Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '14

 
Kategori
Beslenme
Okunma Sayısı
1354
 

Yemeyen çocuk için öneriler

Yemeyen çocuk için öneriler
 

Bir önceki “Yemeyen Çocuk” yazımızda, iki miniğimin az yeme problemlerinden ve bu problemin çözümünün annenin psikolojik durumuyla oldukca yakından ilgili olduğundan bahsetmiştik. Bu yazımızda, yemeyen oğlumu, yemek yemeye nasil alıştırdığımızdan, ve çocuk psikiyatristinden aldığımız bilgilerden bahsedecegim.

Şunu da belirtmeliyim ki, oğlum su anda alti yasinda ve hala ince yapili bir çocuk, ama beslenmesi ile ilgili pek bir sorunumuz kalmadı. Kızım, iki yaşında ve olduca zayıf. Oğlumla gectişimiz aynı yollardan onunla da yürüyoruz. Şu anda, doktorumuzun ısrarı üzerine kan tahlilleri yapılıyor ve neden fazla kilo almadığı kontrol ediliyor. Mutlu ve hareketli bir cocuk olduğundan benim fazla bir endişem yok. Lafı fazla uzatmadan konumuza gelelim.

Oğlum için uzmanımızın önerdikleri ve bizim uyguladıklarımız:

1. Çocukların bebekliklerinden itibaren edindikleri yemek yeme alışkanlıkları, tüm yaşamları boyunca takip edecekleri yeme alıskanlıklarının temelini oluşturuyor. Yani masada ailece yenen bir yemekle, televizyon karşısında yenen yemek arasında ki fark çok büyük. Sağlıklı yeme alışkanlığı sadece vücudun beslenmesinden ibaret değil, ruhun da beslenmesiyle ilgilidir. Çoğu zaman obezitenin sebebi de, insanlarin yemeğe aç olmasindan değil, manevi eksikleri, açlıkları ve tatminsizlikleri yüzünden değil midir? Çocuğunuzu beslerken, yemeğin sosyal boyutunu unutmayın. Cocuklarınızın huzur içinde, anne babayla sohbet ederek yedikleri yemeğin yararı, sadece boğazlarından geçen lokmalardan ibaret değilmiş anlaşılan.

Uzman doktorumuzun bize ilk önerisi: Yemeği ailecek düzenli saatlerde yeyin. Yemek yerken sohbet edip, yemeği keyifli bir hale getirin.

2. Cok uzatmayın. Sırf çocuklar yemeklerini yemiyorlar ya da oyalanıyorlar diye saatlerce masada oturmayın. Bize önerilen süre 30 dakikaydı. Yemeğini yiyen yer, yemeyen aç kalkar.

3. Sakin olun ama ceza verin. Çocuklar, masada huysuzluk yapıp, yemeklerini oraya buraya atarlarsa, yemek süresi durdurulup, çocuga ceza verilebilir. 18 aylıktan sonra çocuklar, verilen cezayı anlayabilirmiş.

Nasıl ceza vereceğiz? Öncelikle bağırp cağırmayacağiz. Çocuk, sandalyesinden kaldırılıp, ya kendi odasında, ya da sizin belirlediğiniz guvenli bir yerde bırakılır. Orada oturararak ya da ayakta sabit kalması gerekiyor. Ağlarsa, ağlamasinin bitmesi beklenir. Ve yaşıyla eşit dakika da kendi haline bırakılır. Örneğin, iki yaşındaki çocuk, ağlamayı bıraktıktan sonra iki dakika ceza köşesinde bekletilir. Başlarda cok ağlıyorlar, ya da oturttuğunuz yerden kalkıyorlar, ama bir sure sonra çözüyorlar ne yapmaya calıştığınızı. Onlar kalktıkca, köşelerine geri oturtun. Cezaya koymadan önce ne olduşunu, neden ceza aldıklarını açıklayın, cezaları başladıktan sonra konuşmayın, veya hislerinizi yüz ifadenizle belli etmeyin. Kesinlikle gülümsemeyin, ya da kızgın bir ifadeyle bakmayın. Arkanızı dönmeniz en kolayı olur. Bizim evde ceza işlerinde eşim daha başarılı olduğu için, başlarda ondan yardım almıştım. Çocuk alıştıktan sonra hiç ağlamadan cezasını kabul ediyor zaten.

4. Gözünü doyurmayın. Çocuğunuzun önüne kocaman bir tabak dolusu yemeği koyup, hadi bakalım bitir tabağındakini demeyin. Ufak porsiyonlarla, en az üç seçenek sunun. Hangisini istiyorsa ondan yemesine izin verin. Yedikçe, daha yemek isterse biraz daha koyun. Bir çocuk için, önüne konan yemeği bitirmesi büyük bir gurur kaynağı. Hem siz de çucugunuz yemeğini bitirdikçe kendinizi çok iyi hissedeceksiniz.

5. Kendisinin yemesine izin verin. Biraz döküp saçsalar da, yemeğini kendi yiyen çocuk, çok daha sağlıklı beslenir ve kendine güveni artar.

6. Sırf yemek yedi diye ödül vermeyin, ya da onu övmeyin. Ne kadar yediğini değil, yemek yerken kullandığı becerilerini ve değisik yemekleri denediği için cesaretini takdir edin. Aferin kızıma, çok güzel tutuyor kaşığını, ya da sütünü dökmeden çok guzel içtin, kabaktan denediğin için seninle gurur duydum gibi takdir dolu cümleler daha konuşmayı bilmeyen ufaklıkları bile çok mutlu ediyor.

7. Çocuklarinizi yemekle ödüllendirmeyin ya da cezalandırmayın. Bu obeziteyle sonuçlanabilir. Yemek bir ödül ya da ceza değildir.

8. Bazı çocuklarda, yemeğin kıvamından dolayı öğürme refleksi olabilir. Benim oğlumda ilk birkaç yıl bu sorun vardı. Yemek hazırlarken, cocuğunuzun hassas olduğu konulara dikkat edin.

9. Çocukların açlık ve doyma hissini öğrenmeleri çok önemli. Bizim yaptigimiz iki hatadan biri, çocuğu çok sık beslemeye kalkışıp, acıkmasına ve bu hissi öğrenmesine fırsat vermemek, diğeri ise kaşıkla, oyunlar oynatarak yedirip, doyma hissine ulastığında bunu farkedip, durmasını engellemekti.

10. Hep aynı yiyecekleri yemeyi tercih etseler de, arada bir yeni bir yemek sunun. Yeseler de yemeseler de buna devam edin. Cocuklarımız da bizim gibi karar degistirebilir. Köfteyi sevdirmek icin ne diller doktugum oğlum, bir gün mutfağa gelip, ben köfte çok severim, sen neden hiç yapmıyorsun dediğinde yaşadığm şoku tahmin edebilirsiniz.

11. Yiyeceklerine kalori ekleyin, ama eklediğiniz kaloriler boş olmasın. Yani şeker yüklü bir meyve suyu yerine, ballı süt, krakerlerini batirip yiyebileceği tam yağlı yoğurt, humus, kaymak bunlara bazı örnekler.

12. Sizin tabağınızdan yemesine izin verin. Her nedense bu yaşlarda, sizin yediğiniz ictiğiniz çocuklarınızın ilgisini çeker. Kendi yemeğinizi onlarla birlikte yerken, ilgilerini çekerse, sizing tabaginizdan atıştırmasına izin verin.

13. Yaratıcı olun. Bezelye, havuc, salatalık, zeytin, mısır kullanarak yemeklerini bir sanat eseri haline getirebilirsiniz. Yemeklerinin üzerinde bir gülen yüz, bir çicek, adlarinin baş harfi onları mutlu edecektir. Hatta yemeklerini birlikte süslemek, ilerde hatırlayacakları güzel anılardan biri olacaktır.

Tabi ki bütün bu önerileri uygulamadan once atlamamanız gereken bir şey var. Duygularınıza hakim olun. Gene hiçbir şey yemeyecek diye oturmayın masaya. Umudunuz hep yüksek olsun. Yüzünüz de gülsün. Güler yüzlü bir anneyle yenen yemekten daha lezzetlisi var mıdır?


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1200
Kayıt tarihi
: 16.08.13
 
 

Tugba ve Fulya, biz iki kız kardeşiz. Birbirimizden beş dakika arayla dünyaya gelmişiz. Bir emekl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster