Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
250
 

Yeni Ergenekoncular

Yeni ergenekoncular derken, şu an içeri tıkılmış siyasal islam muhaliflerini kastetmiyorum..

Ergenekon davasında olan biteni destekleyenlere diyorum, yeni ergenekoncu diye.

Artık bu saatten sonra, ergenekoncu diye onlara demek gerekiyor.

Bu ergenekoncular neyi savunuyor anlamaya çalışalım; dürüst olanlarını ve de dürüst olmayanların, dürüstlük düzleminde savunduklarını:

Bu düzlem de şudur, "yargı bağımsızdır, yargının sonucunu bekleyelim." Tabi, yargının sonucunu görmeden bu adamları 'suçlu' gören ergenekoncular da az değil, ancak onları dikkate almaya gerek yok.

Yargı bağımsızdır, bekleyelim düşüncesi, bu olay ilk patlak verdiğinde benimsenebilecek bir tutum olarak doğrudur. Ama ondan sonrası için yanlıştır.

Ama hala bu düşüncenin arkasında olan ve olan biten 'hukuksuzluğu' savunanlar var. Bunu da, güya dürüstlük adına yapıyorlar. Hatta bizim taraftan bazıları bunu solculuk sanıyor. Yok ya! Solculuğun doktrinlerine gelmeden önce, bu aklı selim aşamasında elenecek bir düşüncedir oysa.

Solculuğu bırakın, bu dürüstçe bile değildir, tarafgirliktir. Gerçi tarafgirlik dürüst olmamayı gerektirmez, ancak toplumumuzun önemli ölçüde psikolojik dengesi bozulmuştur. Kendi lehine olan için başkasına rahatlıkla adaletsizlik yapabilir.

Bu düşünceyi savunmak neden yanlıştır? Çünkü, ortada olağanüstü bir durum vardır. Sıradan, kim olduğu ve ne yaptığı bilinmeyen insanlar, çeşitli somut suçlarla tutuklanmış değildir.

Nesnel, temellendirilmiş güçlü isnatlarla yapılmış bir soruşturma sonucunda her kim olursa olsun, suç işlemiş olabilir. Yök başkanı diye bundan muaf olamaz. Abd eski savunma bakanı Rumsfeld’in dediği gibi, 'insanın suç işleme özgürlüğü vardır.' Ergenekoncular bu mantığı savunuyor. Ama olay bu boyutu çoktan aşmıştır; soruşturmanın, nesnel olmadığı, temelinin olmadığı, güçlü isnatların olmadığı, olanların ise son derece güçsüz ve yer yer komik olduğu aklı başında bir insan için açık olmalıdır. Bir ergenekoncu bunu görüp, hala, bir beklentisi varsa, bu durumda, şapkadan tavşan çıkartan illuzyonistin şaşkın seyircisi konumundadır. Hişşt, uyan!

Eğer bir ergenekoncu, bunlara gözlerini kapayıp, hala görelim bakalım diyerek, olan biteni destekliyorsa, adını hak ediyor demektir. Kendi tarafımdakileri değerlendirirsem, ergenekonculuğu savunmayı solculuk diye sunmak, sola
büyük haksızlıktır ve solun temizlemesi gereken bir karadır.

Örneğin Kemal Gürüz, şuç işlemişse bana ne, çeker cezasını. Bile bile suçluyu savunmak suçtur. Ama ya peki, bu insanı, bırakınız YÖK başkanı olmasını, sıradan bir insan olarak, son derece yetersiz bağlantılarla ve delillerle suçlu ilan etmek ve bu delillerin yetersiz olduğuna gözleri kapamak nedir? Bu hiç de onurlu bir iş değildir.

'Ergenekoncu solculara' gelirsek; ergenekonculuğu savunmak solculuğun gereği değildir, tersine, bunu solculuk diye yutturmak, solculuğun kurdudur. Ne yazık ki sol düşünce dünyamız, bu ve başka nedenlerle haddinden fazla kurtlanmıştır. Bu nedenle önümüzdeki dönemlerde hala solcu kalabilmişlere önemli görevler düşmektedir.
(Benzer bir temadaki yazım için: BlogNo=120889)

Tavsiye: Siyasi angajmanınızın düşünmenizin önüne geçmesine izin vermeyin, fikrinizi belirleyen olay olsun; olayı belirleyen fikriniz olmasın. Bu ikincisi olduğunda, yapılan uydurmasyon, önyargı, tarafgirlik ve angajmandır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Yazdıklarınıza katılıyorum. En büyük yanlışımız; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak ve bu fikirle(doğru olduğu test edilmeden) taraf olmaktır. Ergenekon olayında da aynı şey yapılıyor.Bu konuda 5-6 blog yazmama rağmen, mevcut bilgilerimin henüz taraf olaya yetmediğini düşünüyorum.Ama, bilgilenme dereceme,gördüklerime ve yaşadıklarıma bakınca Ergenekon'a bakışım yarıyı aşan bir oranda aleyhtedir.,Selamlar.

cdenizkent 
 11.01.2009 12:45
Cevap :
Olaylara tekil bakmak gerektiği kadar perspektifli bakmak gerekir. Ve bu ikisinin birbiriyle uyuşması gerekir. Ancak o zaman doğru bakışa yakınlaşılabilir. Yoksa, sizi çeşmeye sulu götürürler susuz getirirler. Kendi doğrunuza bile güvenmeyin. Bilgeliğin yolu budur.  13.01.2009 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 972
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster