Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '17

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
51
 

Yeni Sezon Tüm Futbol Severlere Hayırlı Olsun!

Yeni Sezon Tüm Futbol Severlere Hayırlı Olsun!
 

2017-2018 Sezonunun ilk maçını Göztepe ile oynuyoruz. Skor tahminim 3-0


Yeni sezonun tüm futbol takımlarımıza ve siz değerli futbolseverlere hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Öncelikle Fenerbahçe açısından geçen sezonun kısa bir analizini yapacağım.

İşi uzatmamak için tespitlerimi aşağıda kısa kısa ve kalem kalem sıralayacağım.

- 2016-2017 sezonunda Fenerbahçe'yi İzleyen Ortalama Seyirci Sayısı: 16.485 (Ligi şampiyon olarak tamamlayan Beşiktaş ise ortalama 30448 kişiye oynamış.)

- Kazanılan Toplam Puan: 64 - Kadıköy: 30 - Deplasman: 34 (Bu puan sezonun deplasmanda kazanılan en yüksek puanı, Fenerbahçe'nin dışında Beşiktaş bu puana erişti.)

- Kendi sahamızda son 26 yılın en kötü performansını sergiledik.

- Son 5 sırada ligi tamamlayan takımlara toplam 14 puan kaybettik.

- 60 gol attık (4. En İyi Performans), 32 gol yedik (3. En iyi performans)

- 8 yıldır ilk defa ilk iki haricinde bir sıralamada ligi bitirdik. (Son 7 yılda; 2 Şampiyonluk, 5 İkincilik elde ettik.)

- Hiçbir derbiyi kaybetmedik. Beşiktaş ile iki kez yenişemedik. Türkiye Kupasında'da yendik. Galatasaray'ı her iki müsabakada da yendik.)

- Türkiye Kupasında yarı final oynayıp, seri penaltılar sonrasında Başakşehir'e elendik. (Maçlarda rakip karşısında iyi tutunduk. Geri düştükten sonra geri dönüş refleksi sergileyebildik. Penaltılarda avantaj sağlasak ta, takımın zihinsel tükenmişliği sonuca erişmemize engel oldu.)

- UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Eleme Turunda Monaco'ya yenilerek elendik. (Monaco kupada yarı final oynadı.)

- UEFA Liginde ise grubumuzu birinci bitirerek çıktık. Rus temsilcisi Krasnodar'a yenilerek elendik. (Grubumuzdan takımımızın ardından ikinci sırada yer alarak üst tura çıkan Manchester United, UEFA Ligi Şampiyonu oldu.)

Sonuçta yukarıdaki veriler kısaca şunları der.

- Ligde elde edilen 3.'lük bu veriler ışığında hakkaniyetli bir sıra olmuş.

- Seyircimiz, Aziz Başkan'ı cezalandırmak için maçlara gelmediyse, bunun yegane sonucu kendi sahamızda son 26 yılın en kötü sezonunu sergilememiz oldu. Yani bu işten Fenerbahçe zararlı çıktı. Umarım bu sezon seyircimiz pire için yorgan yakmaz.

- Takımımızın geçen seneki Avrupa yolculuğu'da vasat-vasat üstü arası bir ortalamayı hak etmiş.

- Türkiye Kupası geçen sezon, Sarı Kanaryaların önünde yegane hedef olarak yer alsa da, takımın zihin ve fizik gücünün yetersizliği kupaya erişilememesinin en büyük nedeni oldu. (Kaleci Volkan Demirel'in Başakşehir ile yapılan yarı final müsabakasındaki penaltı vuruşu sözünü ettiğim yetersizliği güzel özetliyordu.

Ayrıca;

- Geçen sezon sahada güzel futbol yoktu. Güzel futboldan kastım nedir onu da netleştireyim. Takım ruhuyla oynayıp, toplu hücum toplu defans yapabilmek. Mücadeleci karakter sergileyip, izleyicileri sonuç ne olursa olsun heyecanlandıran bir oyun ortaya koymak.

- Bundan bahsetmişken tüm sezon boyunca sahada Fenerbahçelilik ruhuyla oynayan birkaç futbolcu dışında adam yoktu. 

- Teknik direktörümüz Dick Advocaat sürekli elindeki kadro ve takımın ortaya koyduğu oyun karakterinden şikayet etti durdu.

Adam sonuna kadar haklı olmasına haklı ama... Bunlar Türk fubol kamuoyunun kaldıracağı türden söylemler değildi. Hele sen birde Fenerbahçe Teknik Direktörü sıfatıyla bunu yaparsan adamı tefe koyarlar. Kimi yamyam yorumcuların ekmeklerine yağ sürersin. Nitekim öyle de oldu ve sürekli bu gerekçeyle yapılan spekülasyonlar basında yer aldı. Yönetimi, takımı ve Advocaat'ı yıprattı.

Ama yapılan hataların en önemlisi takımımız Monaco'ya elendikten sonra Parreira'yı apar topar gönderip, Advocaat'ı (Allahı var elinden geleni yaptı.) getirmek oldu. Yönetimin bu marjinal hamlesi sonrasında takım sezona motive giremedi. Sezon öncesi kamp sürecinde oyuncularla yapılan röportajlar hatırlanacak olursa, topçular geçen sene ne Parreira (sezon öncesi) ile ne de Advocaat (sezon boyunca) ile pek idman yapmadıklarını söylediler. Advocaat'ın takımın apar topar getiriliş şekli de, canı her istediğinde şikayetleri dile getirmek için vesile oldu.

Sonuçta geçen sene Fenerbahçe için kötü bir sezon olarak mazideki yerini aldı. Dersler çıkarılabildiyse ne ala!

Bu sezonun ilk maçını bu akşam Göztepe ile oynayacağız.

Fenerbahçe'nin bu maça kadar sezon öncesinde çizmiş olduğu profili analiz etmek adına bir kısa paragraf eklemek isterim.

Fenerbahçe sezona iyi hazırlandı. Kaliteli takımlarla hazırlık müsabakaları oynadı. UEFA Avrupa Ligi Üçüncü eleme turunda Sturm Graz takımıyla iki maç yapıldı. 

İdmanların daha sıkı olduğu oyuncuların dilinden düşmüyor. Gerçi yanlış anlaşılmasın şikayet niyetiyle söylenmiyorlar. Önceki sezonun günahını çıkartıyorlar spor kamuoyuyla...

Oyun sistemi değişiyor. Orta alanda daha etkin bir kimlik ortaya koyulsa da, sonucu skora yansıtacak oyuncu eksikliği sebebiyle şimdilik düşündürücü. Gerçi görünen o ki, ay sonuna kadar takımın her mevkisi ile eksiklikler elden geldiğince giderilecek. 

Oyuncuları tek tek masaya yatırmaya niyetim yok. Fakat ilk sinyaller hepsi için de olumlu... Kaldı ki Aykut Hoca, basına yansıyan demeçlerinde transferlerden memnun olduğunu ifade ediyor. Ötesi nokta atışı niteliğinde olduklarını söylüyor. Ben Aykut Kocaman'a inanıyorum. Güveniyorum. Transferinin gerçekleşmesinden çok önce, bu sezonun Fenerbahçesini inşa etmeye kafasında başladığını, yarım kalan işlerini tamamlamak amacıyla takımın başına geldiğini biliyorum.

Ancak takımın kadro derinliği ile ilgili dengesizlik sürüyor. Kimi mevkilerde adam niceliği fazla ama onların içinden de mevkisine hakkını verecek nitelikte oyuncu pek yok...

Santrafor mevkisine hususi bir parantez açarsak; Şu an için Fenerbahçenin en büyük sıkıntısı gol atmak olacağa benziyor.

Ben Fernandao'nun dolu dizgin döneceğine inanıyorum. Ama bu ciddi bir zaman alacak. Mesela 8 hafta kadar...

RVP aşısı daha en başında tutmadı. Malum bugünlerde ortaya çıkan bazı spekülasyonlar bunun nedeni olabilir. (RVP'nin sakatlığı kasti olarak gizlenmiş.) Keşke transfer sonlanmadan elden çıkartsak...

 
Sonuç olarak Beşktaş, Başakşehir ve Galatasaray'ın kadrosunu zenginleştirdiği bir sezona giriyoruz. Bana kalırsa 50. kuruluş yıldönümünü kutlayan Trabzonspor'da bu sene yabana atılmamalı...
 
Zor bir sezon olacağını ve son haftalara kadar şampiyonun bir takımdan diğerine geçeceğini öngörüyorum. Bu denklem içerisinde Fenerbahçe şimdilik favori olmaktan uzak kabul ediliyor. Bana kalırsa bu takımımızın lehine olabilir. Şayet ilk 5 hafta 10-12 puan arası toplarsak -ki ben toplayacağımıza inanıyorum- sezon boyunca şampiyonluğa aday bir Fenerbahçe izleriz. 

Favori: Beşiktaş, Plase: Başakşehir, Sürpriz: Fenerbahçe,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 42
Kayıt tarihi
: 14.04.16
 
 

1975, İstanbul ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster