Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '12

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
184
 

Yeni dünya düzeni ya da düzensizliği

Yeni dünya düzeni ya da düzensizliği
 

Dünya düzeni düzene girer mi?


Az gelişmiş ülkelerde genel olarak tüm bireylerin özel olarakta emekçilerin örgütlü olması, yönetenlerce istenmeyen bir durumdur.

 
Küçük bir azınlığın, çoğunluk üzerinde zora dayalı egemenliğini sürdürdüğü bir düzenin, ayakta tutulabilmesi, çoğunluğun örgütlü olmamaması ile ancak mümkündür. İktidar sahiplerinin tarih boyunca kendi dışındakilere örgütlenme olanağı vermemeleri bundandır. İlk silahlı "müfrezelerin" ortaya çıkışından, günümüz "modern devlet" oluşumuna kadar, bütün sınıflı toplumların ortak özelliği budur. Ancak buna rağmen egemenlerin zora dayalı egemenlikleri sür git devam etmiştir.
 
Zira, insanın olduğu her yerde, her zora karşı mücadelede var olmuştur. İnsanlık tarihi bu mücadelelerin tarihidir. Bu nedenle sosyal mücadelelerin bir aracı olarak örgüt sorunu, insanlık tarihi kadar eski bir sorundur.
 
Tüm Dünyada örgütlenme ve sendikacılık hareketi, görülmemiş ölçek ve yoğunlukta bir saldırı karşısındadır. Bu saldırının temelinde YDD (Yeni dünya düzeni veya düzensizliği) koskoca bir savsata olarak diyebileceğimiz ve tüm dünyada uygulamaya konulan yeni liberal politikalardır. Sermayenin kontrölü altındaki bu küreselleşme ve YDDnin asıl amacı iş gücünü ucuzlatmaktır.
 
Aslında YDDnin aslı unsurlarından birisi geleceksizleştirme ise de, ötekide insanlığın sürüleştirilmesidir. Bu görülmek zorundadır. YDD dünya kapitalizimin medyatik toplumu "kültürsüzlüğü" sürüleştirilerek uyuyan, uyutulan insanlık yaratıyor.
 
Burjuva kültüründe ve alt kültüründe irrasonel ve antihümanist değerlerin hali hazırdaki dirilişinin nesnel karşılığı, kesinlikle insanların bir sonraki barbarlığın kabülüne ya da edilgen bir hoşgörüyle karşılamaya hazırlamaktır. (ırak saldırısı ve dünyadaki hali hazırda uygulanan vahşi insanlık trajedileri) Bu hoşgörü ve edilgenlik medya ile ideolojik olarak hazırlanmakta ve hem de düşünsel planda ön görülmektedir.
 
Sıfır umutlar, terkedilmişlik, saçmalık, mahkümiyet, suçluluk, zamanın ve mekanın dışındalık, kendisine ve diğer insanlara yabancılık, gülünçlük, güçsüzlük, müstehcenlik ve iğrençliği besleyen vahşet kesidi, geçmiş değerlerle ilişkisini koparmış, geleceğin değerlerinini yansıyatamayan insanlar yığınında bu düzen yerini almıştır.İnsan gülünç bir trajedinin kolları arasındadır. insanlık durumunun negatiflerini aşmak söz konusu olduğunda, insan olanın vermediğini alması mümkün değildir.
 
Kriz dönemleri yanıtlarını ve çözümlerini içerisinde barındırır. Kriz ortamı bir "çözümsüzlük" olması yanında bir çözüm ve değişiklik çağrısıdır da...
 
Yeni dünya düzeninde ya da düzensizliğinde insan olmak artık daha güç ve gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Örgütlenme de sorunsalın önemli bir parçasıdır
 
Asl olan bu düzende Yeni Dünya düzesizliğine uyarak insansızlaşmak değil insan olarak kalabilmektir.
Sevgi ve umit ile....
 
 
Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Muhendisi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 883
Toplam yorum
: 3748
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2677
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster