Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '21

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
43
 

Yeni Bir İnsan Tanımak

Yeni bir insan tanımanın heyecanı içinde oturulan ilk mekân içilen ilk çay… Edilen sohbetin iki zihinde nasıl alıkonulacağının yakıcı şüphesi ile bir sonraki görüşmenin belirlenişi… Duruş, bakış, jest-mimik, dış görüntü, sözler, gülüşmeler, sessizlik anları… Bunlar, başlaması muhtemel ilişkinin akılda kalıcı ilk nüveleri. İlerleyen günlerde bu ilk gün hatırlanacak, ciddiyetle ya da şakayla, gülümseyerek. Ne tatlı.

            İlk intibanın albenisine kapılan çok olur. İşte bu! dersiniz, aradığım kişi bu. Öyle içten öyle candan gelir.  Hani insan kaç yaşına gelirse gelsin kendini tanımanın yolcusuydu ya, nasıl olur da bir insan kendini tarif bile edemezken karşısındakini bir çay içimi çözümler?! Oluyormuş bunlar. Yadırgamamak gerek. İçilen çay sonrası alınan telefon numarası, akabinde edilen bölük pörçük konuşmalar, özne nesne birbiri içine karışan mesajlaşmalar, filtrelenmiş fotoğraflar, sosyal medya hesap taraması, gerçeğe teğet giden biolar, gizli metodlar, fakeler, stalklar… Daha önüne atacağı adımın hesabında şaşıran insanın gelecek planını devşirdiği muazzam birbirini tanıma evresi başlamış demektir.  Ne güzel.

            İnsanın gözünün önünde cereyan eden bir vakayı anlatması dahi baktığı yöne göredir. Peki bir insan kendi nazarından baktığı kendinin, kötü yönlerini görebilecek midir? Kimse ben kötüyüm demez, demiyor. Belki de kötü özelliklerinin farkında değil. Hem kötü denilen de kime göre neye göre? Bunun gibi izdüşümsel göstergeler çok… Peki bir bakış açısının belirlenimsel sabitliğinin olmayışı vakıa iken, insan nasıl olur da karşısındakine ben iyi bir insanım diyebilir mesela? Bırakın, karşınızdaki buna karar versin ya da bir karara varmadan sürece bıraksın. İnsan kendine özellik diye nasıl da kolay meziyetler, yeterlilikler, sınırlar, kriterler, olmazsa olmazlar belki de duvarlar örebiliyor? Hayrete düşmemek elde değil. Üstelik kendisini karşısındakine tanıtırken yumurcak gibi, şeker dolu bir kutuyu paketler gibi sinirsiz, tüm alınganlıklarından sıyrılmış, özgeci, vefakâr, iştah açıcı sunuyor. Çiçekler, hediyeler de cabası. Ne şirin.

            İki insanın birbirini tanıması, anlaması kadar, ortak paydada buluşabilirlik, müsamaha gösterebilme, tolere edebilme, karşılıklı anlayış, tartışma becerisi, tahammül güçleri gibi melekeler; manipüle etme edilme, sinme sindirilme eğilimleri ile bileniyor. Olası ilişki, daha en başından baskın ve çekinik akıl mantık oyunlarına girebiliyor. Düzenli iş, gelir, gayrimenkul, taşınır-taşınmazlar, yükte hafif-pahada ağırlar, değişken girdiler, esneklik, girişimcilik, kapasite birçok şey sorgulanımlar arasında oluyor daha çok. Dişe dokunur cevaplar göz dolduruyor. Ne hoş.

            Aile, evvelinde seçilemeyen insan değeridir. Fiziksel varlığı yanı başımızda olmasa da akılda güçlü bir temsiliyeti mevcuttur. Tanışılıp kaynaşılan karşı cinsin aile içindeki konumu hesaplanmasa olmaz. Her iki taraf için de dış güzellik ekseriyetle mevzu bahis olunur. Çoğunlukla hesaplar tutmaz. Aileye sonradan dahil olması muhtemel kişinin varlığı akılcılaştırılamamışsa, bütün parçayı dışlar. Tek tek bireyler uzun hedefler için kısa vadeli düş kırıklıklarının yasına girmez. Aman ne iyi.

Farkındaysanız hala “aşk” ya da “sevgi” kavramları kullanılmadı. Bir insanı sevmekle başlamıyor çünkü süreç. Gönülden geçen akla denk düşmüyor. Mantıkla gelinen de yüreği sarmalamıyor. Evlilik yolunda tanıştırılma eylemi, acaba ile başlayan bir açık oluş ya da gizlenme, savunma-taarruz, kaçma-kovalama, çekme-itme, bazen zeka bazen cahillik, emin olamama, deneme-yanılma, uzlaşma, savrulma ve daha bir sürü şeyle dolu; başlangıcı belli olup yaklaşık bir hafta ile on gün arasında seyreden ve yine mi nidasıyla neticelenen, geçirilmiş dakikaları harcanmış, boşa geçirilmiş saydıran bir hezeyanlar bütünüdür. Böylesi tatlı değil şirin hiç değildir, ne hoştur ne iyidir sadece acınasıdır.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 198
Kayıt tarihi
: 13.04.17
 
 

Gönülden Sosyolog, araştırmacı şahsiyet, keyfine çalışkan arımaya. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster