Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '17

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
45
 

Yeni sistemde neler yoktur?

BU YENİ SİSTEMDE Reis-i Cumhur’un, bugün mevcut olan SONSUZ ve SORUMSUZ yetkileri yoktur. Bu sistemin icrasında, ne diktatör, ne padişah, ne de tek adam mutlakıyeti de yoktur. Ülkeyi her sefer batıran koalisyonların, olmasına da imkân yoktur. Hep sorun olan, İki başlılık da yoktur. Birbirine karışmış ve tahakküm eden ama şeklen karşıt kuvvetler ayrılığı gibi görünen, çorba bir parlamenter icraat sistemi de yoktur. Seçilmişi atanmışın yönetmesi ihtimâli de yoktur. Parti başkanlarının hazırladığı vekil listeleri ile seçilmiş vekiller de yoktur. Vekillerden kurulan hükûmetler de yoktur. Genellikle baraj sistemi de yoktur. Dolayısı ile dar bölgesinde tanınarak seçilen vekillerin, Reis-i Cumhura müdanası da yoktur. Keza vekillerin, 1/1 seçmene karşı sorumlu oluşu sebebi ile meclisteki görevlerini, baştan savmasına ve bölgesini ihmâl etmesine, mahâl teşkil edecek, sebep ve mazeretler de yoktur. Muhalefet partisinin, meclisi kilitlemek ve çalıştırmamak gibi, seçmenine karşı bir küstahlığı da yoktur. Meclisin yan gelip yatma, kanun çıkartmama, denetleme görevini yapmama gibi, bir lüksü de yoktur. Meclisin en baş görevi olan: Reis-i Cumhuru denetlememesi gibi, bir ihtimâli de yoktur. İktidar partisinin, meclise tahakküm etme imkânı da yoktur. FETÖ gibi oluşumların gelişmesine, sistem ve sisteme bağlı kanunlar itibariyle, cevaz verme imkânı da yoktur. Keza maarifin baştan sona tebdil edilmeden, hem de bu çağdışı müfredat ve eğitim özürlü kadrolarla, devam etmesine de imkân yoktur. Giden hükûmetlerden geriye kalan, bakan ve yüksek seviyeli memur süprüntüleri de yoktur. Kıdemli memurların hegemonyasına da imkân yoktur. Türkiye’nin ilk günlerinden başlayıp, giderek büyüyen ve her türden faaliyeti, geciktiren ya da önleyen ya da çarpıtılmasına sebep olan, adına “Bürokratik oligarşi” denen, en büyük hastalığına da geçit yoktur. Devletin malını yemek için, can atanlar olsa da, buna imkân veren, rüşveti meşru kılan, zemin ve düzenlemeler de yoktur. Bütün bu sistemin sayesinde: Ekonominin SekizYüzMilyar $ civarından BirTrilyonAltıYüzMilyar $ civarına, süratle yükselmemesi için, bir engel de yoktur. Reis-i Cumhur her suçtan yargılanacağını, gayet iyi bildiği için, suç işlemesine açık, hiçbir kapı da yoktur. Yürütme yasama ve yargının, birbirlerine müdahale etmesine vesile yaratır mahiyette, yeni sistemin sağladığı, meşru imkânlar da yoktur. Reis-i Cumhurun tek taraflı olarak, meclisi fesih etme yetkisi de yoktur. Meclisin tek taraflı olarak, Reis-i Cumhuru fesih etme yetkisi de yoktur. Birilerinin aklına estiği zaman, darbe yapma yetkisi de imkânı da yoktur. Bazı zümrelerin terör estirme olasılığı da yoktur. Hatta dış mihraklı terör örgütleri de, güçlü Türkiye’ye rağmen, kolay beslenemeyeceği için, kısa süre sonra, hiçbirinin bu hâlleri ve mevcudu ile kalmasına, imkân da yoktur. En önemlisi: Şeffafiyet ve meclis denetimi söz konusu olduğundan; gerek siyasilerin, gerekse medya mensuplarının, yalan ve nifak üretmek gibi, Bir imkânları da yoktur. Sözün özü: Şimdi var ya da olması gerekirken yok olan, ne kadar eksik gedik ve rezillik varsa, bu yeni sistemde, bu eksik gedik ve rezilliklerin hiçbirine yer ve imkân yoktur. Mutlaka eski alışkanlıklar, bir süre daha, devam edecek olsa bile, artık müzahrefatın beslenme ve yaşama olasılığı da yoktur. Zîra eski Seçim Yasası, Partiler Yasası, Basın Ahlâk Yasası, Memur Muhakemat Kanunu ve Meclis İç Tüzüğü de, değişmesi gerektiği için, aynı fahiş hataları ile o kanunlar da, o doğrultuda gelişmiş yapılar da, artık yoktur. Bakanlar profesyonel hayattan sorumlu olacakları makamlarına atanacağı için, tüm bakanlıkların yapılarında alışıldık atalet de yoktur. Dolayısı ile günler süren bürokrasi, geç kalan adalet de yoktur. Mutlak cumhuriyet, mutlak demokrasi, mutlak insan hakları, mutlak adalet, mutlak fikir ve zikir hürriyeti, mutlak kuvvetler ayrılığı, mutlak çek ve balans avantajı, mutlak sür’at, mutlak çağdaş hedefler, mutlak istikrar, mutlak güven  ve tabiî mutlak Lâik, Üniter T.C. Hukuk Devleti vardır… Bu devlet yapısı, ne federaldir; ne de eyaletlerden oluşur. Bir Bütündür. Bir Bölünmezdir.. Bir Parçalanmazdır… Mutlak Bir Türkiye’dir… Ezcümle: Türkiye’nin tapusu bu şekilde, kayıtsız şartsız, Onun esas sahibi olan, millete teslim edilmektedir.  İŞTE BU SİSTEM, hiç işine gelmeyecek olanların, elbet “HAYIR!.” mantığı ile karşılayacak oldukları, esasen ülke, millet ve istikbâl için, çok hayırlı, çok mükemmel, bilinen ve çoğu ileri ülkede uygulanan Bir sistemdir… Ve gerçek millet fertleri, Türkiye’yi mükemmel ufuklara taşıyacak olan, bu müstesna imkâna, elbette sevinerek “-EVET...” diyecektir. Zîra bu necip millet, kendisine tevdi olunmakta, çok geç kalınmış olan bu hakkı: 15.Temmuz günü, canı pahasına, bizatihi kendi elleri ile hak etiğini ispatlayarak almıştır.. Ne mutludur, Türk’lüğe lâyık olabilene… (Seçime kadar olan sürede de, muhtemelen diğer kanunlar ve yapısal düzenlemeler de, tüm devlet ve müesseseleri çapında, gereği veçhile yapılmış, yapılandırılmış olacaktır. BU YENİ SİSTEMİN: Yeni Türkiye ve milletimiz için, hayırlı olmasını temenni ederim…)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 148
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 475
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Haydar Volkan: 21.05.944 Rebabi bestekar Sabahaddin Volkan ve Piyanist Mukadder Volkanın oğlu olar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster