Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '18

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
104
 

Yeni Köşe Yazıları / Dünya Kupası Yarılanırken; Futbolun Geleceği: Teknolojik, Eğlenceli Ama..

Yeni Köşe Yazıları /  Dünya Kupası Yarılanırken; Futbolun Geleceği: Teknolojik, Eğlenceli Ama..
 

Eh, seçimler de bitti. Şimdi her yerde Dünya Kupası konuşuluyor. Bu yüzden biz de bu defa köşemizi futbola açalım dedik.

 ………………………………

  Haziran ayı biterken Rusya’da yapılan 2018 Dünya Kupası yarılanmak üzere. Birinci tur maçları sonunda bir üst tur vizesini alan 16 takım belli oldu. Tabii ki en büyük sürpriz geçen kupanın şampiyonu Almanya’nın gruptan çıkamayıp evine dönmesi.Bakalım temmuz ayı yarılandığında kupayı kim kaldıracak?

   Altmış yıllık hayatımda tanık olduğum ilk kupa 1974 Dünya Kupasıydı. Siyah beyaz TV emekleme halinde olduğundan maçları hiç seyredemedim tabii.Sadece radyodan ve gazetelerden izliyordum. Üniversite sınavı için gittiğim Trabzon’da yoğun kalabalıktan bir kahveye girip final maçını seyretmek nasip olmamıştı.

            Üniversite yıllarımda 1978 Arjantin Dünya Kupasını arkadaşlarla birlikte seyretmiş, Kempes ve Ardiles’in şaha kaldırdığı Arjantin’in nasıl şampiyon olduğuna şahit olmuştuk. 1982 Dünya Kupası askerlik dönemime rast geldi ve tabii ki hiçbir şey göremedik.İlgili resim 

            Şöyle doyasıya seyrettiğim ilk dünya kupası 1986 Dünya kupasıydı. Bu kupada Maradona’nın 50 metre top sürerek attığı “Yüzyılın golü” hiç kimsenin aklından çıkmadı.İlk defa aldığım renkli TV’ye karşı ayaklarımı  uzatarak zevkine varmıştım.1990 ve sonrası Dünya Kupaları da aynı minvalde geçti.Aklımda kalanlar Maradona’nın resitalleri ve 2006 Dünya kupası maçlarını açık hava sinemasında tribündeymiş gibi seyretmemizdi.

            Derken geldik 2002 Japonya-Güney Kore Dünya Kupasına..Bu dünya kupasının öncekilerden farkı milli takımımızın da orada olmasıydı.Ay yıldızlı  takımımız hiç kimsenin tahmin edemediği bir şekilde 1.Tur, 2.Tur, çeyrek final derken yarı finale kadar geldi ve şampiyon Brezilya’ya yenilip final şansını kaçırdı. En büyük tesellimiz Güney Kore ile yaptığımız üçüncülük değil dostluk maçını kazanarak dünya üçüncüsü olmaktı. Milli takımın maçlarını izlerken heyecandan yerimizde duramıyor, bazen fenalık geçirecek hallere giriyorduk. Bu fenomen başarıyı bir daha yakalamak mümkün olmadı. 2002’den sonra gelen dört şampiyonada da Türk milli takımının esamisi okunmadı.Ümidimiz 2022..Bakalım 10 yıl sonra kader yüzümüze gülecek mi?

            Bu arada kupa maçlarının yapıldığı Rus şehirlerinin ne kadar güzel ve modern şehirler olduğunu da yakından görmüş olduk.Gerçekten de Rusya çok değişmiş.Sovyet dönemindeki soğukluk yok artık.Tam bir Avrupai hava yakalamışlar.Özellikle Moskova,San Petersburg ve Kazan’da.Ayrıca Rus seyirciler hemen her maça gidip büyük bir olgunlukla karşılaşmaları takip ediyorlar.Ne diyelim? Darısı başımıza..Almaya çalıştığımız 2024 Avrupa Kupasını başarılı bir şekilde organize edersek belki de 2030 Dünya Kupası organizasyonunu bize verirler.

bonhof ile ilgili görsel sonucu 

 

Futbolun Geleceği: Teknolojik, Eğlenceli ama Daha Az Sportif: Futbolun geleceği acaba nasıl olacak? Bu dünya kupasında uygulanmaya başlanan VAR Sistemi geleceğin daha teknolojik olacağını gösterdi ama teknoloji ne kadar futbola girecek?

Acaba:

. Tüm doksan dakikayı teknoloji mi yönetecek? Hakemler voleybolda olduğu gibi saha kenarından mı maçı izleyecek?

. Artık sınır tanımaz bir gelişme içine giren yapay zeka hangi oranda futbola karışacak? Yoksa sonraki on yıllarda tamamen bilgisayarın denetimine mi girilecek?

. Bazı futbolcular gizlice biyonik ayak mı taktıracak? Böylece topun 200 km.’lık bir hız kazanması sağlanmış olacak ve kaleciler sakatlanmak için bu topu tutmamayı yeğleyecek (Geçmişte toplara en sert vuran Alman futbolcu Bonhof’du. Bonhof’un şutlarında top 120 km.lık bir hıza ulaşırdı)

. Sportmenliğe, fair play’e ve sporun ruhuna aykırı durumları önlemek için doping gibi biyonik ayak kontrölü mü yapılacak?

Bu arada bu seyir sporunun daha da eğlenceli, olması için elden ne gelirse yapılırken oyuncu transfer kuraları da değişebilecek.Bundan 20-30 yıl önce söz gelimi Beşiktaş’ın maç onbirinin tamamen yabancı futbolculardan oluşacağını kim tahmin edebilirdi? Beklide yakın bir gelecekte sezonluk değil üç aylık, aylık ve hatta tek maçlık transferler de mümkün olabilecek:

“Helal olsun Fener’e..Bu maç için Ronaldo’yu getirmiş.Kesin alır bu maçı abi!”

Tabii bu durumda bütün kıtaları dolaşan serbest ve kiralık futbolcular olacak. Takım, ruhu, renk aşkı falan tarihe karışacak yani..

Temennimiz takım ruhunun, sportmenliğin ve fair play’ın hiç bitmemesi.Çünkü futboldan geriye pek bir şey kalmayacaktır.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 289
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 417
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster