Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
422
 

Yeniçağda Türkiye'de evlilik

Yeniçağda Türkiye'de evlilik
 

.................................


Ağaç Hareketi Devrimleri

Türkiye'de 100 bin genelev kadını var.
Bunların hiç hayatı yok. Ne bir aileleri , ne bir yuvaları, ne de çocukları var. Varsa da öyle.
Üç kuruş ekmek parası için etlerini satıyorlar. Kazandıkları devede kulak. Bir kısım babalar(!), analar(!)onları kullanıyor. Bırakıp çıksınlar o bataktan. Çıkamıyorlar, çıkamazlar.
Üstelik toplum onlara kötü gözle bakıyor, aşşağılıyor.
Sokaklarda tacizler. Yurdun her yerinde tecavüz ve öldürmeler.
Namus cinayetleri.
Uyuşturucuyla bağlantılı kadın ticareti, fuhuş.
Zina, zina nedeniyle ölen, öldürülen insanlar.
Enset ilişkiler.
İşte tüm bunları yüzdeyüz ortadan kaldıracak bir sistem.

Ömür boyu bir yastıkta kocamak isteyenler, birbirlerini çok sevenler, mutlu, dindar, mazbut bir aile hayatı kurmak isteyenler. Ben sadece bir kişiyi severim gerisi anam bacım olsun diyenler. Ben kendime güveniyorum eşime asla ihanet etmem ona sadık kalırım diyenler. Tüm bunlar şu anda uygulanan bildiğimiz klasik evlilik şeklinde evliliklerini kuracak ve sürdüreceklerdir.

Çapkınlar, bir çiçekle bahar geçmez diyenler, bu konuda kendine güvenemeyenler, mevkisi , şöhreti ve parası nedeniyle bunu kendinde hak görenler. Kültür ve yaşam anlayışı buna uygun olanlar. Eşine asla sadık kalamayacak olanlar. Ve benzer durumda olanlar için "Standart Süreli Evlilik Sistemi" getirilecektir. (S-S-E-S) 2 yıl sürelidir. İkinci yılın sonunda eşler otomatik olarak serbest kalacaklardır. Evlilik Birimi derhal harekete geçecek eşlerin yeni durumlarını belirliyecektir. Yeni düzende kadın da kocada mutlaka iş sahibi olacağı için ekonomik olarak fazla bir sorun meydana gelmeyecektir. Ama örneğin çocuk varsa nerede, kimin yanında kalacağı, eşlerin mal mülk "evlilik sırasında kazanılmış" durumları, paylaşımları eşlerden birisi için ev, kalacak yer... Tüm bunlar için kişilerin hiç birşey yapmaları gerekmiyor. Evlilik birimi "100 binlerce çalışanı olan bir bakanlık büyüklüğünde dev bir birim" tüm bu sorunları çözer. Sona eren evlilik sözleşmesi nedeniyle eşler asla mağdur olmazlar. Sistem kendiliğinden otomatik olarak sona erdiği için eşlerin süreyi uzatmak veya kısaltmak adına birbirlerine baskıları sözkonusu değildir. Sistem daha ziyade kadının mağdur edilebileceği düşüncesiyle "Ender durmlarda tersi de sözkonusudur" onu yönetimin korumasına alır. Sözleşmede süre kısa da olsa ideal bir evlilik öngörülmektedir. Sözleşmeyi imzalayanlar bu kurallara uymak zorundadırlar. Bu kısacık sürede bile meydana gelecek ağır hakaret ve kavga durmlarında eşlerin isteği olmasa bile evlilik birimi evliliği sona erdirebilecektir. Bunu "ömür boyu bir yastıkta kocama şeklinde " tarif edilen klasik evlilik için de yapabilecektir. Hergün kavga edelim, ölünceye kadar evli kalalım diye bir anlayış yoktur. Eşlerin boşanmaları için bir müracaat, mahkeme falan gerekli değil. Evlilik birimi kayıtlarında sürenin sona ermesiyle eşler özgür kalırlar. Tekrar evlenmeleri için, tekrar evlilik kurmaları için yeni ortamlara girmeleri, yeni kişilerle karşılaşmaları gerekir. Kendi kendilerine muhasebe yapmaları gerekir. Burada her evlilik yeniden kurulmuş bir hayattır. İnsanların bazıları farklı sevgilere ihtiyaç duyarlar. Daldan dala konmak isterler. Birisiyle evlenmiştir ama aslında bir başkası da aklından hiç çıkmamaktadır ve de duygular karşılıklıdır. Kiminin gönlü sürekli yeniden aşık olmak ister. Yeni yeni aşklara sevgilere yelken açmak ister. Tüm bu makul istekleri birine tecavüz ederek, zina yaparak, fuhuş yaparak ve benzeri iğrenç ve kötü şekillerde yapacağına halk ve yönetim tarafından onaylanmış yani resmi, iki tarafın mutlak isteğine bağlı, suçluluk duymadan, birileri tarafından aşşağılanmadan yapmak daha mantıklı geliyor.

Tabi bu durumda başlangıçta saydığımız Türkiye'de 100 bin genelev kadını var.
Bunların hiç hayatı yok. Ne bir aileleri , ne bir yuvaları, ne de çocukları var. Varsa da öyle.
Üç kuruş ekmek parası için etlerini satıyorlar. Kazandıkları devede kulak. Bir kısım babalar(!), analar(!)onları kullanıyor. Bırakıp çıksınlar o bataktan. Çıkamıyorlar, çıkamazlar.
Üstelik toplum onlara kötü gözle bakıyor, aşşağılıyor.
Sokaklarda tacizler. Yurdun her yerinde tecavüz ve öldürmeler.
Namus cinayetleri.
Uyuşturucuyla bağlantılı kadın ticareti, fuhuş.
Zina, zina nedeniyle ölen, öldürülen insanlar.
Enset ilişkiler suç olarak kabul edilecek, hem güvenlik sistemiyle anında önlenecek hem de ağır ceza verilecek. Örneğin zina 10 yıl hapis cezası olacak.

Sana ben dilediğin bir yaşamı zaten veriyorum neden bu tür yollara başvuruyorsun, değil mi? Bilmiyorum ama şu anki halden daha ahlaksızca birşey değil. Zaten bu yeni durum mevcut ahlaksızlıkları ve bunların sonucu ölen, öldürülen , mağdur edilen hemen tamamına yakını kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca insanımızı bu kötü durmdan kurtarmak için düşünülmüşl.
100 günlük ara süre dolduktan sonra bu arada kişi kendine uygun yeni birini bulmuşsa tekrar bir evlilik yapacak. Bunun için sadece kimlik no' nu Evlilik Birimi'ne vermesi yeterlidir. Birim derhal ilgililerle temas kuracak bunu gercekten isteyip istemediklerini teyit edip evliliği onaylıyacaktır. Bu sistemde isteyenler ömürleri boyunca çok sayıda evlilik yapabilirler. Kişinin kimden çocuk yapacağı kendi vereceği karardır. Ancak tıbbi süre olan kadın için 21-40 yaş süresi dışına çıkılamayacaktır. Bu şekilde evliliğin fuhuşu resmileştirme şeklinde anlaşılması mümkündür. Bu, elbette doğru değildir. Öncelikle sistemin hangi amaç için kurulduğuna iyi bakılmalıdır. Ben ensest ilişkiye gireyim nasılsa kimse bilmiyor ben o zaman namusluyum, toplum da namuslu demek daha mı dürüstce bir yaklaşımdır?O , zorla tacize , ensest ilişkiye maruz kalan aile ferdinin gururu, namusu, onuru ne olacak? Ama" birşey bilinmiyorsa olmamıştır, yok demektir" mantığına sığınmak tabi daha kolay. Bu sistemde aşık olduğunuz, beğendiğiniz bütün insanlarla, onlar da sizi istiyorsa evlilik yapabilirsiniz. Bu durumda evliliğin kutsallığı olmaz diyenler olabilir. Bence evlilik doğru yürüsün, insanlar mutlu olsun evlilik kutsal falan olmasın. Ben nikahta keramet vardır sözüne katılmıyorum. Bu, uydurma bir sözdür. Bu sistemin tek sakıncası sizin eşiniz sizden ayrıldıktan sonra, evlilik sona erip boşandıktan sanra belki arkadaşınız vs ile evlenebilecektir. Ancak yeni sistemde ülkeyi kaynaştırma uygulamaları nedeniyle bu durum çok ender görülecektir. Bir Antalyalıyla, sonra Kastamonuluyla sonra belki Muşluyla vs sürekli farklı yerlerden farklı kimselerle evlenebileceksiniz. Ayrıca bu durum akraba evliliğini de ortadan kaldıracaktır. Yine de eğer tek tük böyle hazmedilemeyecek evlilikler görülme ihtimaline karşı bu tür bir sistemi kaldıramayacak yapıda olanlar, bu sistemi seçmek zorunda değildir. Tercih kişinin isteğine bağlı olduğu için
eğer böyle bir kişiyse bu durumda en başta belirttiğimiz ömür boyu bir yastıkta kocama şeklindeki bugünkü klasik evliliği seçebilir. Yeni düzende konuk sistemi vardır. Çevrenizden ve hatta ülkemizin herhangi bir yerinden her hafta sizin isteğinize bağlı olarak ilgili birimin koordinasyonunda bir veya daha fazla aile size misafir gelecektir. Herşey ilgili birime aittir. Siz sadece ev sahipliği yapacaksınız. İşte yeni düzendeki " konuk " sistemi ülke insanlarının birbirlerini tanımalarına yardım edecektir. Haftada 1, ayda 4 , yılda 52 aile yaklaşık 200-300 kişiyi hayat boyu belkide binlerce, onbinlerce kişiyi tanıma şansınız olacaktır.

Bu sistemin çocukları mağdur edeceği ve kimlik sorununa yol açacağı endişesi tamamen yersizdir. Zira her durumda çocuklar 21 yaşına kadar yönetimin koruması altındadır. Ayrıca kimden olmuşlarsa o şekilde tescil edilecekler sonra ve önce kaç tane evlilik yapılmış olursa olsun anne babaları bugünkü gibi gerçek anne babalarıdır. Onlarla hizmet birimi elemanları ve gerçek anne babaları ilgilenmek zorundadırlar. Yine , yeni düzende sağlıklı evlilikler kurulabilmesi ve sürdürülebilmesi için sistemler mevcuttur.

Evlilik Birimi ayrıca anlatılacaktır. Ancak konuyla ilgisi nedeniyle bir konuya daha değinmek istiyorum. Evlenme sadece evlenecek kişilerin kimlik numaralarını birime bir şekilde ulaştırmalarıyla olacak ve bitecektir. Bugünkü gibi yok belediyeye git, askıda kalsın , yok şahit falan filan hiç birşey yok. Bu işleri sizin yerinize birim yapıyor. Önce ilgililer sizle tek tek diyalog kuruyor. Kimsenin haberi olması gerekmez. Gerçekten evlenmek istiyormusunuz diye onayınızı alıyor. Aynısını evleneceğiniz kişyle de yapıyor. Sonra çalışmaya başlıyor. İkinizi de derin derin inceliyor. Öncelikle 20 yaşını doldurmuş olmanız gerekiyor. Ciddi ve evliliği engelleyecek derecede hasta, özürlü olmamanız erekiyor. Ancak sağlıklı insanlar evlenebilir. Hastalık taşıyıp taşımadığınızı anlamak için tüm kan tetikleriniz ayağınıza gelinerek yapılıyor. Aşırı kilolu ya da aşırı zayıf kişiler zaten sağlıklarını kazanıncaya kadar koruma altında olacakları için iyi oluncaya kadar evlenemiyorlar. Ama tedavi edilemeyecek derecede bedensel özürü varsa ve bununla da yaşayabilecekseevlenmesine izin veriliyor.

Çok sayıda düğün ve eğlence töreni paketiyle birim hizmet veriyor. Bunlar kalite güzellik ve bedeline göre sınıflandırılmış. Kişiler tören istemeyebilirler, ya da şu ya da bu töreni tercih edebilirler. Birimin tüm hizmetleri ücretlidir. Ancak standart hizmetler yiyecek içecekte olduğu gibi kişilerin ve anne babalarının bir önceki yıl aylılk gelirlerinin örneğin %10 dur. Böylece fakir insanların da kolayca evlenebilmeleri sağlanmaktadır. Standartın altında asla hizmet olmaz. Ama standart üstü farklı seçenekler için farklı ücret alınır. Ama hiç kimse evinin geçimi hariç arta kalandan daha fazla harcama yapamaz. Bu insanların sefalete düşmelerini önlemek içindir. Evlilik Birimi sürekli eşlerle diyaloğ içindedir. Bunlar çok iyi yetişmiş evlilik uzmanlarıdır. Aile içi sorunlar sürekli takip edilir. Eşlerin yatak odaları dışındaki herşeyleri bilinir ama ilgililerce açık edilmez. Bunlar çözülmek için bilinir. Yürümeyecek bir evlilik asla yürütülmeye çalışılmaz. Evlilik bir tarafın fedakarlık yapması değil iki tarafında birimle birlikte sorumluluğu paylaşması üzerine kurulur. Bu düzende hiç kimsenin saçını süpürge etmesi gerekmez. Herkes kendi hayatını istediği gibi yaşar.

Ve boşanma.Bugün bu konuda gülelim mi ağlayalım mı bilemediğimiz içleracısı bir durum vardır. Evlilik çekilmez hale gelmiştir. Koca içki , kumar tam bir sorumsuz serseridir. Kadın kurtulmak ister. Önce ne yapacağını bilemez. Nereye başvuracağını bilmez. Ülke mahkemelerinin yerini bile arasanız bulamazsınız. Avukat tutmanız gerekir, paranız yoktur. Bundan önca daha büyük bir sorun vardır: Çevre baskısı. Bazı çevrelere göre boşanmaya kalkan kadın kötü yola düşmüş gibi muamele görür. Özellikle akraba tanıdık ve komşu çevresi kadına ya da erkeğe şiddetle cephe alır. Onlara göre kavgasız evlilik olmaz. Erkek ne yaparsa yapsın kadın ona sadık olmalıdır. Ve bunun sonucu bunalım geçiren kadın hap içerek intahar eder. Bunun sorumlusu o kadının akraba dost ve komşu cevresi ile bu saçma düzeni yürüten devlettir. Ağaç Hareketi'nde sizin hiç birşey yapmanız gerekmez. Evlilik yürümüyorsa Evlilik Birimi bunu görür ve siz istemeseniz de sizi anında boşar. Çünkü sorunlu aile sorunlu toplum demektir. Ve yeni düzende devlet asla insiyatifi insanların kendisine bırakıp " yapmayın, etmeyin, lütfen rica ederim" mantığıyla hareket etmez. Nerde bir sorun varsa derhal müdahele eder ve çözer. Bir sorun yoksa siz yine de ayrılmak isteyebilirsiniz. İşte bu konu şu an Türkiye'de kuşların bile güldüğü tam bir komedidir.Ben ayrılmak istiyorum. Neden. Karımı sevmiyorum. Yanlış bir evlilik yapmışım. Yol yakınken döneyim diyorum. Karım bana ilgi göstermiyor diyorum. Hakim yemegini mi pişirmiyor, diyor. Bak sen!Hakim galiba eşimi benim hizmetçim falan sanıyor. Hakim bunlar gerekçe olamaz, diyor. Ya ne olacak? Evini bırakıp gitti mi?Yatağına mı gelmedi? Ya gelse nolur? Buz gibi.Hakimeşimin yatağıma gelmiş olmasını yeterli görüyor ve devam ediyor. Bunlar gerekçe olamaz. Ya?Siz iki yıl daha gidin. Yürümezse düşünürüz. Ha diğer taraf razı olursa sorun yok. Ama olmuyor. Ayrılmıyor.Hakimde ayırmıyor. Gideceğiz. Birbirimizi bıçaklıyacağız. Birimiz belki intahar edecek aile faciası olacak ondan sonra hakim bizi ayıracak. Böyle birşey olur mu ya? Ya arkadaş benim hiçbir gerekcem yok. Ben bu evliliği sürdürmek istemiyorum. Akıl mantık alacak birşey değil. Sırf bu rezilliği ortadan kaldırmak için dahiTürkiye'nin yeni düzeni Ağaç Hareketi'ni bu ülkeye getirmek şarttır. Boşanmanın insana verdiği sıkıntı stres de cabası. İnsanların büyük çoğunluğu sırf bu nedenle çileyi çekiyor ama boşanamıyor. Sadece iki tarafta evet diyorsa Türkiye'de boşanmak mümkün. İnsanlar bu nedenle evlenmekten kaçıyorlar biliyor musunuz? Yani senin özgürlüğünü elinden alıyor. Birisiyle evlendin onunla öleceksin çaresiz. Ağaç Hareketi bu akıl almaz uygulamayı tümüyle değiştiriyor. Mutluysan ve istiyorsan evliliğini devam ettiriyorsun. Değilse TC kimlik numaranı ve boşanmak istediğini Evlilik Birimi'nin standart numarasına bildiriyorsun. Karşı taraf ister istesin ister istemesin evlilik sona eriyor. Çünkü yeni düzende evlilik bir sözleşmedir ve tek taraflı sözleşme asla geçerli değildir. Gerkçe çok basittir. Eşin bu evliliği istemiyor. Kadının ve çocukların mağdur olması mümkün değil çünkü Koruma Birimi'ne alınıyorlar. Zorla istemeden birşey yürür mü? Ağaç Hareketi şu anki düzenden bin yıl daha ileridedir. Evliliğin bitiyor. Tüm işlemler Evlilik Birimi tarafından yapılıyor. Sen bu hizmetin senin için belirlenen bedelini ödüyorsun.

Selam ve mutluluk dileklerimle!....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'de yaşıyorsanız ve otuz yaşınızda hala bekarsanız yuh olsun size. İyi veya kötü de olsa bir evlilik kaçınılmaz bir gereklilik. Oysa bekarlık özgürlüktür ama devamlı değildir. Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 08.08.2016 15:12
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim.  10.08.2016 18:42
 

Evlilik bir sözleşme hukuku yapılmalıdır. Çok yerinde bir tespit. Süreli evlilik seçeneği de bana ilginç geldi. Olabilir. Aile sorunlarını kişileri üzmeden çözecek bir bakanlık kurulması fikri de yerinde. Geriye sadece hatalı duygusal yaklaşım sorunları kalıyor. Kıskançlık ve namus algısı gibi.

Muharrem Soyek 
 09.05.2015 18:00
Cevap :
İlk yazımdı sanırım...Bütün acemiliklerim ama öte yandan SSES evlilik modelinin temeli oldu bu yazı. Hatta bir arkadaşım "Bütün yapacaklarından vazgeçip sadece bunu yap" demişti.  10.05.2015 19:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4301
Toplam yorum
: 11941
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 681
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster