerek denemelerini istiyor. Bu davranış normal gelebilir size, ayakkabıcılarda aynısını yapıyor. Ancak Recep Usta’nın yönteminin bir farkı var. Ayakkabıcılar Ayakkabı denerken, ayakta çorap olmasını isterler. Bu amaçla yedek çorap bile bulunur ayakkabıcılarda. Ancak yemeniyi denerken çoraplar özellikle çıkartılır. Bunda amaç rahatlığı en önemlisi ferahlığı hissetmektir. Ayağa çorapsız giyilen yemeni sıcak havalarda güzel bir ferahlık bırakır.

Yemenici Orhan Usta ile Yemenilerin kuşattığı nostaljik dükkanda yolculuğa çıktık.

Yemenicilik’in Türkiye’ye Yemenden geldiği tahmin ediliyor. Yemenden geldiği için bu adı aldığı söyleniyor. Bir başka rivayette ise Yemeni Ekber adlı kişinin ilk bu işi yaptığından dolayı bu ismi aldığı söyleniyor.

Yemenicilikle uğraşanlara Yemenici/ Köşker denilmekte. Yemeninin üstü deri, altı köseledir. En sağlam yemeni Manda derisinden yapılır. Dana, keçi gibi sert deriler kullanılır. Ancak motiflerin değişmesi ile yumuşak geçişler de koyun derisi de kullanılabilir.

Yemeni yapılı ve renklerine göre de isimlendirilmiş. Bu sebeple çok sayıda ismi var. Bunlardan bazıları.

Yapılışlarına göre
a) Gülşeftali: Kırmızı köseleden kulaklı ve kulaksız olarak yapılır. Daha çok zenginler giyermiş.

b) Annubi: Mor köseleden yapılır. Yalnız kulaklı olur.

c) Siyah yemeni: Siyah köseleden yapılır. Halk tarafından giyilir.

d) Merkep Yemeni

e) Atıncalı (gülden) Yemeni

f) Kulaklı Yemeni

g) Metelik

Numaralarına göre
Küçük Hasbe/ 7 yaş, Büyük Hasbe /9-10 yaş, Bostan 34-35, Zenger/38-39, Ges/40-41, Lorbo/42, Kaba Lorbo/43, Özger/44, Uluayak/45 ve Zeber hiçbir numaraya uymayan.

Siyah ve Kırmızı yemeni dışındakilerin bir seri üretimi yok. İstenilen, renk ve modelde yapılıyor. Talep edilen her yeni ürün farklı bir modelin doğmasına sebep oluyor. Bu sebeple isterseniz kafanızdaki tasarımı söylüyorsunuz, dünyada sadece sizin giyebileceğiniz bir yemeni ortaya çıkıyor.

Yemeni çiftlerinin diğerleri ile karışmaması için bir birlerine iple bağlanmıştır. İple bağlanan Yemeniler toplu olarak dükkanın duvarlarına asılıyorlar. Toplu halde asılan bu yemeniler renkleri ile her geçenin dikkatini çekiyor.

Yemeninin büyüsüne kapılan özellikle bayanlar, yemenicilerin yolunu tutuyor. Kendini özgür ve tarzlarını özgün oluşturmak isteyenler için Yemeniciler bir zaman daha aramızda olacak gibi.

Özelikle yaz aylarını serin bir ayakla geçirmek isteyenleri Yemeninin sağlıklı ve ferah dünyasına çağırıyoruz.

Dün sadece siyah ve Kırmızı renklerin hakim olduğu Yemeniciler Çarşısında şimdilerde renkler çoğalmış, ama Yemeniciler azalmış. Son Yemenici kepenklerini kapatmadan yetişmekte fayda var, Yemenin büyüsüne. Yoksa bir türküden başka bir şey kalmayacak dudaklarımızda” Yemenimde hare var/ yüreğimde Yare var”

Hare: yemeninin üzerinde bulunan dalga

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sayenizde ilginç buldğum bir konuda bilgilendim esenkalınm.

Ezgi Umut 
 07.06.2007 6:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 68
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 3194
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Çeşitli dergi ve gazetelerde, gezi, deneme, öykü, şiir yazan bir yazar. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster