Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
296
 

Yeniden var mısın?

Yeniden var mısın?
 

alıntı


Bölüm 6

Güneşin ışıklarının odaya girişini hissedip gözünü araladığında saat dokuza gelmekteydi.Üç günlük tatilde ilk kez bu kadar geç uyanıyordu.Saatine baktı yatakta mutlu bir ifade esnedi.

Çok vakit kaybetmeden kahvaltı etmek için odadan çıktı.Oldukça iyi hissediyordu,bir iki gündür yorgunluk veren düşünceler yerini bahar çiçekleri kokusunda bir mutluluk hissine bırakmıştı.

Belki hissettiği huzurdan belki de en son yediği balığın üzerine bir şey yemeden sabahı etmiş olmasından dolayı dolu dolu kahvaltı etti.Biraz kıyıda yürüyüp bugün ne yapabilirim diye düşünmeye karar vermek için dışarı çıktığında,ılık esen rüzgar ve arada da olsa yüzünü gösteren güneşin sıcacıklığı altında usul usul kıyı boyunda ilerledi.Bir önceki gün yaşadıkları ile manzaranın da güzelliğinde kaybolup gittiğini hissediyordu.Elinde olmayan bir hisle sürekli balıkçıları ve sandalları tarıyordu gözleri,sanki içinde Erkanı yeniden görmek isteyen bir arayış vardı.Bu hallerinin farkına varınca biraz kendine kızıyor sonra sadece bir teşekkür daha etmek istediğini düşünerek gülümsüyordu.Dünkü güzel günden sonra kendini gayet iyi hissediyordu ve bunun çok az tanıdığı o adamın sayesinde olduğunu biliyordu,bunun için bile olsa bir kez daha teşekkür etmek için onu yeniden görmeliydi.Ama ne evini tam biliyordu ne de bir numara veya adres almışlardı birbirlerinden,yeniden teşekkür etmek için ulaşabileceği hiçbir ipucu yoktu elinde,belki de bu yüzden balık tutarken rastlarım diye gözleri geziniyordu suya atılmış her olta ucunda.Bu düşünceleri ile uğraşırken manzaranın mükemmelliğini kendine pencere yapmış bir banka oturdu ve uzun bir seyre daldı.Bir an buraya daha fazla resim malzemesi ile gelmediği için pişmanlık duydu,çünkü doğa doğal bir sergi gibi her karesi resmedilmeye oldukça uygun pozlar veriyordu.

Bir müddet sonra,günü odasının camında gördüklerini resmetmek,kitap okumak ve buradaki son gününde iyice dinlenerek geçirmeye karar vererek otele döndü.

Önce birkaç resim çizdi,biraz kitap okudu,televizyon izledi,uzun süre yatağına uzandı düşüncelere daldı…Akşam yemeğine kadar günü böyle geçirdi,bir tek kahvaltı ve akşam yemeği için odasından çıkmak dışında hep odasında geçirdiği gün sonunda erken uyumaya karar verdi.Sabah yolculuk için saatini kurup uykuya daldı.

Sabah yedi de çalan saat sesi ile uyandı,güzel bir duş sonrası eşyalarını toparladı.Öğlene doğru hareket edecekti otobüsü ve o her zamanki gibi erkenci davranmış.Bütün hazırlıklarını tamamladıktan sonra kahvaltı edene kadar son bir kez doğanın güzelliğine doymak için küçük bir kıyı yürüyüşü yaptı ve otele döndü.Kahvaltısını edip eşyalarını alarak resepsiyona doğru ilerlerken resepsiyon görevlisi ile konuşan kumral adam gözüne ilişti.Biran inanamasa da iyice bakınca bu uzun boylu,spor giyimli adamın Erkan olduğunu fark etti,biraz şaşırıp neden burada oluşunu anlayamasa da bu gelişinin kendisine son teşekkür fırsatı vereceğini düşünerek gülümsedi.Bu esnada adam görevliden onun otelden ayrılacağını öğreniyor.Esra yavaşça yaklaştı ve:

‘’Günaydın!’’diye seslendi.

‘’Oo!Günaydın,bende seni soruyordum,dün göremedim seni,öğleden sonra güzel balıklar yakalamıştım birlikte yeriz diye arandım kıyıda ama bulamadım,otelde de rahatsız etmek istemedim,ama gittin mi en azından onu öğreneyim istedim.’’Esra sıcacık gülümsemesi ile bu koca adamın heyecanlı ve mahcup açıklamasını dinliyordu.Adam devam etti.

‘’Güzel bir dostluk kurmaya çabaladık ama birbirimizin numarasını bile almayı akıl edememişiz.İyi ki gitmeden yakaladım seni’’cebinden bir kartını çıkarıp ‘’istediğin zaman ara,ne zaman güzel bir balık yemek istersen...’’Esra biraz utanmıştı ama onu gördüğüne çokta memnun olmuştu.

‘’Balık yemeği sevmem pek,hem gidiyorum bir daha nasıl balık tutacağız da yiyeceğiz?’’ Diye sordu.

‘’Bende birkaç güne kadar döneceğim zaten burada balık yiyemeyiz İstanbul’da balık tutmasam da güzel balık restoranları biliyorum.’’ dedi.

‘’Sen balık sevmiyorsun ama böyle cılız kalmaman için arada yemen gerekir,şimdi aramazsın sen beni numaranı ver ben arada balık yemen için teşvik edeyim seni…’’Birden nasıl bir tavır sergileyeceğini şaşırmıştı ama bu isteği de geri çevirmek hiç içinden gelmiyordu.Küçük bir kağıda numarasını not etti.

‘’Dünkü güzel gün için teşekkür etmek isterim yeniden ve tanıştığımıza çok memnunum,burada numaram var balık için olmasa da sohbet etmek içinde istediğin zaman arayabilirsin.Hoş çakal…’’ dedi tokalaştılar ve otobüsüne yetişmek için müsaade istedi.


..................................................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 205
Toplam yorum
: 496
Toplam mesaj
: 91
Ort. okunma sayısı
: 4459
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

86nın bir kış günü doğmuşum, belki de ondadır kışı çok sevişim .Hayatın gerçeklerini görüp nefret..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster