Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
8025
 

Yeni Bir Başlangıç

Yeni Bir Başlangıç
 

Hayat ikinci el elbiseler satan dükkanların tezgahına düşmüş sanki. Defolu. Hayat üzerimde eğreti duran bir elbise. O mu benim üzerimden dökülüyor. Yoksa ben mi sığamamışım içine bilmiyorum. İğne iplikler yetmiyor dikmeye. Gün ve gün sökülmekte. İpin ucu kaçmış ya bir kere. Yama tutmuyor.

Aynanın karşısına geçiyorum. Her zamanki saatlerimin dışındayım bu gün. Acele yok. Zaman durgun. Akreple yelkovan sessizce beni izliyor.

Soyunuyorum. Çırılçıplak. Çıkarıyorum üzerimden bana büyük gelen yada benim küçük kaldığım hayatı. Naftalinliyorum katlıyorum bir güzel. Atmaya kıyamadıklarımın yanına yerleştiriyorum güzelce. Dolabın bir köşesinden kıyılıp da atılan hayallerim bakıyor.

Kendimi giyiniyorum dikkatlice. Üzerime tam oturuyor. Şimdi hayat “ben”im işte. Hayat benim üzerimde...Omzuma bulutlardan bir şal atıyorum her ihtimale karşın. Dışarıda eskilerden kalma bir kış serinliği. Çantamı hazırlıyorum. İçinde iğne iplik, bozuk para, çocuk ruhum, gazoz kapakları...

Gökyüzünü sürünüyorum yüzüme makyaj yerine. Gözlerimin rengi çıkıyor ortaya. Beğeniyorum. Kendi gözlerimi kıskanıyorum kendimden. Gülüyorum. Kulaklarımda kuşlu küpelerim var. Güneyden yeni gelmişler daha. Gelip de kulağıma konmuşlar. Söyleniyorlar inceden. Kulağımda aşk nakaratları.

Kararlıyım bu sefer. Şimdi herşeye yeniden başlamam lazım biliyorum. Hangi durakta indiysem yola devam etmem lazım. İçimdeki kışa inat bahara kanmam lazım. Kaçarım yok artık. Hesabım tam.

Son bir kez daha sorguluyorum aynadaki güzelliğimi. Beğeniyorum. Güzel oldum galiba ben. Yakıştım kendime. Nasıl da gözlerimin rengine uydum. Bu sefer hayat üzerime tam oturuyor.

Bedenimin tüm kıvrımlarını çıkarttı gözler önüne...İçimin yangınları, uçsuz hayallerim, bucaksız hayal kırıklıkları...İçimin astarı olmuş hayat. Nasıl da açtı bu renk , bu kesim beni. Suskun dilim konuşmaya hasret. Çözülmek istiyor.

Saatime bakıyorum. O da bana dalmış akıp gidiyor. Güzelliğime çarpıldı belli. Göz kırpıyor bana hadi geç kalma demek istercesine. Gitmem gerek artık.

Mevsimi gelmiş. Bahara davetliyim bugün. Dönüşüm şerefine bir parti düzenlemiş. Üstelik kavalye de aranmıyor.

Yola çıkıyorum. Bütün bakışlar benim üzerimde. Farkındayım. Ama ben yine de başka kızların kıyafetlerini kıskanıyorum arsızca. Şeytana uyup makaslar alıyorum yakışıklı çocukların yanaklarından. Çocuklar şeytana, şeytan bana hayran kalıyor.

Elimdeki adres tanıdık geliyor. Yüreğinin sesini dinle diyor sokak Umudun rengine bırak adımlarını. Hayallerinin caddesinden geç. Apartman rengi mavi. No dört. Daire yedi.

Kapıya geliyorum. İçeriden sesler geliyor belli belirsiz. Panikliyorum. Yine geç mi kaldım yoksa. Ya bensiz başladıysa her şey. Ya birkaç mevsim sonraya ertelenirse yaşanacak tüm öyküler. Yoo daha fazla bekleyemem. Dayanamam. Mecalim yok artık. Bu iş burada biter.

Elim zile varmadan kapı açılıyor. Göz kamaştıran bir ışık var karşımda. Öyle ki ben sönük kalıyorum. İçeri alıyor bahar beni. Sıcaklığı içimi ısıtıyor. Kıştan kalan son buzlar da eriyip gidiyor içimden.

Kollarını açıyor iki yanına. Tam zamanı, diyor. “Herşey yeni başladı. Ve çok da güzel olacak.”

Yüzünde sıcacık bir tebessüm. Ve gelmiş –gelebilmiş- olmamın verdiği memnuniyet. Ilık bir nefes ve tatlı bir sesle fısıldıyor sonra kulağıma;

“Hoşgeldin küçüğüm...”


*Baharla beraber hayatıma giren, içimi ısıtan NEŞE’ME sevgimle...


Resim: Salvador Dali


*** "Anadolu'da bir kızım var, öğretmen olacak" projesi için;
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=45243

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bugün tamamen hayttan bağımsız bir rüzgarla yollara düştüm.geride ne bir aile ne bir dost nede bir sevgili kaldı hepsi duygularımı gömdüğüm yerde ellerini açmış dua ediyorlar bir ölünün arkasından edilenn dualar gibi.artık ben yoktum onlarda biliyordu bunu...belkide hayattın bana oynadığı bu zorlu yolda bir gün geri gelmek ümidiyle düştüm yollara tek refakatçim ılık bir rüzgar ve kocaman bir gökyüzü...yollar bitmek bilmiyor nereye gideceğinizi bilmiyorsanız...belkide denildiği gibi yeni bir başlangıç yada bir başlangıcın sonu...zaman gösterecek...

abdurrezzak tekmen 
 24.07.2011 16:42
Cevap :
her bitiş yeni bir başlangıcın her her başlangıç da yeni bir bitişi getiriyorsa bitmez elbet...teşekkürler...selamlar sevgiler...  25.07.2011 18:20
 

salvador dalinin senaryosunu yazdığı 1920 lerde ki ilk sürrealist sinema filmi olan bir endülüs köpeğini izledinmi ...??

Koray Arda Kurt 
 11.09.2007 18:32
Cevap :
:(( ne yazıkki hayır...  12.09.2007 8:59
 

bakma sen benim serzenişlerime ..iyi yazmışın elbette...Sanırım biz bu duygularla daha çokkk kabinlerde elbise değiştiiriz..Sevgiler

Sema CURUK 
 05.06.2007 17:39
Cevap :
haklı serzenişler aslında bunlar sevgili sema. sen bakma bana :)) daha az kabinli hayatlar dileğiyle...umarım yakışanı, bize uyanı en kısa zamanda buluruz (gerçi bizim gibilere zor ama :))  06.06.2007 9:57
 

Ben bu yazıyı nasıl atlamışım inanamıyorum kendime..Uyku tutmadı, şuan saat sabahın 05:09' u ve bu yazıyı okudum okudukça uykum daha da açıldı..nasıl bir anlatım, bunca kelimeler nasıl bir örgüyle anlamlı bir bütüne dönüşmüş..Hayat banada bazen ya bir iki beden büyük geliyor, bazende beş beden birden sıktığını hissediyorum...offf özlem off niye yazdın böyle bir yazı şimdi sen....Sevgilerimi gönderiyorum sana kucak dolusu...

Sema CURUK 
 05.06.2007 5:24
Cevap :
sevgili sema çürük, iyi mi yapmışım yoksa kötü mü bu yazıyı yazarak anlamadım valla :)) çok teşekkür ediyorum bu güzel yorumun için. hayatımız hep böyle kabinlerde elbise değiştirerek mi geçecek ne dersin...  05.06.2007 14:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 952
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster