Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
422
 

Yeni yıl ve Takvim

Yeni yıl ve Takvim
 

2008 yılı da bitmek üzere, zaman akıp gidiyor. Coşku ile uğurladığımız 2008, önceki yıllar gibi tarihin sayfalarında yerini alacak. Zaman ile birlikte ömürlerde geçiyor, karşıkonulamaz bu akışın tadını çıkarmaya bakmaktan başka bir çare yok gibi.
Aslına bakarsanız, yılbaşı dediğimiz kavram insanoğlunun tanımladığı bir olgu. İnsanlık, dünyanın güneş etrafındaki seyahatinin, bir döngü olduğunu farkettiği günden bu yana yıl devirlerini bir standarda bağlamış.

İlk olarak M.Ö. 46'da Julius Sezar, astronomları, Güneş’in hareketine tam anlamıyla uyabilen bir takvim yapmakla görevlendirmiş. Güneş yılını 365 gün 6 saat olarak hesaplamışlar ( bilimsel olarak gerçek dolanım 365 gün, 5 saat, 48 dakika ve 46 saniye ) ve «Jülyen» adını vermişler. Aradaki fark XVI. yy. da, 10 güne ulaşmıştı (ilkbahar 21 yerine 11 martta başlıyordu). İşte bu nedenle papa Gregorius XIII, bu hatayı düzeltmek için 4 ekim 1582'den sonraki günün 15 ekim 1582 olmasına karar vermiş. Ayrıca bu farkın yeniden oluşmasını önlemek için artık yılların dört yılda bir tekrarlanmasına karar verilmiş. «Gregoryen» diye bilinen bu takvim bugün bütün dünyada kullanılmaktadır.
Bunun yanında Müslümanların kullandığı Hicri takvim ise, 16 temmuz 622 de Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret ettiği günle başlar. Ay'ın dünya çevresindeki hareketini esas alır. Gregoryan takviminden 11 gün eksiktir.
Museviler ise, M.S. IV. yy.da, ayları (30 ve 29 günlük) Ay’ın hareketine göre hesaplanmış bir takvimi kullanmağa başlamışlar.

Tarihe bakıldığında, ilk güneş takvimini Mısırlıların, ilk ay takvimini ise Sümerlilerin kullandığını görüyoruz.
Her toplum kendi takvimini oluştururken kendileri için önemli saydıkları bir günü başlangıç olarak kullanmışlar. Örneğin, Romalılar Roma’nın kuruluşunu, Müslümanlar Hicreti, Hırıstiyanlar Hz.İsa’nın doğumunu gibi…

Peki Türkler tarih boyunca hangi takvimi kullanmışlar ?
Türklerin kullandığı en eski takvim 12 Hayvanlı takvim olmuş. Güneş yılını esas alır. Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu.
Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından hazırlatılan Celali takvimi yine güneş yılına göre hazırlanmış.
İslamiyetle birlikte Ay yılını esas alan Hicri takvim kullanılmaya başlanmış. Bugün Ramazan, mevlidler gibi dini günlerde bu takvimi kullanmaktayız.
Osmanlı devletinde resmi ve mali işlerde kullanılmak üzere 19. yüzyıl başlarından itibaren yürürlüğe Rumi takvim girmiş. Güneş Yılını esas alır.
1926' dan itibaren kullandığımız takvim ise Miladi (Milat) takvimidir. Güneş yılını esas alır. Temeli Mısırlılar’a dayanır. İyon ve Yunanlılar kanalıyla Batıya aktarılmış.

Peki 12 hayvan neler?
Sırasıyla, Fare, Öküz, Pars, Tavşan, Ejderha, Yılan, At, Koyun, Maymun, Tavuk, Köpek ve Domuz. Anlaşıldığı gibi Orta Asya'da yaşayan Türklerin kullandığı bu takvim, Çin kökenli olup Asya da yaygın kullanılmış. Türklerin o dönemde yılbaşısı ise gündüz ile gecenin bir olduğu 21 Mart mış.

Tarih boyunca, yıllar birbirini kovalamış, bir medeniyeti, bir başka medeniyet takip etmiş. Aynı amaca hizmet eden farklı takvimler, farklı yılbaşları benimsenmiş. Bana sorarsanız, her kişinin doğduğu gün yılbaşıdır. 1 Ocak ise, takvimin ilk günüdür.
Toplumun kabul ettiği ( yüzyıllara göre değişebilir ) bu yıldönümünde, bütün halkımıza ve bütün insanlığa barış ve huzur dilemekten başka birşey düşmez.
Sevgi ile kalın, sağlık ile kalın.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 481
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1592
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster