Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
61454
 

Yeniçeriler Padişahı nasıl katlettiler?

Yeniçeriler Padişahı nasıl katlettiler?
 

II. Osmanya da Genç Osman,

(d. 3 Kasım 1604, İstanbul- ö. 20 Mayıs 1622, İstanbul),

(Divan Edebiyatı'ndaki adıyla Farisi)

16. Osmanlı padişahıve 95. İslam halifesidir.

Tahta çıkar çıkmaz devlet erkânı içindeki üst düzey yetkilileri değiştiren, müderrisve kadılarınatanma yetkilerini şeyhülislamdanalan Sultan Genç Osman çok yenilikçi bir padişahtı.

Yaptırdığı sayımda, asker sayısının maaş defterindeki kişi sayısından az olduğunu anlayınca fazladan para vermeyi kesti.

Bu durum da, daha önce fazladan gelen paraları kendi ceplerine atan zabitlerin, Sultan Genç Osman'a düşman olmalarına yol açtı.

Anadolu, Mısırve Suriyeaskerlerinden oluşacak yeni bir ordu kurmak istiyordu.

Aynı zamanda saray, haremve ilmiye teşkilatlarını yeniden kurmak, yeni kanunlar çıkarmak gibi yenilikçi düşünceleri de vardı.

O bir padişah’tı, o bir Padişah’ın oğluydu. O yenilikçi biriydi.

Yaptıkları ve yapacakları bazı kişilerin işine gelmedi.

Bir padişah düşünün Yedikule zindanlarına kadar kaçsın, arkasında delirmiş yeniçeriler onu öldürmek için takip etsinler.

Yedikule zindanlarında yakalasınlar ve dokuz cellad üstüne saldırsın ve onu orada öldürsün. Bu nasıl bir iştir akıl erdirmek zor…

Haile-i Osmaniye, yeniçerilerin kazan kaldırarak II. Osman’ın canına kıydıkları acı müsibet demekmiş. Ne kadar kötü...

Yazarken bile insanın içi bir tuhaf oluyor.

Çok iyi yetiştirilmiş bir sultan o.

Çok dil bilen, bir padişah olarak bilmesi gereken her şeyi bilen, sadece çok genç olan bir sultan…

Genç, zeki, atılgan, cesur ve gözüpek bir babayiğit…

Genç Osman’ı tarih şöyle anlatıyor…

Babası I. Ahmed, annesi Mahfiruz Haseki Sultandır. Mahfiruz Haseki Sultan Rum'dur.

Sultan Genç Osman 14 yaşında iken, amcası Sultan I. Mustafa'nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına oturdu.

Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı.

Sultan Genç Osman iyi bir terbiye ve tahsil gördü.

Arapça, Farsça, Latince, Yunancave İtalyancagibi doğu ve batı dillerini klasiklerinden tercümeyapabilecek kadar güzel öğrendi.

Sultan Genç Osman, Fatih Sultan Mehmeddevrine kadar yapıldığı gibi saray dışından, ŞeyhülislamEs'ad Efendinin ve Pertev Paşa'nın kızları ile evlendi.

Yavuz Sultan Selimdevrinden itibaren padişah saray dışından evlenmediği için bu davranış önemli bir değişiklik oldu.

Kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı.

Tarihte eşine az rastlanır bir şekilde tahtan indirilerek, Yedikulezindanlarında boğularak öldürülen Sultan Genç Osman, babası Sultan Birinci Ahmed'in Sultanahmet Camii'nin yanındaki türbesine defnedildi.

Sultan Genç Osman tahta çıktığı sırada Sadrazam Halil Paşa, İranseferindeydi.

Osmanlı ordusu Pul-i Şikeste'de yenilmesine rağmen, İranlılar, mukaddes saydıkları Erdebilşehrinin Osmanlılar'ın eline geçme ihtimali üzerine barış istediler.

Serav sahrasında, daha önce iki devlet arasında imzalanan Nasuh Paşa Antlaşmasıbaz alınarak imzalanan Serav Antlaşması'yla barış tekrar sağlandı. (26 Eylül 1618).

Halil Paşa komutasındaki Osmanlı donanması 1620 yazında Akdenizseferine çıktı.

İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Navarin'e gelen donanma, buradan da kuzeye, Adriyatik'e doğru yöneldi.

Dıraç'da iki İtalyangemisini ele geçirdikten sonra İtalya'ya asker çıkardı ve İspanyollaraait olan liman şehri Manfredonia'yı işgal etti.

Osmanlı Devleti ile Lehistanarasında bir dostluk mevcuttu.

Dinyesterırmağı iki ülke arasında sınır oluşturuyordu.

Osmanlı-Avusturya savaşlarında Lehistan ilişkileri gerginleştiyse de barış bozulmamıştı.

Fakat askeri birliklerin geçimini Lehistan'a yaptığı akınlarla sağlayan KırımHanı, barışa aykırı hareket ediyordu.

Bunun yanı sıra Lehliler Boğdanişlerine müdahaleden geri kalmadıkları gibi, Boğdan'a ait Hotin kalesini işgal etmişlerdi (1617).

Ayrıca Eflak ve Erdel'in içişlerine müdahale etmeye devam ediyorlardı.

Bu olaylar üzerine Sultan Genç Osman, kendisine yapılan muhalefetlere rağmen Lehistan seferine karar verdi.

Bu arada Özi Beylerbeyi İskender Paşakomutasındaki birlikler, Purut kıyısında bulunan Yaş'ta, Lehlileri bozguna uğratmıştı (20 Eylül 1620).

Sultan Genç Osman, 1621 yılının Nisan ayında Lehistan Seferine çıktı.

Lehler yeni ve daha büyük bir ordu meydana getirme çabasındaydılar.

Avusturya'dan yardım alarak ordularını takviye ettiler.

Osmanlı Ordusu 2 Eylül 1620'de Hotin önlerine geldi.

Kale kuşatıldı ve Hotin kalesi önlerinde yapılan meydan savaşında, düşman siperlerinin ele geçirilememesi, askerlerin şevk ve heyecanını oldukça yıprattı.

Yeniçerilerin de kendilerini tam olarak savaşa vermemeleri, bu savaşın kesin bir netice ile sonuçlanmamasına yol açtı.

Lehistan elçilerinin savaşa kendilerinin neden olduklarını bildirmesi üzerine Hotin Antlaşmasıyapılarak sefere son verildi (29 Eylül 1621).

Antlaşmaya göre Lehler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacak Lehistan eskiden olduğu gibi Kırım Hanına 40.000 düka altın verecekti.

Sultan Genç Osman, Lehistanseferindeki başarısızlığının sebebi olarak askerin gayretsizliğini görüyordu.

Askeri alanda bazı yenilikler yapma fikri böylece gelişti.

İşe Kapıkulu Ocaklarıile başladı.

Sultan Genç Osman; her şeyin farkındaydı, ancak tecrübesiz olması yüzünden istediği yenilikleri yapamıyordu.

Kapıkulu Ocaklarıbu durumdan rahatsızdı ve bunu belli etmekten kaçınmıyorlardı. Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin başında bulunduğu ilmiye sınıfı ise fikir belirtmiyordu.

Sultan Genç Osman'ın Halep, Erzurum, Şamve Mısırbeylerbeylerine asker yazdırmak için gizli bir irade gönderdiğinin sarayda adamları olan yeniçeriler tarafından öğrenilmesi, bardağı taşıran son damla oldu.

Sultan Genç Osman asker toplamak için Anadolu'ya bizzat kendisi gitmek istiyordu.

Bu arada İstanbul'a, Dürzî lider Maanoğlu Fahreddin'in Lübnan'da bir isyan çıkardığı haberi geldi.

Sultan Genç Osman bunu bir fırsat bilerek, isyanı bastırmak için Anadolu'ya gideceğini söyledi.

Ancak Sadrazam Dilaver Paşave Şeyhülislam Es'ad Efendi, koskoca padişahın küçük bir isyan için Anadolu'ya gitmesine gerek olmadığını söyleyerek, Sultan Genç Osman'ın Anadolu'ya geçmesini engellemeye çalıştılar.

Başka bir çaresi kalmayan Sultan Genç Osman, hacca gideceğini ilan etti.

Daha önce hiçbir padişah hacca gitmemişti.

Sadrazam Dilaver Paşave Şeyhülislam Es'ad Efendi çok uğraştılarsa da Sultan Genç Osman fikrinde kararlıydı.

Padişahın geçeceği güzergâh üzerindeki vilayetlerin beylerbeyleri haberdar edildi ve hazırlık yapmaları istendi.

Sultan Genç Osman'ın yanında 500 yeniçeri ve sipahi olacak, geri kalan asker İstanbul'un korunması için İstanbul'da kalacaktı.

Sadrazam, defterdar, nişancı, rikab ümerası, gedikliler, 40 müteferrika ve 40 divan kâtibi hac kafilesinde yer alıyordu.

Padişah otağının Üsküdar'a kurulacağı günden bir gün önce YeniçerilerSüleymaniye'de toplandılar.

Ayaklanan yeniçeriler saraya girip bazı devlet adamlarını öldürdüler.

Yeniçeri ve sipahileri ikna etmek isteyen Sultan Genç Osman, yeniçeri ağalarını merhamete getirmeye çalıştı.

Ancak bunda başarılı olamadı.

Yerine amcası Sultan Birinci Mustafa ikinci kez tahta çıkarıldı.

İsyancılar o an için Sultan Genç Osman'ı öldürülmesini düşünmüyorlardı.

Ancak Sultan Genç Osman'ın ne kadar dirayetli bir padişah olduğunu bilen isyanın elebaşları padişahın Yedikule zindanlarına götürülüp orada öldürülmesini istediler.

Sultan Genç Osman sekiz tane cellâda kahramanca karşı koymasına rağmen katledilmiştir.

Sultan Genç Osman'ın naaşı, ertesi gün Sultanahmet Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Sultan Ahmed Camii'nde babasının türbesine defnedildi.

Sultan Genç Osman'ın öldürülmesi Anadolu'da bazı isyanların çıkmasına sebep oldu.

Osmanlı halkı padişahın öldürülmesini hiçbir zaman hazmedemedi.

Sultan Genç Osman, gençliğinin en güzel günlerinde tahta çıkmış ve hep milletinin iyiliği için çalışmış, azim ve irade sahibi bir padişahtı. Ancak gençliği ve tecrübesizliği kendisine bu hazin sonu hazırladı.(alıntı)

Aynı zamanda bir Şair olan Genç Osman; Faris ya da Farisi mahlasıyla şiirler yazıyormuş.

GAZEL


Gördüğümm gibi seni oldu gönül avare
Nice arz eyleyeyim aşkumı sen hünkâre.

Yoluma doğrı giderken nideyin ol fettan
Sinleme urdu anun kirpiği mühlik yâre.

Yüzi gül gönce dehen kameti bir taze nihâi :
Nice kul olmayayın ol şehe ben biçâre.

Görmedüm ancılayın dilber-i nazükteni ben
Canum bezi ideyin ol kaşı râ dildâre.

Farasî değme güzel sevmez iken neyleyeyim
Aşıkı itdi beni devr-i kühen ol yâre.(alıntı)

II. OSMAN(Farisî" mahlası)

Nazan Şara Şatana

http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100002892442552

https://twitter.com/#!/nazansarasatana

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1580
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4734
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster