Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '06

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
2086
 

Yeni sınıfım!

Bugün öğrencilerimle tanıştık, onlara üzerine benim ilgi alanlarımı belgeleyen resimlerimi yapıştırdığım kartonu tahtaya yapıştırdım, kendim ile ilgili İngilizce cümlelerle anlatmaya koyuldum, bu arada yeni sözcükler öğrendiler... Her gün beş sözcük kampanyası başlattım, çok sevdiler bu fikri. Aslında fikir banada farklı kaynaklardan geldi ama ben bu fikre el koyarak paylaşıma açtım. Güzel ve yararlı olan her düşünce ortak kullanıma açık olmalı ve herkes yararlanmalı. Sanırım bakışlarıyla, beden dilleriyle benden hoşlandılar. Dilerim beni severler derslerimiz sevgi ve bilgi alışverişleri olarak geçer. "Öğretmeni sevmek zorunda değilsin dersi öğren yeter " derler ama bu doğru değil. Ben o sevgiyi hissetmezsem üretken olamam, duygu insanıyım sevginin gücünü, enerjisini tüm hücrelerimde hissetmeliyimki yaralı olabileyim. Ben bu akışı hissediyorum, onları seviyorum, bu enerjide bana yansıyor. Bakalım akan günler, neler getirecek?

Öğrencilerime bel fıtığı sorunum olduğunu söyledim, onlarda İngilizce olarak "Geçmiş Olsun " demenin versiyonlarını öğrendiler. "I hope you will get well again/I hope you will recover soon/I hope you will get better soon " gibi kalıpları öğrendiler... İlk gün için hiçte fena değil! Kendimden bahsederken sigara kullanmam "I do not smoke" ve içki kullanmam "I'm a teetotal " Hiç alkol kullanmayan birine İngilizcede "teetotal" deniyor, bu sözcükte cepte. Birde ben çok dalgın ve unutkan biri olabiliyorum zaman zaman onada "absent -minded" sıfatıyla destek verdik... Bayağı verimli bir ders oldu.

Yaşanılanlar paylaşıldıkça ortak yönler keşfedildikçe sevgimiz, bilgimiz artar, kendimizi yalnız hissetmeyiz, sosyal varlık olan bizler sevgiye ve onun gücüne, paylaşıma gönül vermeliyiz. Ben bu sayfayı çok seviyorum gerçekten. Ne kadar hoş duygu ve düşüncelerim uçuşup belkide çok güzel yüreklere dokunuyor kimbilir!!!

Bu arada Dr Cahide Topsakal (televizyonda bel fıtığına en son çözüm benim diyen beyin cerrahı hanımefendi) dan randevu aldım, 17 Kasım 2006,saat 6:00'da randevum var iyileşip Allahın izniyle Ankaraya, Başkentimize döneceğim....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaklaşık 4 sene sonra meslektaşınız olarak eğitim sektörüne gireceğim şimdilik sadece adayım:) İnanın yazınızı okuyunca "ay ne kadar güzel,ne kadar hevesli ve mutlu mutlu verdiği dersini, öğrencilerini anlatıyor" dedim ve bende sizin gibi düşünüyorum çünkü baktığın zaman geriye hep iyi öğretmenlerini hatırlarsın yani sevdiklerini ama sevmediklerin silinir gider aklından ve ben işte hem bu nedenle yani hatırlanmak ve öğrencilerim tarafından sevilmek için hemde sizinde dediğiniz gibi derste daha verimli olabilmek için iyi bir diyalog kurmak isterim öğrencilerimle..Sevgilerle...

Sühandan 
 25.03.2007 18:14
Cevap :
Benim öğrencilerim,devlet memurları yetişkin arkadaşlar,ergenlik çağındakiler çok zordur,bir gün size taparlar,ertesi gün nefret ederler,bu iş için çelik gibi sinirler lazım,stres yönetimi,iyi dinlenme,nefes tekniklerini öğrenip uygulamak şart,yoksa zor iş,bana çatlaktır ama sızıntı yapmaz teşhisi konuldu!Doğrudur,öğretmenlik sabır işi,size başarılar dilerim.  27.03.2007 10:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 380
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2004
Kayıt tarihi
: 09.11.06
 
 

Ben İngilizce öğretmenliği yapan yurdum insanıyım. Yalnız öğrencilerim yetişkin arkadaşlar. Devlet m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster