Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
558
 

Yengeçlere gelesin !

Yengeçlere gelesin !
 

Burçlara merakınız var mı bilemem ama ben oldukça ilgiliyimdir. Başlangıçta genellemelerin her türlüsüne karşı olan ve her bireyin hayatta kendine has özelliklere sahip biricik bir canlı olduğunu düşünürken, kaderin bana oynadığı bir oyun sonrasında burçlara ilgi duymağa başladım. Burçlar dünyası kişileri tam olarak aynılaştırmasa da yine de kalıplar içine sokan bir yapıya sahiptir. O dünyada her aslan kibirli, vakur, her boğa inatçı ve tembeldir, zodyaktaki her ikonun oturmuş bir kişiliği ve o dönemde doğan her kimseyi etkileyen bir durumu vardır.

Üniversiteden mezun olduğum seneydi hiç unutmam; o güne kadar “hayat abi”den yediğim en büyük şamarın da etkisiyle, oturup gönül ilişkilerim ile ilgili bir iç muhasebesi yapmağa karar verdim. Şapkamın içinde biriktirdiğim sevgililerimin adedinin çokluğu değil de beni asıl bahsi geçen kişilerin sahip oldukları burçlardı. Çıkarmış olduğum istatistiğe göre o güne kadar benimle birlikte olmuş hanımların yüzde atmış kadarı boğa, yüzde yirmisi aslan ve geri kalan yüzde yirmi ise akrep ve ikizlerden oluşuyordu.

Oysaki burç skalasında henüz el atılmamış sekiz adet burç daha bulunmaktaydı. Belki bu duruma içerlememden kaynaklı, belki de birlikte olduğum onca insan arasında kimsenin bu diğer sekiz burçtan birine tekabül etmemesinin verdiği şaşkınlıkla hemen burçları araştırmaya başladım. Abartmıyorum, çok ciddiyim sadece yüzde yirmiyi oluşturan kişiler arasında rakamlar onlu rakamlara yaklaşırken içlerinden bir tanesinin bile bu dört burç dışında olmaması beni çok heyecanlandırmıştı.

Nasıl olabilirdi böyle birşey, hemen çözmeli ve çevremdeki herkesi bu konuya ilişkin uyarmalıydım, zira benim yüzde atmışlık sevgili profilimi oluşturan arkadaşlar, fena halde canımı yakmışlardı ve bu tongaya bir daha düşmemeliydim. Yaptığım araştırmalar sonucunda çok ilginç veriler elde etmiştim, bazı burçların birbirlerine olan zaaflarından tutun da, bir süre sonra kişilerin doğduğu andaki yıldızlarının etkisinden çıkıp, yükselen (otuz yaşından sonra) burçlarının etkisine girmesine kadar. Bu veriler bana neden bu yaşlarda boğalarla çok fazla haşır neşir olduğum konusunda önemli bilgiler vermişti ama onları kendimde nasıl uzak tutabileceğime dair hiç ipuçları vermemekteydiler.

Ben de çözümü senelerce bu burçlara sahip hanımefendilerden kaçmakta buldum ama işin ilginç tarafı bu sefer de gelenin gideni arattığı büyük bir lanetle karşıkarşıya geldim. Yengeçler! Kızmayın hemen, yengeçler çok duyarlı, duygusal, evcimen ve bir ton güzel özelliğe sahip insan evlatlarıdır tamam ama bana iyi gelmiyorlar, ne yapayım? Bir anı diğerini tutmayan, yüzünüze çocuk naifliği ile gülücükler saçarken, ne olduğunuzu anlamadan apar topar çekip giden ve uzun bir süre yanınıza bile yanaşmayan bir insan güruhu ile, kendini beğenmişliği ve ilginin sürekli kendi üstünde olmasını isteyen bir felix nasıl anlaşabilir ki?

Hadi diyelim ki kocadık, geldik otuz yaşımıza o yüzden de yengeçlerin saldırısına uğradık, bundan sebeptir ki, şu an çevremdeler ama bu sefer de kafamı karıştıran başka bir sorunsal var. Yükselenim ile uzaktan yakından, hiç mi hiç ilgisi olmayan bu insancıkların benim hayatıma nasıl olup da bu kadar büyük adetlerle dahil olabildikleri. Dahası otuz senelik hayatım boyunca hiç karşıma çıkmamış bu insanlar daha önce neredeydi?

Çok fazlalar, hem de çok. Lakin hiçbiri erkek değil bakın dikkatinizi çekerim aksine tamamı kadın (burada bereket demem gerekiyor sanırım, bereket hepsi kadın ne işim var erkeklerle) ve her geçen gün sayıları biraz daha artmakta. Canımı en çok sıkan tarafı ise, kendilerine has işveleri ile beni yavaş yavaş ellerine geçirmeleri, kendilerini çok çekici buluyorum lanet olsun ki.

Şimdi oturup düşünüyorum da; acaba senelerdir arkasından yaktı beni, yıktı beni; nemrudun kızı yandırdı beni diye şikayet ettiğim boğa insanlarının bir lanetine mi kurban gitmekteyim? Düşünsenize bir alay hanım arkamdan sövüp, olanca içtenlikleri ile ileniyorlar; yengeçlere gelesin, gelesin, kıskaçlara gelesin, gelesin, denizlere düşesin, düşesin, sürüm sürüm sürünesin.

Not: Şarkı kime aitti bilmiyorum ama benim durumumu çok iyi anlattığı kesin :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bende her sabah burcumu okumadan geçmem:-) İnanması bize kalmış. Ama insan ilişkilerinde( kadın-erkek) burçlardan etkilenen insanada vah vah:-)))

aysbeyz 
 23.10.2008 15:16
Cevap :
Burçlar ve onların hayatlarına olan tesirleri tam bir fenomen, bilemiyorum ben karşıma çıkan olayları bir potada erittiğimde boyle acaip bir manzara çıktı ama belki tamamen hüsnükuruntudur :) Saygılarımla  23.10.2008 15:28
 

Sizin burcunuz ne acaba?

Şirazee 
 07.09.2008 17:56
Cevap :
Ben aslanım efendim :) Aslan üstü kova, beter bir karışım :)  08.09.2008 1:24
 

Bu tamamiyle benim teorimle örtüşüyor,zihnimiz (-me,-ma )olumsuzluk ekini algılamıyor Sayın Yazar .Yani siz yengeç burcu bir bayanla olmak istemiyorum derken ,zihniniz istiyorum diye algılıyor.Olumlu düsünerek bundan kurtulabilirsiniz.Mesela"Ben....burclu bir bayanı hayatımda istiyorum deyin.Bahtınız açık olsun:)

Şirazee 
 07.09.2008 17:51
Cevap :
Bu önerinizi hayata geçirmek için elimden geleni yapacağıma emin olabilirsiniz. Hani bir laf vardır ya "tecavüzden kaçışın yoksa o vakit keyif almaya bak" :) çok mu acımasız oldu bilemedim ki ama önerinizde bu minval bir telkin sezinledim :) Sizin de bahtınız ap aydın olsun...Saygılarımla  08.09.2008 1:27
 

eh şimdi bu yazıyla bütün yengeçlerin ilgi ve dikkatini çekecek olduğunuzu düşünmüş olmalısınız. Aynen bu yazıyı yazarken yaptığınız gibi hayatta da benzer şeyler yapıyorsunuzdur belki? Belki sizin yengeç zamanınız gelmiştir... Ayrıca yengeç kadınları ile ilgili söylediklerinize baştan sona katılıyorum ama şunu da eklemek istiyorum: çuvaldızlı iğneli bir söz vardı.. nasıldı...? çok keyifli bir yazı olmuş elinize sağlık. Sevgiler...

deniz memişoğlu 
 06.09.2008 19:20
Cevap :
Deniz Hanım çok ciddi ve samimi söylüyorum ki hiçbir yazıyı birilerinin dikkatini çekmek ve ilgi odağı olmak için yazmadım, aksine gerçekten rahatsız olduğum ve iç muhasebesi yaptığım bu konuyu MB ile paylaşmak istedim hani belki birileri akıl verir diye. Neticesinde kim mükemmel; kimse değil ama...:) Yorumlarınız için teşekürler ederim. Saygılarımla.  07.09.2008 2:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 229
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 779
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

1978'de dünyaya gelmişim şirin bir anne babanın ilk erkek evladı olarak. Istanbul'a göçmüşüz sonra k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster