Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '17

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
355
 

Yeni bir ruhsal sıçrayışta insan

Yeni bir ruhsal sıçrayışta insan
 

Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar bu mavi gezegende dinozorlar yaşarmış. O zamanlarda henüz insan nesli yokmuş. Üretilmiş bir fantazya olduğu düşünülen ve yalnızca hikâyelerde anlam bulurken meğer onların var olduklarının kalıntılarına rastlanmış...

Geçen giden yılların ardından selam sana gelecek…

Dünü, bugünü içinde barındıran ve geleceğe gebe kalmış sancılar içinde olan insan: “ Nasıl bir şey doğurmak istersin?”

Algın, bilincin, iraden, aklın ve sezgilerin hangi boyutta hareket halinde ise bil ki; öyle bir insan doğuracaksın!

Acaba, Homonit’ten başlayıp, Homo Erectus ve Homo Sapiens Sapiens aşamalarına sıçrayan insan, bu zaman diliminde yeni bir türe sıçrama eşiğinde olabilir mi?

İster kabul edilsin ister reddedilsin, şu bir gerçektir ki; ne düşünüyorsanız, neye inanıyorsanız, ne kadar anlıyor ve hayal ediyorsanız bilin ki O’sunuz. Bu anlamda kendinizi bir homongolos hissediyorsanız ki tenzih ederim, O’sunuzdur! Yok, eğer kendinizi Homo Sapiens Sapiens olarak sürecin sonuna geldiğinizi hissediyor ve yeni bir format gerektiğine hazırsanız, bir sıçrama yapacağınız kesindir. Kanıtı ise geçmiş sıçramalarımızdadır. Çünkü insan da diğer türler gibi, doğa ve evren yasalarına bağlı olarak kendi evrelerini tamamlayıp başka evrelere doğru evrilmiş/evrilmektedir. Örneğin; dinozorlar evrim yasasına tabi olarak türlerinin bir bölümü ortadan kalkmış, kalanı ise büyük bir değişim geçirmiştir. Keza birçok tür benzer evrelere tabii olmuştur.

Yeniçağa ve yeni türe öncülük edecek bir “bilme düzeyini” oluşturmamız kaçınılmazdır. Beyin dalga boyunu sezgisel olanı kavramaya ayarlamalıyız.

Bir taraftan tıpkı bize benzeyen robotlar üretilmektedir. Bunlar bizim yerimizi almaya hazırlanırken acaba bu robotlar bizim iyiliğimize mi yoksa insan türünün sonuna gelmesine mi neden olacaktır? Bu durum gayri ihtiyari Sümer Tanrılarının kendilerine hizmet için yarattıkları “Lulu Amelu”* hikâyesini çağrıştırıyor.**

İnsan bir ürün mü olmak ister yoksa dünyasal evrimini tamamlayıp bir üst bilince ulaşmak mı ister? Bu kendisine kalmış bir seçimdir. Ancak, kavrayışı ölçüsünde bir gelişim gösteriyorsa gelişen zihniyle belki de bu bedene gelmeye tenezzül etmeyecek bir bilince taşınacak ve bunu tercih edecektir.

Konu çok derin ve anlatacak çok şey var…

Özetlersek; modern insan maddenin efendisi olmayı başarmış olsa da (!) ruhu cenderede sıkışmış yardım beklemektedir. Bütün mesele giderek robotlaşan insan olmakla ruhsal bir varlık olmak arasındaki tercihte gizlidir. Homo Robotik mi, Homo Spiritum“MU”!

Nimet Erenler Gülkökü

 

*Lulu Amelu: Sümercede ilkel işçi demektir.

**Kaynak: Kur'an-ı Kerim'in Apocrypha'sı/CBN Yayınları/ Nimet Erenler Gülkökü, s.128-133

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 331
Kayıt tarihi
: 11.11.16
 
 

"Yazmak benim için hayatı anlama çabasıdır" diyen Araştırmacı Yazar ve Sosyolog Nimet Erenler Gül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster