Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1261
 

Yeni Dizi? Pis yedili!

Yeni Dizi? Pis yedili!
 

Diziyi temsilen bir fotoğraf.. Pis yedili...


...Neşe Babacan, dedikodu yaparak karı-koca olan iki öğretmenin boşanmasına sebep olmuş; Mert Karatütün, geç kaldığı için kendisini derse almayan öğretmenini ikinci kattan aşağıya atmış; Sevil Öztürk, bi(r) öğrenciyi dövdüğü için iki hafta okuldan uzaklaştırılmış; Gülçiçek Seymen saçlarını boyadığı ve makyaj yaptığı için 3 kere okuldan uzaklaştırma almış…

Evet eğitim sistemimize bir yenilik daha geliyor, yeni bir kavram; Pis Yedili! Hepimize ve özellikle öğretmenlerimize hayırlı olsun. Ayıplanması, yanlış olduğu belirtilmesi gereken onca davranış sempatik bir arka ses ile özendiriliyor. Vitrine öyle bir yerleştiriliyor ki fakir dedikleri yedi 'pis' genç; ama bilemiyorlar mı vitrinde durduğu gibi durmuyor!

İşin gerçeği bu okuduklarımız hayatın zaten bir parçası ve eğitimcilerin öğretim faaliyetlerini verimli bir şekilde yapamamasının en önemli sebeplerinden. Ancak hayatın onca gerçeği varken tutup da en uç örneklerini almanın ne anlamı var? Hem de toplu izlenmeye açık halde; cicili bicili öğrenciler, hayali okullar, gerçek aşklardan çıkarılacak toplumu derinden etkileyecek örneklemeler... Sloganları da 'yoksullukları en büyük zenginlikleri!' Aman ne büyük slogan, ne etkileyici. Amaç ne? Vitrinde daha güzel durmasını sağlayacak başka bir süs mü fakirlik?

Neden normal olan hikayeleri tüketmiyoruz da hep uç noktaları tüketiyoruz?  Arka sıradakilerin etkileneceği onca faktör var iken bir de pis yedili eksikti. Dizinin ismi de mükemmel! Kağıt oyunu ismi!

Buradan dizi yönetmenine yeni karakterler de sipariş ediyorum; Tüm okul önünde müdürü dövdüğü için okuldan atılan ve hapse mahkum olan Murat'da Sevil'in sevgilisi olsun. Okul çıkışlarına gelen mahallenin serserisi Tuna; Gülçiçeği bir ders çıkışında arabasıyla kaçırsın. Kaçarken de okulun en çalışkan öğrencisi Fatma'ya çarpsın ve Fatma'nın yazı yazdığı eli kırılsın. Sonra yakalanan Tuna, Murat'la aynı hapishaneye gönderilsin...

Bir de başka dizi konusu; Cemal Öğretmen; Coğrafyacı, öğrencilerinin yüzde sekseni üniversiteye yerleşmiş. Nilgün Öğretmen; sosyo-ekonomik düzeyleri düşük olan 50 öğrencisini özel uğraşlarıyla üniversite öğrencisi yapmış. Zafer Öğretmen; Madde bağımlısı 20 öğrencisini madde bağımlılığından kurtarmış ve bu sene mezun oluyor. Kız teknik Lisesi Müdüresi Seval Öğretmen; ortaokuldan sonra okulu bırakan 150 öğrencinin ailelerini ikna ederek okula dönmelerini sağlamış. İsmini de şöyle koyarsınız: Okey'e Dörtlü: Cemal-Nilgün-Zafer-Seval!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

edenler var. Üzgünüm örnekleme oluşturuyorsunuz bu modele. Farkındalık sahibi olmakla gurur duyduğum bir mesleğin bana kattıklarından öğrendiğim bir iki şey olduysaa eğer....; bunlardan biri de ne kadar çok genç tüketiliyorsaa, aile ve çevre ne kadar özbenlik vetrmekten yoksun ve yoksul iseler.... bizim mesleğimizin bu durumu ele vefrerek terse çevirmek olduğunu görmezden gelmemektir. Yani; negatif tanıtımını yaptığınız bu dizinin, getrçeklerimizle yüzleşmenin tam zamanı olduğu şu yaman günlede... tam yerinde vizyona girdiği kanısındayım. Lise düzeyi gençlerin % 85 ve hatta daha fazlası gerçekten bu ruh halini yansıtıyor... kimi yutkunarak... diş sıkarakbizlere ve kimi de yıkıp döketrek tabiii ki de...Anlayış ve tolerans size de mi formasyon sertifikası yolıylsa aldırıldı yoksa sayın ve değerli hocam.... yüzleşmenin yarı yarıya sorunu çözmek olduğundan yoksa hiç mi haberiniz olamadı????...Adınıza üzüldüm. Saygılarımla.

Özlem Erkaplan 
 23.10.2011 17:36
Cevap :
Açıkçasını söylemek gerekirse yazdıklarınızı, noktalama hatalarından uzun cümlelerden dolayı tam olarak anlayıp sindirmek zamanımı aldı.Ben zaten bu örneklemelerin hayatımızın bir parçası olduğunu yazdım! Negatif tanıtımını yaptığım şey sorunlu davranışların sempatik bir sesle tanıtılması, gerçekçi olmayan yollarla gösterilmesi ve uç noktaların daha çok ilgi görmesi. Neden bu karakterler 'ne yazık ki böyle diyerek tanıtılmıyor veya karakterler tanıtılırken fakir oldukları gösteriliyor. İlk bölümden bakın giydikleri giysiler pazar malı mı?Davranışları gerçekten lise öğrencisi karakterinde mi?Liseli öğrencinin ilgili bir model öğretmene ne kadar çok ihtiyaç duyduğunu iyi biliyorum, belki mükemmel bir öğretmen değilim ama elimden geldiği kadar da eğitsel durumlarına da eğilmeye çalışırım. Ancak şunu söylemeliyim anlayış ve toleransım konusunda söylediğinizi size yakıştıramıyorum beni hiç tanımadan. Ben de tanıdığım 15 yılı aşmış öğretmenlerden gözlemlediklerimle siz hep böylesiniz desem?  23.10.2011 21:48
 

Eğitimci ,... öğretici duyarlılığınıza katılamamk mümkün değil. Oysa, gerçeğe yakın uçlıkta durum, eskiler ahvalimiz derler di öyle değil mi sayın dertdaşım. Ben emekli bir öğretmenim. 20. yılımın dolduğu güne geri saydım ve O- GÜN hayallerdekini yaptım. İmzamı atıp şapkamı da attım. Bu deformatif öğretici duruşumu sevmedim. Bana göre mi değil mi demeden de sadece ve sadece insan ve genç insan enerjisini, iletişimini sevdiğim için yarı yutkuna, yarı yarıya da diş sıkarak ve hemde aşık olarakkk mesleğe(yaman çelişki demiyorum, durum bu...)girdim ve alnımın akıyla!!! çıktım. Ama aramızda durumun vehametini..., genç kuşağın bir ön günden diğer güne ne kadar hızlı ve acımasız tüketilip, alınıp-satılan metalar gibi... bozuk paralar gibi harcasndığını da görmezden..., gözünü yarı aydınlık gerçeklere( başarı timsali ve merhamet hem de fedakarlık timsali olunan...eğitimci vasıflara)dikmemizi ve öğremenliğin de gençliği ötneklemeli eğitmenin de çoook dışında bir dünyanın var olduğunu göz ardı

Özlem Erkaplan 
 23.10.2011 17:30
Cevap :
Sizin gibi toptan fikirli olmuş olmaz mıyım? Neyse burası kişisel suçlamaların yeri değil tabi ki, mesela bunca yıllık gözlemlerinizden yararlanarak yazıya başka bir boyut getirmek isteyebilirdiniz; keşke okullarda daha fazla rehber öğretmen olsa, sosyal hizmet uzmanı kadroları milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulsa, öğrencilerinin kırıp dökmelerini engelleyecek farklı 'enerji ve stres atma' etkinlikleri olsa deseniz. Kendilerini suç teşkil eden davranışları yaparak göstermeye çalışanlara ders dışı etkinlikler uyguladınız mı diye sormak isterdim size ama ben yaptım siz de yapın vari konuşmalar eğitimi iyileştirmiyor. Teşekkür ederim ilginiz için ancak bu kadar uzun cevap yazmamın tek sebebi formasyonumun içeriğinde neyin olduğunu sormanızdır, kimin hangi hızda ve hangi amaçlarla bozuk paralar gibi harcandığının farkındayım. Size durup dururken toptan fikirli olarak bi suçlama addetsem ne kadar üzülürdünüz bir düşünün!  23.10.2011 22:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 1041
Kayıt tarihi
: 27.01.08
 
 

Çok da eskilerde olmayan bir tarihte doğdu. Kulağına ismini fısıldadılar: İsmail. İsmini büyüyünc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster