Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
403
 

Yenilenebilmek

Yenilenebilmek
 

Ben akşamları palmiyeler ile arkadaş olurum sahilde...
İki bira eşliğinde elbette…
Arkadaşlarımın temel özelliği nedir bana göre onu anlatayım bu gün size;
Palmiyelerin en tepesinde, sanki vazo içinde, en fazla on tane yeşil dalı vardır...
Çünkü dalları her yıl kesilir…
Kesilen dalları gövdeye eklenir ve onlar büyümüş olur…
Bunlar değil asıl anlatacağım merak etmeyin…
Kesilen dalların nasıl durduğunu anlatacağım;
Kesilen dallar, çapraz şekilde el ele gövdeyi sararlar...
Her kesilen dal, öteki kesilen dalla, el ele çapraz olacak şekilde gövdeyi yükseltirler…
Yaşanmışlıklarını kendine eklemek, büyümek işte bu derim…
Palmiyelerin bilgeliği bu derim... Büyüsü bu derim…
Kendisini de sürekli yeniliyor bir yandan, büyümenin gereği bu…
Yaşanmışlıklarını da koparıp atmıyor kendisinden...
Onları da gövdesine ekliyor...
Onları birbiriyle barıştırıyor...
En tepesine de, o an yaşayan her şeyini, gönencini, dalgalandırıyor bayrak niyetine…
Palmiye bilgeliği sayesinde hep yukarı doğru çıkıyor, içinde ikiye ayrılmıyor…
Hiç yaşanmışlıklarından utanmıyor...
Fakat hep yeniliyor kendini, yeni kalıyor...

İnsan nasıl yapacak bu işi işte onu bilmiyorum?
Hala öğrenemedim, arkadaşlarım bana anlatmadılar işin sırrını…
Fazlalıklarımı nasıl kesip atacağım yenilenme adına?
Hadi kestim attım, kalanları nasıl barıştıracağım öteki kestiklerimin kalanları ile?

Fakat arkadaşlarımdan bir şey öğrendim, sizlerle paylaşabilecek kadar da önemli:

Az şey değil dostlar, insan nerde hata yapıyor onu öğrendim;
İnsan yaşanmışlıklarından sadece kötü olanlarını (tecrübe diyerek) sarıyor gövdesine…
Onu acıtanda bu, sızlatanda bu…
En kötü örtü bu…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de çok zor öğrendim işin sırrını Sn. Kuyucak. Galiba bu yaşlarda öğreniliyor :)) bir lafım vardır benim, konuşurken ordan burdan tecrübelerden, hatalardan derim ki: "yaşanması gerekiyordu yaşadım"... Onu orda bırakıp yürüyüp gitmeyi de öğrendim sonunda... Böyle yapınca rahatlıyor insan, yük olmuyor . Olduğu gibi kabullenmek işin sırrı galiba... Selamlarımla.

ışık kaplan 
 11.11.2010 13:34
Cevap :
Teşekkür ederim katıldığın ve katkılarından dolayı... İşte sizinde dediğiniz gibi büyümek bu galiba...  11.11.2010 13:46
 

Sevgili Kuyucak, siz ne kadar güzel bir insansınız. Bir insan bir ağaca böyle güzel mi bakar, böyle çıkarımlar mı yapar. Ne yazsam az gelecek inanın. 10 katlı bir apartmanın yüksekliğine ulaşan o gövdeleri, öyle birbirlerine dolanıp sağlamlaştırmasa kesilen dallardann kalan parçalar, nasıl uzanırdı göklere palmiyeler? Kutluyorum sizi...Sevgilerimle...

Tülin Aksoy 
 08.11.2010 23:04
Cevap :
Tülin Hanım iyi akşamlar... Çok sağ olun... Bu güzellik sizin bakış açınız, sizin teşvik ediciliğiniz... Bu kadar övgüyü hak ettim mi ben şimdi? Alıştıracaksınız beni şımarmaya...  08.11.2010 23:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 939
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster