Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
271
 

Yeni Çernobil istemiyoruz...

Yeni Çernobil istemiyoruz...
 

Görsel, www.itusozluk.com'dan alınmıştır.


Ukrayna'nın Kiev'e bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktöründe 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde bir nükleer kaza meydana gelmişti. Dünyamızda bugüne kadar yaşanan belki de en büyük ve en önemli kazaydı “Çernobil”.

Birçok yaşama mal olduğu gibi, birçok insanın sağlığını da doğrudan bozmuştu. Yan etkilerini de düşünürsek daha nice insanın hayatını tehlikeye attığı yadsınamaz.

Çernobil kazası ilk önceleri gizli tutulmuştu. İlk duyuru 28 Nisan’da İsveç tarafından yapılmış, Sovyetler uzun süre kazanın mahiyeti ile ilgili bir açıklama yapmamıştı. Radyasyon bulutunun etkisi altına giren birçok devletin yöneticileri de sessiz kalmayı seçiyordu.

Bizim yetkililerimiz de konuyu oldukça hafifleten, ciddiyetten uzak açıklamalarıyla tarihteki yerlerini sağlamlaştırdılar. Bazı gazeteler dahi “Türkiye’de radyasyon yoktur” diye başlıklar atıyordu.

Her şeyde olduğu gibi Karadeniz Bölgesinde yetişen çayların radyasyondan etkilendiği söylemlerine karşın, çayın yıkanınca ve demlenince radyasyon etkisini kaybettiği şeklinde bilimsellikten uzak açıklamalar yapan yetkililerden biri olan Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit ARAL çay içerek gazete ve televizyonlara poz veriyordu. Rahmetli Turgut ÖZAL da “Radyoaktif çay daha lezzetlidir” açıklamalarını yapıyordu. Cahit ARAL da “biraz radyasyon iyidir” diyordu, sonrasında kanserden hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin.

Bu kadar önemli bir faciada tedbir almak varken, bırakın tedbiri halkın adeta radyasyonla kucaklaşması için çaba sarf eden sorumlu yöneticileri kutlamak lazım.

Bu facia hafızalara bu kadar keskin kazınmışken, geride sayısız kanser hastası ve ölümler bırakmışken, Dünya’da birçok devlet nükleer tesis yapma işinden vaz geçmişken, bizimkilerin nükleer tesis yapma inadını hangi bilim dalı açıklayabilir bilemiyorum doğrusu…

Bu olsa olsa insana verilen değerin yansıması…25 Nisan 2012

 

yurttabirgül bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vurguladığınız gibi Çernobil'den neler çektik. İlk bebeğimize rastlıyor. Et,sür,çay,sebze, her şeyden korkmuştuk. Bir yanda pahalı elektrik, nükleerli batı dünyası, öte yanda çevre ve sağlık kaygılarımız. Zor bir durum.Bu konuda uyaran, dikkati çeken yazınız değerlidir. Selam ve saygılar.

Turbest 
 29.04.2012 22:43
Cevap :
İnsan sağlığının, insanın yaşama hakkının değer gördüğü bir dünya düzeni hayalimdir...Teşekkür ediyorum değerli yorumunuza...Selamlar, mutlu kalın...  30.04.2012 11:31
 

Merhabalar..Sevgili AYŞEGÜL hanım :-) İnanırmısınız benim bildiğim şu son 7-8 sene içinde aşağı yukarı her ailenin 1-2 ferdi KANSER ile mücadele ediyor veya VEFAT ediyor malesef..:-(( Dediğiniz gibi ALLAH RAHMET EYLESİN Sn.CAHİT ARAL ve Sn.TURGUT ÖZAL'a :-(( Belki yarınlarda çok daha fazla KANSERLİ İNSANLARLA karşılaşacağız :-(( Size sonsuz sevgiler,selamlar ve saygılar sunarım..! :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 27.04.2012 17:43
Cevap :
Merhaba Necip Bey...Kanser ne yazık ki her birimizi tehdit eder durumda. Teknoloji dünyamızın sonunu da getirecek anlaşılan...Biraz daha duyarlı davranılabilse, insan hayatı her şeyin üzerinde tutulabilse, olumsuzluklar azaltılabilir belki bitirilemese de...Selamlar, mutlu kalın...  28.04.2012 13:24
 

Bize radyasyon,madyasyon vız gelir tırrrııs geçer...Aşılıyık doğuştan..Heeç gorkmayın..Iccık sarmusaklı yoğurt yidi mi heç bişiyciiniz galmaz...Üstüne takla bilem atarık...:))Aha da şuraya cızzıktırıyom..Hörmetleriminen Ayşegül Hanım,selamlar olsun...:))

Mesut Selek 
 26.04.2012 23:53
Cevap :
...:))) Ne kadar haklısınız Mesut Bey, bize heç bişi olmaz şerbetliyik...Radyasyon da ne ki? ...:)))Selamlar, mutlu kalın...  27.04.2012 12:57
 

Bazen yağmurlar, dolu ve kar, bazen de kül, asit, bombalar ve radyasyon, çoğu zaman da dijital enformasyonlar yağar üstümüze üstümüze… Şu belirsiz, kesintili ve kaotik post-modern zamanlarda... Çünkü delmiştir sistem artık -dünya dahil- hepimizin ozon tabakalarını, acımasızca birer birer... Anlık hazlar verip bizlere, karşılığında kandırarak almıştır elimizden tüm doğal, tinsel ve kozmik sağaltımlarımızı... 1945: Nagazaki-Hiroşima/ 1986: Çernobil/ 2011: Fukişima... Evrensel duyarlılığınıza sonsuz teşekkürler ve içten selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 26.04.2012 19:01
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum Ersin Bey, değerli yorum ve katkınız için...Selamlar, mutlu kalın...  26.04.2012 22:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3987
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1396
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster