Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
187
 

Yeni açılım;Cumhuriyetten Türk İmparatorluğuna geçiş süreci

Yeni açılım;Cumhuriyetten Türk İmparatorluğuna geçiş süreci
 

Bölgesel güç olma yolunda bir Türkiye.

Böyle bir ifade kimin hoşuna gitmez?

Ancak bölgesel güç olmak yeni bir İmparatorluk olmakla aynı anlama gelir mi?

Yani Cumhuriyetten İmparatorluğa giden bir süreç (İrtica) mümkün müdür?

Mümkün olsa dahi bu güç, Amerika'nın icazetiyle mi olacak? Ya da olabilir mi?

Yoksa Türkiye'yi yönetenler ülkenin kendi gücünün farkına varıp, binlerce yıllık tarihten gelen hakimiyetini mi kullanırlar?

İşte karıştırılan, incelenmesi gereken konu budur.

Son zamanlarda görüntüsel eylemlerin en keskinlerinden olan İsrail'e kafa tutar görüntü sergilerken, yine aynı kökenli açlılımlar bu kavramların çelişkisini doğurmaktadır.

Örneğin;

ABD'nin olmaz ise olmazlarından bir olarak gördüğü Kürt açılımlarının arkasındaki ana sebep, Türkiye Kürtlerinin Cumhuriyet karşıtlığı üzerinden eyaletleşmenin önünü açarak,

Barzani başkanlığında yeni bir Kürdistan'ın kabul ettirilmesi yaşanan çelişkilerin en acımasızı olmaktadır.

Eyaletleşme konusu daha evvel işlenmişti. Bakınız...

EYALET YA DA BÖLGESEL KALKINMA AJANSLARI.


Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Türkiye'nin yeni İmparatorluğa doğru götürülüyor olmasının arkasındaki güçler bellidir.

Bu salt Türkiye üzerinden değil (-<ı>ki 12 Eylül'de bu sürecin bir kısmını oluşturuyor) diğer ülkeler üzerinden de yıllarca sürdürülmüş politikaların ürünüdür.

Bunun için CIA'nın operasyonel birimleri(-<ı>Türkiye'de 12 Eylül öncesinde olduğu gibi) dünyanın diğer ülkelerinde de aynı operasyonlarını sürdürdü.

Örnek olarak, ABD savunma bakanı Ramsfeld'e bağlı özel suikast timlerinin, Hariri cinayeti, Butto'nun öldürülmesi, El-Kaide'nin Hindistan'da yaptığı saldırılar, Ortadoğuda Şiilere ve Sünni liderlere yapılan suikastler, Nijerya'da yüzlerce müslümanın hristiyanlarca bir camide öldürülmesi... gibi olaylar neden ve nereden yönetilerek yapılmıştı?

Nereden olduğunu yukarda verdik.

Ancak neden olduklarını bir düşünün.

Örnek olarak Hariri suikastini ele alalım.

Hariri'nin öldürülmesi kimin işine gelecektir?

Tabii ki İsrail'in.

Çünkü, Suriye'yi Lübnan'dan çıkartmak için Hariri'nin yok edilmesi zorunluluk olmuş idi.

Böylece Lübnan'da ki Hizbullah grupları yok edilebilecek ve İsrail'in planları tıkır tıkır işleyecekti.

Bütün bunların temel hedefi ise, Ortadoğu'da daha demokratik, liberal, daha Batı yanlısı rejimler kurmak olduğu artık açıktır.

Bu konudaki detaylar için bakınız...

Demokrasi projesi ve GÜRCİSTAN işgali.

Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Aksi halde baba Buş'un(Bush) Soğuk Savaş bittikten sonra "Yeni Dünya Düzeni" diye tanımladığı, ABD ve Batı için sorun oluşturan bölgelere istikrar getirmek olarak bilinen proje BOP uygulanır olmaktan uzaklaşacaktı.

Bu projenin uygulanabilir olması için Türkiye'ye 2004 yılında NATO zirvesinde gündeme getirilen, "Büyük Ortadoğu Projesi'nde nasıl bir rol verileceği" belirlenmiş idi?

Bu rolü benimseyen Erdoğan, gaza gelip ağzından kaçırdığı şu sözleri tarih gelecekte nasıl yazacak bilmiyorum, ancak bir şekilde yazacak.

"Biz BOP'un eş başkanlığ görevini yürütüyoruz" (Recep Tayyip Erdoğan)

Burada NATO için özel bir paragraf açmayacağım.

Zaten Türk okurların yaklaşık tamamı NATO'nun ne anlam geldiğini paylaştığım bir yazı ile öğrenmişlerdi.

Bakınız...

TÜRKİYE'DE GİZLİ SAVAŞ


Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Burada ikinci önemli konu ise, tüm islam coğrafyasını radikalleştirmek (<ı>tabii özellikle liderler bazında) isteyen bir ABD, neden Türkiye'de islamı radikallikten uzaklaştırmak yolu ile Ilımlılaştırmayı seçmiş olabilir?

Acaba gelecekte Türkiye'ye biçilen İmparatorluk modeli için gerekmiş olabilir miydi?

Çünkü, Türkiye islamla barışık hale getirilerek imparatorluk yolunda çok önemli bir adım atmış olacaktır.

İşte bu nedenle Fethullah Gülen başta olmak üzere uzun yıllardır ABD politikaları ılımlı islamlaşma modeli üzerinde durmaktadır.

Menderes ile 3'lü dini merkez, Özal ile dinler arası diyalog, Erdoğan ile de Medeniyetler ittifakı hep aynı içeriği olan, sadece kapağı değiştirilmiş uygulamaların kitaplaşmış halinden başka bir şey değildir.

Bakınız...

Laiklik, obur peygamber, Türban
başlığında Laikliğin tarihçesini ve 3'lü dini merkez, dinler arası diyalog, Medeniyetler ittifakı gibi konuların detaylarını bulacaksınız.

Laiklik, obur peygamber, Türban


Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Ilımlılaşmış islam ile Türkiye yeni örnek ülke ve yeni imparatorluğa giden yolun anahtar ülkesi haline getirilmiş olacaktır.

Düşünsenize baba Buş zamanında BOP, Cebelitarık'tan Endonezya'ya kadar uzanan bölge iken birden bire tüm Arap alemini kapsamasını başka ne ile açıklayabilirsiniz ki?

Bir çok yazımda belirttiğim bir konu vardı.

Pers-Arap birleşmesi neden ABD'yi korkutuyor? diye soruyordum.

Bu sorumun altında yatan nedenleri de açıklamış idim.

Şimdilerde Türkiye'nin İran yaklaşımlarının altında yatan nedenlerin başında gelen ABD'nin bu korkuyu yeniden hissetmesi yatmaktadır.

Yani İran kültürü olarak anladığımız, işgale karşı top yekün direnç(-ki bu yaklaşık tüm islam ülkelerinde vardır-Şehitlik_olarak tezhür eder), İran'da biraz daha fark ile yani milliyetçilik kavramı ile daha çok birleştirilmiş olması yani, Büyük İran Kültürü de denilen bu kavram, İranlıların ari ırktan geldiklerine olan inançlarını da üstüne kattığınızda ve Pers köklerini de aynı kapta yoğurduğunuzda tüm Arap aleminin birleşmesi olarak dünyanın karşısına çıkacaktır.

Bu nedenle ABD direkt İran'a müdahaleden kaçınıyor.

Türkiye üzerinden İran politikalarını tercih etmesi ve yeni bir Türk İmparatorluk açılımı (<ı>görevi kabul edenler üzerinden) yapmasının nedeni de budur.

Bu proje, Pers kökleriyle İran kültürünün birleşmesini engelleme çalışmasıdır.

Pers-Arap birleşmesinin ABD'yi korkuttuğunu daha evvel de AK DARBE, FÜZE KALKANI, AFGANİSTAN başlıklı yazımda incelemiş idim.

"ABD füze kalkanı için Türkiye'yi düşünüyor". AK DARBE geliyor dediğimde pek inanan olmadığını sanıyorum.

AK DARBE
işte budur.

Bakınız...

FÜZE KALKANI PROJESİ - ABMT


Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

BOP'un işlevselliğinin artırılması için NATO'nun, Ortadoğu'da rol alır hale getirilmiş olması ve 12 Eylül darbesinin de NATO desteği ile yapılması bunun içindir.

Son günlerde El-Beşir'in (Ömer Hasan El-Beşir) Türkiye'ye gelmesi konusu vardı.

Beşir gelmekten kendisi vaz geçti imiş.

Peki neden kendisi vaz geçti?

Türkiye'nin zora girmesini istememiş olabilir mi?

AB ve ABD bazı açıklamalar yapmıştı. Aman ha, sakın ha.. gibi.

<ı>Türkiye'mi korktu, Beşir mi?

Peki soralım.

Beşir'i soykırımla suçlayan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni ABD tanıyor mu?

Hayır tanımıyor?

O halde neden aman ha.. gibisinden açıklama yapmış olabilir ki?

Beşir daha önce Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi nedeniyle İstanbul'a geldiğinde nasıl bir tepki verilmişti hiç hatırlıyor musunuz?

Neyse ...

Sudan, Kızıldeniz'i kontrol ediyor ve Afrika'nın emperyalizm güdümüne girmesine karşı duruş sergiliyor olması sebep olabilir mi?

Ayrıca Sudan petrol, uranyum, bakır gibi yeratltı kaynakları bakımından oldukça zengin bir ülke olması sebep olabilir mi?

Sudan'a karşı en büyük gözaltı ise İsrail tarafından yapılmaktadır.

Özellikle ABD, Darfur üzerinden bütün Afrika'yı kontrol etmek istiyor. Tabii ki UCM'yi (Uluslararası Ceza Mahkemesi)tanımayıp, aldığı kararı desteklemesinin şimdi anlamı ortaya çıktı mı dersiniz?

Peki ya Türkiye ziyaretini ertelemesinin ardındaki şeyleri az da olsa aralayabildik mi?

Ya Erdoğan'la beraber Sudan'a gidenlerden, Sami Selçuk, Eski bakan Tüzmen, Kombassan Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram, Burhan Özfatura, Ahmet Taşgetiren, Ekrem Kızıltaş, Yavuz Bülent Bakiler, Taşkın Şenol, Taki Doğan, Zeynelabidin Erdem, İhsan Kalkavan, Ziya Özboyacı gibi isimlerin orada ne işleri olduğunu anlayabiliyormu sunuz?

Bunlar zaten <ı>Fethullahçıların yeni gözdesi:Sudan başlıklı yazıda değinilmişti.

Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...


New York Savcısı Robert M.Morgenthau başlattığı bir soruşturmanın sonucunda
İran ve Sudan'a ABD'den silah ve silah yapımında kullanılan hammaddeler satıldığını tespit ediyor ve karşılık olan paraların ise Avrupalı büyük bankalar tarafından ABD'ye transfer edildiğini tespit ediyordu.

Acaba savcı Morgenthau geri zekalı, ahmak mıydı?
2009 Ocak ayında Financial Times ve The Wall Street Journal bunları yazarken gazetecilik adına yüz karası bir yalan haber mi yazıyordu?

Her neyse bunların tümünü okuyucu yorumlarına bırakalım.

Son günlerde özellikle de son 6-7 yıldır, Türkiye'nin Osmanlı ile bağlarından bahseden, gazeteci, tarihçi, Profesör kılıklı akademisyen bozuntuları neden Osmanlı'ya vurgu yapıyorlar hiç düşünüyormusunuz?

Televizyonlarda boy gösteren cengaver kılıklı Osmanlıcılık hayranı görünümlü tarihçi bozmaları ne demek istiyor, bütün bunların arkasındaki plan neyin parçası hiç düşündünüz mü?

Adı sanı herkes tarfından duyulmuş tarih Profesörleri neden tarihin arka odalarını, tozlu sayfalarını sürekli Osmanlıcılık üzerinden işliyorlar hiç düşündünüz mü?

Madem bu kadar bilgililer neden Cumhuriyetin Fazilet olduğunu untturup, Osmanlı'ya dönmenin bu denli saygınlık kazanmakla eş değer olduğunu sayfalar dolusu yazıyorlar hiç düşündünüz mü?

Bir çok TV kuruluşu ne yazık ki soytarıları, sanatçı benzerlerini günlerce yapılan abuk- sabuk yarışmaları, sübyanlar üzerinden yapılan yarışmaları, kadın pazarlamasını sanata dönüştüren programları, Açılım üzerine açılım yapan iktidar ve onun saç ayağını oluşturan muhalefeti neden milletimiz göremez oldu hiç düşündünüz mü?

Açlıktan ölmek üzere olan büyük bir kesim varken, yine televizyonlarda gıda üzerinden yapılmış, insanları adeta ekranlara kilitleyen programlar neden yapılıyor hiç düşündünüz mü?

Her fırsatta akılna gelen her şeyi uyduran, adına da islamdan pay aktarılan günler, haftalar, aylar neden düzenleniyor hiç düşündünüz mü?
Örneğin;son zamanlarda hepimizin sıkça duyduğu Kutlu Doğum Haftası neden yapılmaktadır hiç düşündünüz mü?

KUTLU DOĞUM HAFTASI KISA ÖZET
Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Kendilerine verilmesi planlanmış gösterilen özgürlüklerin, yine kandileri tarfından istendiği söylenen hakların ne olduğunu bilen kaç Kürt kökenli insan tanıyorsunuz?

Hatta millet olarak soruyorum.
Kürtlerin olmayan hangi hakları vardı da kendilerine hangi hakları veriliyor bilen var mı?
TBMM'de bilen var mı?
Parmak kaldıranlarda, muhalefet olanlarda bilen var mı?

Doğuya hizmet gitmiyor ise doğrudur.Bunu defalarca yazdım.
Lakin batıda olup ta doğudan daha kötü şartlarda yaşayanlar yok mu?
Hak sözcüğünden kasıt bu ise zaten bildim bileli söylüyorum.
Bunun dışında Kürtlere hangi hakları veriliyor birileri söyler mi?

Kısa zaman önce Karadeniz'de etnik kozlar kurcalanmaya başlandı.
Nedenini bilen var mı?

Karadeniz'de Etnik Kozlar.
KÜRT-TÜRK-LAZ AYNI SOYDANDIR.
Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...


Peki hepsinden önemlisi de Osmanlı'nın bu tür haklar üzerinden parçalandığını neden söylemez bu tarihçilerimiz?

Bu Prof'lar nerede yetiştirilmiş, kime hizmet etmektedirler?
Kimin parası ile okumuş, eğitilmişlerdir ki bunlarıın karşısında durabilenler bir elin parmaklarını geçmez durumdadır?

Gerçekten yeni Türk imparatorluğu safsataları kime ne fayda sağlayacaktır bunlar neden gizli kapılar arkasında görüşülüp karara bağlanır da milletten saklanır?
Hani millete rağmen, halka rağmen hiç bir şeye destek vermeyeceğini söyleyenler neden suskundur?

10 Kasım'ın ve 19 Mayıs'ın Yunanistan'da ne günü olarak anıldığını hala mı duymuyorlar?

10 Kasımlarda ve her 19 Mayıslarda Yunanistan'da gösteriler düzenlenmekte ve iğdiş politikalarını gündemlerinde tutmaya çalışmaktadırlar.

Samsun'a çıkışın tarihi olan 19 Mayıs, her yıl Yunanistan'da bu nedenle de Pontus soykırımının başlangıcı olduğu gerekçesi ile yas günü ve soykırım anma günü olarak anılmaktadır.

Bakınız...
MEGALİ İDEA AÇILIMI
Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Bu konuyu daha evvel de sigara yasağının başlatılmasının 19 Mayıs'a denk getirilmesi üzerine yazmış idim.

Bakınız...
"SİGARA VE 19 MAYIS YASAĞININ GİZLEDİKLERİ/19 MAYIS Sözde Pontus Soykırımı" başlıklı yazımda bir açıklamada bulunmuş idim.

Neden sigara yasağı 19 mayıs'ta yapıldı demiş idim.
Bu sigara içmyenler için elbet ki bir bayram olmalı idi.

Ancak sadece sigara içmeyenlerin bayramımıydı dersiniz?
Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...


Yeni Türk Birliği oluşturma görevi kimlere ve nasıl verildi?
Türk birliğinin altında yatan sebepler acaba Türk İmparatorluğu şeklinde tezhürünü ne zaman herkesin anlayacağı dilden gösterecektir.

Yeni Türk İmparatorluğu açılımı gizlice yürütülürken acaba Ay'da yeniden petrol mü keşfedilmiştir?

ZİHİN KONTROLÜ:AY'DA PETROL BULUNDU
CIA toplumlara bir şeyi kabul ettirmek için neler yapıyor, hangi yöntemleri kullanıyor?
Toplum mühendisliği nasıl yapılıyor?
Yazıya bu başlıktan bakabilirsiniz...

Yüce halkımı uyarma görevini sürdüereceğiz.

Tam Bağımsız Vatan sevdamız burada bitmez.

10 Kasım 2009
Saygı ile...
Ahmet Dursun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 686
Kayıt tarihi
: 14.02.07
 
 

Bazı konular vardır ki, tartışarak, yazışarak da fikir edinilebilir. Bazı konula ise özel çaba sarfe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster