Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
293
 

Yenemediğimiz egomuz

Yenemediğimiz egomuz
 

Bazı kavramları çok sık kullanıyoruz ama uygulamada başarılı değiliz. Sevgi, saygı, barış mesela.
 
Ama çoğu zaman taraf olmak ve karşımızda da bir düşman yaratmaktan, onu ezmeye çalışmaktan alıkoyamıyoruz kendimizi. Bilinçli ya da bilinçsiz...
 
Hayatın her alanında bu böyle... Evde, işte, stadda, politikada, inançta, cinsiyette, her şeyde... 
 
En çok rahatsızlık veren şeyin de üslup olduğunu düşünüyorum. Dilimize, tarzımıza yerleşen bu tepeden bakma, değer vermeme, aşağılama, tahrik edici ve saygızca iletişim kurma, daha doğrusu kuramama özelliğimiz...
 
Bunun çözümü de karşındakini terbiyen ile terbiye etmek herhalde.
O zaman kendini terbiye etmekle başlanmalı.
Her yaşta düşünceleri putlaştırmamak, öfkeye yenilmemek, çok dinlemek, az konuşmak, saygılı olmak konusunda sürekli bir özdenetime ihtiyaç var.
"Sözünü tartmadan söyleyen kişi,incinmeyi de göze almalı" sözünü hiç akıldan çıkarmadan.
 
Genellikle tartışmaların büyümesi ve çözümsüz hale gelmesi bir süre sonra fikirlerin değil, insanların çatışmasından kaynaklanıyor. 
 
Son sözü söyleyen olmak, altta kalmamak, hep haklı çıkmak ve yenilmemek isteği...
 
Herkesin aynı şeyi düşünmesinin, aynı şeyi sevmesinin, aynı tarafı tutmasının mümkün olmadığını ve hatta tehlikeli olduğunu unutmamak gerek. Bütün fikirlerin, karşıtı bir fikirle geliştiğini ve olgunlaştığını da...
 
Bütün hüner, farklı notalardan ahenkli bir melodiyi çıkarmakta.
 
Ayar bilmek, üslup bilmek, haddini bilmek... Her yerde ve her durumda...
Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, blogumu önermenizle fark edince sayfanıza geldim ve birey olmanın odağı olan kavramla karşılaştım. Birey bırakın yenmeyi bence tanımlayamadan esir olduğu EGO bence başının belası denen cinsten bir durum; objektif, realist, empatik ve çözümcül gibi koca kavramları doğasında taşıyan veya sindiren kaç kişi vardır? veya siz egonuzu aşabiliyor musunuz?::)) Selamlar.

Kadri KANPAK 
 13.05.2015 12:18
Cevap :
Bloğunuzu önerme sebebim, çocukluk ve ilk gençlik dönemime denk gelen ihtilal dönemine ilişkin hatırlamalarımdır. O dönemde Ankara'da olmamız, okula giderken bir gün çatışmanın ortasında kalışım, gözümün önünde çekilen silahlar, kulağından kanlar akarak önüme düşen bir genç ve kendimi bakkala atışım vb.gibi pek çok tatsız anıyı hatırlıyorum. Babam da o dönemde görevde olan bir deniz albayı olduğu için hem askeri hem sivil açıdan ve çok yakından yaşamışlığım var. Siz de güzel bir ayna tutmuşsunuz. Benim bloğuma gelince, ben egonun herkes de olduğunu ve çatışmasız, kaliteli bir yaşam kültürü için bu farkındalığın öneminden bahsediyorum. Bu yüzden tarz ve üslup önemli diyorum. Beniim egomu yenip, yenemediğime gelince, buna beni tanıyanların, benle yaşayanların cevap vermesi doğru olur. Ben sadece saygı ve uslüp konusunda dikkatli olmaya çalıştığımı söyleyebilirim. Yani her zaman bir mesafe :)) Teşekkürler yorumunuz için.  13.05.2015 15:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 468
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 791
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster