Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
589
 

Yeniden var mısın?

Yeniden var mısın?
 

Alıntı


Bölüm 10

Bütün pazarını çalışarak geçirmişti.Dinlenmek için ayırdığı vakitlerinde ise dün akşamki yemeği ve birlikte geçirdikleri vakti düşünüyordu.Uzun zamandır sessiz ve mutsuz olan yüreğinden değişik sesler duyuyor gibiydi.Bu anlamsız ufka dalmaların, gözünün önünden hiç gitmeyen gülüşlerin ne anlamı olabilirdi ki? Hissettiklerini Mine ile paylaşmak istedi eli telefona gitti ama bu saçmalıklara aşk süslemeleri yapar diye vazgeçti.Aşka kendini kapatalı çok oluyordu, belki içinde bulunduğu yalnızlıktı böyle düşüncelere atmasının nedeni kendisini, ama aşk demek istemiyor belki de korkuyordu, hem bu kadar kısa zamanda aşık olmazdı o, aşık oluyorsa bile bu adamı tanımıyordu ki, bu zaten aşk değildi.

Anlamsız bulduğu düşünceler içinde boğuşurken, düşünmemek için çalışmanın iyi geldiğine inanarak yeniden masanın başına geçti.

Ertesi gün ofise gittiğinde ilk iş Mine’nin yanına uğradı.Hafta sonlarının nasıl geçtiğini ve Erkanla yediği yemeği konuştular.

Mine ‘’benle gelmek istemedin evde kalacağını söyledin ama ona hayır dememişsin…’’ diye sitemlerde bulunsa da arkadaşının biraz da onu kızdırmak için böyle davrandığını hissediyordu.Sabah kahveleri bitene kadar sohbet ettikten sonra işinin başına döndü ve yoğun bir haftanın koşuşturması başladı.

Esra hafta içinde katılması gereken iki toplantıya katıldı, üzerinde çalıştığı projeyi bitirmiş ve onayı almıştı.Toplantılar olumlu geçmiş, proje bitmişti ve kendini gayet iyi hissediyordu.

Hafta sonu mesai bitiminde eve geldiğinde telefonu ısrarla çalıyordu, koşarak yetişti.

‘’Alo!’’

‘’Annem…’’ diye bir ses duydu telefonun ucunda.Arayan annesiydi.Sık sık telefonla konuşmalarına rağmen özlem dolu bir sohbet etmeye başladılar, yaklaşık yarım saat sohbet ettiler, Esra annesinin onu görmeye gelmesi için çok ısrar ediyordu annesi de kızını özlemişti ve buna hayır demek istemiyordu.Telefonu kapatırken annesinden en kısa zamanda geleceğinin sözünü aldı, ama bu geliş hemen olmayacaktı.

Akşam yemeği için bir şeyler atıştırdı ve uzun zaman sonra eve iş getirmediği bir hafta sonunda saatlerce televizyon izledi.

Ertesi sabah Mine ile alışveriş yapmak için sözleşmişlerdi.Mine Pazar güne Halit’in ailesi ile tanışacağı için üzerine yeni bir şeyler almak ve kuaförde zaman geçirmek gibi planlar yapmış ve bu planlara en yakın arkadaşını da dahil etmişti.Bütün günü kuaför ve alışverişle geçirdikten sonra akşam yemeği için Esranın evine döndüler.Mine çok gergin ve heyecanlı gözüküyordu.Esra arkadaşının telaşına mutlu olduğu kadar kendinin suya düşen hayallerini anımsayıp için için üzülüyordu.Yolda gelirken Halit ile konuşmuş yemeğe katılması için onu da davet etmişlerdi.Onlar yemeği hazırlarken Halit’te yetişmişti ve hep birlikte yemek yiyerek sohbet ettiler.

Halit sürekli Mineye sakin olması uyarısını yapıp heyecanını dindirmeye çalışırken kendisinin heyecanı da gözlerinden okunuyordu.Esra bu hallerini çok sevimli buluyor ve ara ara ikisi ile de dalga geçmekten geri kalmıyordu.

‘’Sende bu anı yaşayacağın gün kapıma gelip, Mine ne yapacağım ben, deyip duracaksın ve o gün bende seninle eğleneceğim’’ diye takıldı Mine.

‘’Hiç sanmıyorum güzelim, çünkü evlenilecek bir erkek bulabileceğim güne geldiğimde sen bir yığın çocuğun arasında koşturuyor olacaksın ve ben çocuk gürültüsü dinlemek istemediğim için seni hiç aramayacağım…’’

‘’Bence sen benim çocuklarım olana kadar bu anı yaşarsın şekerim’’.İki arkadaş birbirlerine tatlı tatlı takılıyorlarken Halit:

‘’Bence de Esra, Mine anlattığına göre aday pekte uzakta gözükmüyor!’’

Esra biran kıpkırmızı kesildi ve soran bakışlarla Mineye bakıyordu.

‘’Ben Erkandan bahsettim azıcık sadece…’’

Esra daha da kızarmış arkadaşına bakıyordu şaşkın gözlerle.

‘’Hiç öyle bakma şekerim, ondan ne zaman bahsetsen içerden bir gülümseme yayılıyor yüzüne, hem fena bir adamda değil gibi anlattığına göre…’’ diye devam ederken ‘’Lütfen keser misin şunu bir iki yemek yedik sadece, sen biraz daha zorlarsan aşıksın bu adama dersin bana..’’

‘’Neden olmasın bence pek ala olabilirsin?’’

‘’Saçmalama lütfen…’’ diye Esra konuyu kapatmak için çalışırken Halit sorular sorarak sevgilisinin düşüncesinde yanılıp yanılmadığını öğrenmek istercesine Esra’yı sıkıştırıyordu, Esra utanıyor kızıyor ama bütün detayları ile sorulan sorularda Erkanı anlatıyordu.Halit onun hakkında biraz bilgi aldıktan sonra biraz düşündü ve iş münasebetiyle onunla karşılaştığını anlattı.Kızlar buna çok şaşırmakla birlikte bu sefer onu soru yağmuruna tuttular, Esra ilgilenmiyor gibi yapıp susmayı tercih etse de Minenin sorularına aldığı her cevabı can kulağı ile dinliyordu.

‘’Aaa!Yeter ama kızlar, çekişmeniz bitsin diye konu değiştirdim bu sefer adamı tanıyorum diye beni zorluyorsunuz…’’

Kızlar yaptıklarının farkına vardıklarında bu komik hallerine güldüler.

Yemek bitmiş ve keyifli bir akşam sonrası arkadaşlarını yolcu etmişti.

Manzaraya kurulu sallanan koltuğuna oturan Esra bütün gece boyunca Halit’ten duyduğu şeylere daldı.Halit iş ve kişisel ahlakına saygı duyduğu bir insan olduğundan ve bir çok yanından övgü ile bahsetmişti, ailesinin kaybını ve kalan tek kız kardeşine düşkünlüğünden de haberdardı, aslında pek de bilmiyorum dediği kadar değil onun hakkında bir hayli şey biliyor olmalıydı.Onunla ilgili güzel şeyleri bir başkasından duymak Esra’yı nedense pek mutlu etmişti.



............................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 205
Toplam yorum
: 496
Toplam mesaj
: 91
Ort. okunma sayısı
: 4430
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

86nın bir kış günü doğmuşum, belki de ondadır kışı çok sevişim .Hayatın gerçeklerini görüp nefret..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster