Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
20220
 

Yeniçağ neden başlamıştır?

Yeniçağ neden başlamıştır?
 

Avrupalı tarihçiler dünya tarihini çağlara bölmüşlerdir. İS 5-15. yüzyıllar arasına ortaçağ denmiştir. 15 yy'da ise ortaçağ kapanıp, yeniçağ başlamıştır. Peki 15. yüzyılda ne olmuştur da ortaçağ bitip yeniçağ başlamıştır?

İlkokul sıralarından başlayarak öğretildiğine göre, Sultan II. Mehmet'in İstanbul'u alması çağ değişimine neden olmuştur.

İstanbul'un Türkler tarafından alınması büyük bir olaydır. Ve hepimize öğretildiği gibi gerçekten de bu olay mı, ortaçağı kapatıp, yeniçağı açmıştır?

Haydi şimdi tarihe küçük bir yolculuk yapalım ve o günlere dönüp, öğrendiklerimiz ne kadar doğru bir bakalım.

İstanbul'un alınması Sultan II. Mehmet için elbette büyük bir olaydır. Çünkü kendisini kanıtlayacak bir zafer kazanmak zorundaydı. Ataları büyük zaferlere imza atmıştı. Bu gelenek böyle sürdürülmeli ve başarının sırrı kuşatmalardan, fetihlerden, savaşlardan geçmeliydi. Zaten, 19. yüzyıl tarihçilerinin Bizans İmparatorluğu diye ad taktığı, Doğu Roma İmparatorluğu yalnızca Konstantinopolis'de sıkışmış kalmış bugün Suriçi dediğimiz bölgedeydi. Galata dışındaki her yan Osmanlı Devleti'nin elindeydi. II. Mehmed'in kuşatmaya başlamadan önceki Bizans'ın nüfusu 80-85 bin dolaylarındadır. Kuşatma başladığında korkup kaçanlardan sonra bu nüfus 35-40 bine inmiştir. Bu nüfusun yaklaşık 15 bini erkektir. Bizans çok küçük bir alanda sıkışmış kalmış, bütün yardım yolları kapanmış, nüfusu azalmıştır. Savunmasını yapacağı surlardan ve Haliç'e çektiği zincirden başka güveneceği hiç bir şey kalmamıştır.

II. Mehmet buna karşın Macar Urban'a dev toplar döktürüyor, hazırlıklarını ciddi bir biçimde sürdürüyordu.

İstanbul'un fethi üzerine kitap yazan tarihçiler, iki ordunun savaşan kuvvetleri sayısında ortak bir nokta bulamamışlardır. Dukas, Barbaro, Frantzes, Leonardo, Tursun Bey, Tedaldi, Dolfino, Halkondil, Kritovulos, Aşık Paşa zade, Hammer, Shculum, Vlasto, Ostrogorksy, Runcıman, Gibbon, Dichl, Levçenko, Uzunçarşılı, Dirimtekin gibi yerli ve yabancı yazarların her iki taraf için verdikleri sayılar birbirlerini tutmamaktadır. Ama, genel kanı, Bizans'ın savaşabilecek kara askeri 15 bin kadardır. Osmanlı'nın ise 150 bin kadardır. Her koşulda Bizans'ın işi zordur. Çevresi her yandan kuşatılmıştır, Sultan Mehmed olağanüstü büyüklükte toplar döktürmüştür ve asker sayısı Bizans'tan on kat fazladır.

Her şeye karşın Bizans İmparatoru Konstantin kahramanca savaşmış ve ölmüştür. Böylece bir Konstantin'in kurduğu kent bir başka Konstantin'in zamanında yitirilmiştir.

Bu olayı anlatmamdaki amaç, İstanbul'un Türkler tarafından alınması, askeri açıdan büyük bir olay değildir. Çünkü karşınızda denk bir kuvvet yoktur. Ayrıca karşınızdaki kuvvetin hareket edecek alanı da yoktur. Ama, bu olay psikolojik olarak tüm Batı dünyasını ve özellikle Ortodoks dünyasını sarsmıştır. İslâm dünyasını ise gururlandırmıştır, onurlandırmıştır, kişilik kazandırmıştır.

Tarih 29 Mayıs 1453'tür ve İstanbul Türklerin eline geçmiştir.

Aynı yıllarda Avrupa'da Rönesans dönemi başlıyordu. Astronomide yeni görüşler ortaya atılıyordu. Kağıt yaygın uygulama alanı buluyordu. Matbaa gelişiyordu. Pusula bulunmuştu. Barut kullanım alanına girmişti. Kentlerde soylular, tüccarlar, rantiyeler ve zanaatçılar bir arada yaşamaya başlayıp, kiliseye karşı birlikte direniyorlardı. Yeni bir edebiyat beğenisi yayılıyor bu da kültür tekelini din adamlarından alıyordu. Hümanizm bir dünya görüşü olarak ortaya çıkıyordu. Yunan Roma uygarlıkları ve onların değerleri yeniden keşfediliyordu. Siyasal düşünce yapı, Machiavelli tarafından ortaya atılıyordu. Perspektif kuralları ortaya konuyordu. Güzel sanatlarda büyük ilerlemeler kaydediliyordu. Dinsel bağnazlıklar kırılmıştı. Mimaride yeni tarzlar deneniyordu.

Yine İstanbul'un fethedildiği tarihlerde büyük coğrafi keşifler başlamıştı. 1492 tarihinde Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetmişti.

Bir tarafta İstanbul'un fethi, öbür tarafta dünyayı yeniden biçimlendirecek olaylar. Elbette İstanbul'un fethi Türk toplumunun toprak kazanması açısından büyük bir olaydır. Zaten ortada kalmış Bizans'ın alınmasıyla Anadolu'nun topraklarıyla Rumeli toprakları birleşmiştir.

Sizce ortaçağı kapatıp yeniçağı açan olay hangisidir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

selamlar.. bence de istanbul'un fethi başlıbaşına bir sebep değil, o dönemki osmanlı ve yakın coğrafyadaki siyasal değişimlere "büyükçe" bir katkıdır. 15. yüzyılda monarşilerin güçlenmesi vb değişimler de etkili olmuştur. Hatta, bugün de almanya'nın birleşmesi, sovyetler ve yugoslavya'nın dağılması ile 11 Eylül'ün; önümüzdeki yüzyılda yeni bir çağın başlangıcı olacak kilometre taşları olarak kaydedilecğini düşünüyorum. ortaçağda yaşanan değişime benzer nitelikte. saygılar

Kuzeyli48 
 09.06.2007 2:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3216
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster