Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
376
 

Yeni yetme Nasrettin Hocalarımız!?

Bu bereketli Anadolu topraklarımızda, bu güzel ve özel ülkemizin insanları arasında ‘Nasrettin Hocalar, İncili Çavuşlar, Bedri Mustafalar, Aziz Nesinler’ hiç eksik olur mu? Bugün sizlere, köşemize ayrılan ‘arsanın’ elverdiği kadarıyla bunlardan bahsedeceğim… 

Efendim, bizim Yatağan’ın Yeni Mahalle’sinde kahvecilik yapan bir vatandaşımız var. Çok nüktedan, hazırcevap, aklınıza gelmeyen lâfları yan cebinde olan biri… Hani şu rekabet halinde olan “Yavşaklar Grubu” ile “Hoşgin Grubu” olan kahvehane… Şimdi adını söylemeyelim, ayıp kaçar! Zati siz tanıdınız onu… Geçenlerde, kısa süre içinde bu kahvehane müşterisi ihtiyarlardan altıncı kişi de kalp krizinden Allah’ın rahmetine kavuşunca, bir müşterisi kahveciye gidip; “Yahu, bu kahvenin yaşlı müşterilerine ne oluyor? Evvelsi gün Cemal amcayı da kaybettik, bu altıncı oldu yahu? Buraya bir şeyler oluyor?” deyince, kahveci şu ilginç cevabı vermiş; “Hiçbir şey olduğu yok! Ben aklıma geldikçe, müşteriler gençleşsin diye dua ediyorum; dualarım kabul görüyor ki, kahvehane müşterilerim sürekli gençleşiyor, olan biten bu! Müşteri dediğin sizler gibi olacak; yiyecek, içecek, oyun başında kavga edecek, müşteri genç olacak kardeşim, genç!” demiş, içeride bulunan herkesi gülmekten yerlere yatırmış… 

1960’lı yıllarda, ihtilâl sonrası düşünülen “Nüfus Planlaması” çalışmaları için bir grup kadınlı – erkekli planlama uzmanı, Bozüyük Köyü’ne bilgi vermek için gelmişler. Akşam yemeği sonrasında; kadın uzmanlar evlerde kadınlara, erkek uzmanlar da erkeklere en geniş kahvehanede bilgi vermişler. Uzmanlar; eşlerle ilişki sırasında, “Gebe Kalmaktan Nasıl Korunuruz?” bölümünde, “hap, takvim ve prezervatif ” önlemlerinden sonra, sıra “geri çekme metodu”na gelmiş. Uzman bu metodu anlatır - anlatmaz, arka sırada oturan bir köylü hemen itiraz etmiş; “Burada anlatması kolay da, ben ‘o işi’ yaparken, tam finale geldiğimde, benim belimden 8 tane katırla asılsanız bile, beni o işin başından geri çekemezsiniz!.. Çocuk olursa olur, Allah’ın işine bu kadar da karışılmaz ki canım!..” demiş, uzmanların ağızları bir karış, gözleri faltaşı gibi açık kalmış… 

Bir tütün ortağı, tütün ağasına biraz utanarak varıp, meramını şöyle anlatmış: “Ağam sağol, bugüne kadar ekmeğini yedik. Ama ben artık tütünü sizinle ortak değil, ‘başıma’ dikeceğim, kusura bakma ağam” demiş. Ağası biraz bozulmuş ama, espriyi de patlatmış; “Oğlum Süleyman; tütünü kel başına değil de, ‘kıçına’ diksen daha iyi olmaz mı!? Orası daha gübreli değil mi evlâdım!?” Geçende her yere çok aşırı kar yağdı ya? Ankara’ya da bir metre kar düşmüştü. Murat adlı Ankaralı bir vatandaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’e; “Bu Ankara yollarının hali ne? Kardan yürüyemiyoruz, birçok kaza oldu, niye yolları tuzlamadınız!?” diye sorunca, Başkan Gökçek twitter mesajıyla şöyle cevap verdi: “Yollarımıza vallahi binlerce ton tuz döktük Murat!.. İnanmazsan yola uzan ve ‘asfaltı iyice bir yala’ bakalım tuzlu muymuş, yoksa tuzsuz mu?” dedi… 

Bütün ülkede “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” kutlandı ya? Aynı gün üç kadınımız sokakta eşleri tarafından öldürüldü, o günlerde tespit edilebilen 73 kadınımız, çeşitli İllerdeki “Sığınma Evleri”ne kapağı atıp, koca dayağından kurtuldular ya? Bizim buralarda da bir anne, aynı günlerde kızı “Dünya Kadınlar Günü” etkinliğine gitti, eve biraz geç geldi diye, kızını öldüresiye dövmüş. Kadınlarımız bu günleri ‘erkeklerin şerrinden’ korunmak, haklarını bu ‘erkek egemen’ yönetimlerden almak için kutlamıyorlar mı? Eee, kadını “kadın şerrinden” kim koruyacak peki? 1.90 boyundaki rahmetli Dedem de, 1.47 boyundaki Ninemden ödü kopardı! Ninem bağırdığında, korkudan ağzındaki cigarayı, elindeki su testilerini kaç defa düşürüp de kırdığını sayabilen yoktu! Nineme sakin olmasını, adamına karşı biraz uysal olmasını söyleyenlere, öfkeli Ninem hep şöyle derdi: “Eee, yeter! ‘Köpek neylesin takkeyi, tingilderken düşürür’ derler! Bu koca kafalı sersem adam, bu sırık boylu herif de neylesin iyi davranılmayı, ben ona hak ettiği şekilde davranıyorum, siz karışmayın” derdi… 

Tamam, kadınlara da bu haklar verilsin. Aman efendum ben bu yüzden, daha ‘Seyyar Tayyar’ ile ‘Cem Yılmaz’ söylemeden çok çok önceleri “EĞİTİM ŞART!” demiş idum. Deyiş o deyiş, sonra benim bu lâfımı aldular, patladı getti!.. 

Sakin KOŞAR. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 684
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster