Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '07

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
495
 

Yeni bir şeye karşı aldığınız tutum durduğunuz alanı ve kimliğinizi belirler..

Yeni bir şeye karşı aldığınız tutum durduğunuz alanı ve kimliğinizi belirler..
 

Ortadoğu ve Arap kültürünün yaşamımıza kattığı en karmaşık şey “Yeniye karşı aldığımız tutumdur”. Türk geleneklerinde yeni, heyecanla karşılanır, uyum sağlanır, benimsenir ve sevilir. Sevilmez ise kendi halinde bırakılarak yola devam edilir.

Osmanlı döneminde Türk gelenekleri ile sürekli çatışma halinde olan Araplaşma –dini inançlarımızdan dolayı geçen Arap kültürü- bütün yenilerde toplumun ikirciklenmesine yol açmıştır.

Başta matbaa olmak üzere yeni olan şeyler, toplumu karıştırıcı, gavur icadı ve kötü olarak nitelenip uzak durularak toplum adına önemli şeyler kaybedilmiştir. Osmanlı’nın ilerleme dönemi sayılan Fatih Sultan Mehmet gibi padişahlar ilerlemeye, buluşa ve yeniliğe nispeten daha yatkın bir dönem geçirmişlerdir.

Bu yaklaşımda toplumun toptan bir ümmet, bırakılırsa günaha sapar diyerek duyulan korku gibi şeylerin neticesinde özellikle Osmanlı’nın duraklama ve gerileme dönemleri başta olmak üzere yeniliklere karşı savaş “Ümmetin” gerekliliği olarak görülmüştür.

Katıksız ve dogma inancı destekleyen, besleyen en önemli destek yeniliğe karşı verilen savaştan geçmiştir. Bu arada Türk geleneklerinde de ciddi hasarlar meydana gelmiştir. Gelişimin bir döneminde inanç ve Türklüğün harman edilmesine çalışılmasıyla Türk gelenek ve bilinci ciddi şekilde zaafa uğramıştır.

Matbaa sürecine karşı çıkış son olmamıştır, fotoğrafa, videoya, filme, sanata, heykele karşı çıkış ve duruşlar Araplaşma sürecinin önemli ayrıntıları olarak görülebilir. Yeniye, ancak ümmet oluşumunun işine yaramaya başlayacağı kanaat getirildikten sonra izin verilmiştir.

Bir dönem evlerde asılı resme ve fotoğrafa izin vermeyen “Araplaşma” , sonraki dönemlerde videonun propaganda aracı olarak öneminin artması nedeniyle videoyu “günah” olmayan sınıfa sokarak kullanmaya başlamışlardır.

Bugün Araplaşma ile modernleşme arasında süren didişmede, modernleşme kendine daha yatkın olan Türk kültürüne ve geleneklerine tutunarak yaşamaya çaba göstermektedir. Bir dönem modern yaşam destekçisi ve modern yaşamın biçimsel olarak içinde görünen iki ana güçte de çözülmeler görülüyor. Araplaşma, “Alevi” kültürüne ve etnik ayrılıkçılık nedeniyle “Kürtçülük” kullanılarak ta Kürtlere sızmaktadır.

Araplaşma çabasının savunucuları gördüler ve öğrendiler ki bu coğrafyada etnik ve inanç köken ayrımlı bir çizgi izlemeden ve onlara kısmi ve sözde haklar vermeden ilerleyemeyecekler. Bu nedenle yeni dönemde girişilen açılımların artmasını, etkili olmasını ve bu toplulukları bölmesini bekleyebiliriz. Elindeki muazzam para, uluslararası konjonktür desteği, Ortadoğu'da yıllardır süren "Osmanlı'yı", "Türk Kültürünü" yok etme çabasıyla birleşince "Araplaşma" ve siyaseti dine bulaştırma yol alacak hatta ilerleyecek gibi görünüyor.

Günümüzde Türk Kültür ve geleneklerine en uygun yaşam “Modern Yaşam” dır. Uzun vadede bu yaşam biçiminden vazgeçileceğini düşünmüyorum. Araplaşmanın günümüz siyasi iktidarı nedeniyle aldığı mesafe olsa bile ben ciddi uzun süreçli gerilemeler olmayacağını düşünüyorum.

Bu bağlamda günümüz yaygın kullanım aracı Facebook hakkında çıkarılan söylentilere bu açılardan da bakmamız gerekmektedir. Modern yaşamın en önemli alanı olan internette çok özel yaratılmış bir çözüm ve uygulamaya kendini önemli görmeye alıştırılmış insanlar tarafından gizli polis, ajan görüntülerinin çizilmesini anlayışla karşılamak gerekir. Yakın zamanlarda internetle ilgili yeni kapatma modelleri deneneceğinden şüpheniz olmasın.

Matbaaya daha ilk güden fetva vermeyen ulema torunlarının Facebook gibi modern yaşam oluşumunu daha ilk günden benimseyeceklerini tabi ki sanmıyorum. Onların karşı çıktığı denetimleri dışında bir oluşumdur. Yoksa Facebook ta internetin tüm alanları kadar "güvenli" ve "cinselliği" kullanmaktadır. Araplaşma ve özgürlükleri boğma yanlıları aradan biraz zaman geçip “ümmetçi” yaklaşımlarına uygun buldukları zaman bu tip yenilikleri benimseme ve kullanma eğilimi göstereceklerdir.

Modern yaşam karşısındaki savaş ne kadar çetin olursa olsun yoluna devam edecektir. Modern yaşam oradan buradan kısılarak ulaşılabilecek bir şey değildir. O bir bütün ve bir yaşam tarzıdır.

Modern yaşamı oluşturan araç, yaşama biçimleri ve alışkanlıklar kolay kazanılmaz ve kaybedilmez.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yani tamalayamadım. Emirliklerde son derce modern binalar inşa edilmiş ama kafalar modernizm karşıtlığıyla ayarlı. Kadın şahit bile olamıyor. Hammurabi'den aktarılan kanunlar uygulanıyor. Bizde ise örneğin şarap. Üretici perişan ediliyor amaç daha ayık olamamız. ne kadar çok sağlığımızı düşünüyorlar.Ama öte yandan sularımızın topraklarımızın siyanürlenmesine onay veriliyor. Üreticiye öyle bir öTV koymuşlar ki sofra şarabı denilen şarabın o fiyata satılması olanaksız. Ama viski düşük kdv ile ithal edilebiliyor. saf dindar halk bunun yani şaraba konan bu ÖTVden memnun ama öte yandan avantajlı koşullarda ülkeye sokulan diğer içkiden haberi yok. ve gitgide radikalleşiyor. Yani miş gibi davranalar ülkeyi geri dönüşsüz bir noktaya da getirebilirler değil mi?

Ezgi Umut 
 02.12.2007 3:11
Cevap :
geri dönüşsüz bir nokta yoktur. Evren geleceğe akışında mutlaka kaostan çözüme, çözümden kaosa doğru yukarı doğru spiral bir gelişim gösterir. Bu nedenle uzak gelcekte dogma inançlar siyasi veya dini mutlaka modern yaşama uyacaklar. Saydığınız bütün özellikler hem ülkelerin hem inançların modern yaşamın sadece araçlarını kullandıklarını ama felsefesinden uzak durduklarını gösteriyor. Bu aynı zamanda onların arasında da çatlaklar yaratıyor. Işık evlerine ve benzer tarikat yuvalarına hapsettikleri genç beyinler dışarıda gördükleri bu oluşumu korksalar bile sorguluyor bazıları ise gerçekten değişebiliyor. Ulus ve biraradalık bilincini destekleyen olaylar da modern yaşamın karakterini ortaya koyuyor. Spor, büyük felaket vb. Bu nedenle ben mutlak geri dönüş beklemiyorum. Çok can yanar, emek boşa gider ama kervan yürür. beni düşündüren son şey son dönemde Alevilik ve Kürt kavramlarına yönelik büyük planların da devreye girmesi. Buna ayroca tekrar değineceğim. Sevgiler  02.12.2007 11:39
 

Üzgün bir anımda okuduğum başarılı ve önemli metniniz içime su serpti. Umarım dediğiniz gibi olur ve ülkemizde modern yaşam kolayca kaybedilmez. Hiç kaybedilmemeli. Ne var ki "yaşam felsefesi" dışında pek çok araçta modernleşmeyi kullandıkları için sade vatandaş olan bitenden habersiz. Son sürat modernleşme sürecinde ilerlemekte olduğumuzu düşünen aydınımsılarımız bile türedi. Önemli olan kafaların içindeki fikirlerin modern olması. Görmüşsünüzdür bianelde antreponun bir duvarı Arap emirliklerine ayrılmıştı. Dev modern binalar. Hatta Luvrcuların orada nü'lerin örtülü görünümle sergileyeceklerinden bile bahsediliyordu. Biz değiştiremezler derken İstanbul'un tüm kenar semtlerinde kadın giyimi türbanı geçtim göz deliği olan çarşafa dönüştü. Bunları görerek büyüyen bir neslin görece açık olan modern kadını kabul etme ve karaçarşafı reddetme olasılığı çok az. üzüntü veriyor. Korkum o ki o modernliği bir kaç sene sonra sadece sanal platformlarda yaşıyor olabileceğimiz. ben yanılayım selaml

Ezgi Umut 
 02.12.2007 3:03
Cevap :
dikkatinizi çeken şeyler sonderece doğru. Modern yaşamın temsilcisi sayılan ülkeler kendi ülkelerinin dışındaki yaşamın bu alanları ile ilgilenmiyor. Eninde sonunda kendilerini de etkileyecek oradaki oluşumlardan uzak duruyor. O ülkeleri turistik bir gezi yapılan, petrol sağlayan geri zekalı topluluklar ve üçüncü sınıf insan görüyor. Bu ülkelerde çıkarları -kendilerince tehlikeye girmeden- harekete de geçmiyorlar. Cumhuriyetin kuruluşunda hem Sovyetler, hem de Amerika yeni ve modern oluşumu desteklediler. Bugün özellikle Amerika büyük bir aymazlıkla "ılımlı" model denemesi adı altında "yeşil kuşak" fikirlerinden daha hatalı oluşumlara imza atıyor. Tehlike bu nedenle var. Yoksa modern yaşam düşmanları bu ilerlemeyi akıllarına bile getiremezlerdi. Amerika o kadar açık bir destek içindeki iç ve dış kararlarda neredeyse Amerika'nın eyaleti gibi olduk. İlginç olan askerin gerçekleştireebileceği bir kalkışmaya veya halkta olacak bir tepkiye karşı da planları var. sevgiler  02.12.2007 11:33
 

İyimserliğin ötesinde, "gerçek" olmasını diliyorum ama bir de şu var ki bunu sevgili İlhan Ağabey(Selçuk) çok vurgular; bazı şeyler gelişme değil, sadece "teknolojik pazarlama". Ve insanı "bu ne çıldırtan denge" dedirtecek görüntüler: örneğin; "türbanlı" kadınların araba kullanması. Sevgiler, maviyle... (sonunda bütün eksik kalan yazılarını bitirebildim; emin ol oğluşla itişerek okuyabildim:)))

derinmavi.. 
 25.11.2007 18:05
Cevap :
benden de oğluna sevgiler.. o, iyi bir arkadaşa benziyor senin için.. sevgiler  25.11.2007 18:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 986
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster