Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '14

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
148
 

Yeni İthal İkamesi önerisinin 1970 lerin uygulamasından farkı nedir ?

YENİ ithal ikamesi önerisi ile 1970 lerin söylemi aynı değil

1930 ların devletçi ekonomik politikaları, 1950 lerin ithalata dayalı uygulamaları, 1970 lerin ithal ikamesine dayalı tüketim malları üretimi, 1980 lerin finansal liberalleşmesi ve ihracata yönelme, 1990 larının üretimden uzaklaşarak, özelleştirme, hizmet ve gayrımenkul rantı ile 2000 lere geldik.

1970 lerde, istihdam yoluyla refahı ve sağlamak için tüketim malları ithalatını yerlileştirmek amacıyla tekstil, beyaz eşya, otomotiv öncelikli dayanıklı malların imalatı ve ihracatı hedeflenmiştir. Bu hedefe yönelim “ Yerli İmal Belgesi “ sahibi ürünlerin ithalatına kısıtlama getirmesi, her rekabetsiz ortamda olacağı gibi, kalitesi düşük, fiyatı yüksek, üretimi yetersiz, karaborsa ya düşmüş ürünler ile kaçakçılığı hortlatmıştır.

“İthal İkamesi“ stratejisinin getirip götürdüklerini bugünlerde daha iyi görüyoruz. Küresel rakiplerimizle karşılaştırdığımızda, bu dönemden başlayarak ileri teknolojiye ve yatırım mallarına yatırım yapamamış olmamızın getirdiği yapısal eksikliğimizi düzeltme ihtiyacını halen yoğun şekilde yaşıyoruz.

Bugün bile, sanayi stratejimizi nasıl oluşturmamız gerektiği konusunda bir model oluşturamadığımız için küresel rekabette kan kaybımız her geçen gün sürüyor.

Yatırım Teşvikleri açık seçik şekilde yatırım mallarının ithalatını desteklemektedir. Kamu alımlarında ilk defa Şubat 2014 de İhale kanununda değişiklik yapılarak “mal alımlarında”, “yani ürün geliştirme süreci tamamlanarak piyasaya sürülmüş ve başarılı olmuş” ürünlerin yerli imalatçısına % 15 e kadar fiyat farkı ile rekabet şansı verilmiştir. Halbuki, yerli ürün gerçek anlamda ithal ürünle rekabet edebilir eşdeğer nitelikte olduğu kanıtlanmış olsa, zaten daha ekonomik olacağı için, piyasada tercih sebebi olması gerekirdi. Bu yüzden, prensipte, yatırımlarda ithal ürüne teşviğin kaldırılması yerli ürünlerde mal alımının önünü açmaya yeterli olurdu.

Esas ihtiyaç, seri imalatı yapılmayan ve sipariş üzerine tasarımı ve imalatı yapılan özel makine ve yatırım mallarının yerli imalatı geliştirerek rekabet edebilir, ihraç edebilir seviyeye gelmekte. Bunun için olması gereken “ ürün geliştirme hizmeti ile birlikte mal alımı “ ihale yönteminin devreye sokulmasıdır.

Bu yöntem ile, yerli üreticiye % 15 lik fark ve ürün geliştirme desteği ile ithal ürün ile eşdeğer , rekabet edebilir en az % 51 den başlayarak % 100 e yaklaşan seviyede yerli katma değer içeren teknoloji ürünlerinin gerçekleşmesi yolunu açılabilir. Ayrıca, ihale şartnamesinde ithal marka ürünün ayırıcı özelliklerinin tanımlanmasının önüne geçilerek “ithal ikamesi - yerli ürün desteği “ sağlanmış olur.

Yukarıda anlatılan uygulama, IETT nin Metrobus projesi örneğinden kolayca anlaşılabilir. IETT ihtiyacı olan ürünü Hollanda'da bulup, şartnamesini ihalede esas olarak aldığı için, net otobüs ihracatçısı olan Türkiye’li imalatçılar şartnamede tanımlanan “ Mal “ / ürünleri olmadığı için rekabet edememişlerdir.   Fakat, dışarıdan çok güzel görünen “mal”/ otobüs, İstanbul’un yolcu yüküne ve yokuşlarına uygun tasarlanmadığı için yolda kalmıştır. Neyseki  çabuk ders aldık. Şimdi hem alçak tabanlı, hem LPG veya Hibrid tahrikli ve körüklü modern otobüsleri ihraç edebilecek konuma geldik. Sıra yerli katma değerini arttırıp küresel liderliği elde etmekte.

2000’ lerin “ İthal İkamesi “ stratejisinden öncelikle anlaşılması gereken bu örnektir.

Sonuç: Orta_ileri teknolojik seviyeye ulaşmak için yapısal dönüşüm gereklidir. Bu gelişmeyi klasik piyasa ekonomisinin “sihirli elinin” ayarlamasını beklemek çok uzun süre alacaktır. Kamu desteği ve sürdürülebilir ihracat hedefli ithal ikamesine dayalı ürün geliştirme destekleri ile birlikte seçilmiş Kobilerin topyekün dönüşümü desteklerinin mikro planlaması gerekecektir.

Şimdi, çözüm üretmemiz gereken konular; hangi ürünlere öncelik vereceğiz, hangi firmalara destek vereceğiz, bir taraftan ölçek yaratırken diğer taraftan yurtiçinde rekabeti nasıl sağlayacağız, teşvik verimliliğini nasıl sağlayacağız…. ???

Herbiri için çözüm var. Yeter ki prensiplerde anlaşıp siyasi iradeyi arkasına alalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 396
Kayıt tarihi
: 23.01.12
 
 

İlgi Alanı; Doğrudan Demokrasi / Sanayi /Teknoloji Sanayici, girişimci; otomotiv, mühendislik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster